6. Hukuk Dairesi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/742
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/205 ARA KARAR
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/04/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ...Ltd. Şti., taşımacılık hizmeti veren bir şirket olup, davalı ...Ltd. Şti.'ne ve ... Ltd.Şti.'ne nakliye hizmeti sağladığını, müvekkili şirket ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişkiden kaynaklanan alacak kapsamında, davalıya ait borcun ödenmemesi nedeniyle faturalara dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını , davalının bu takibe haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, Davalının borçlu olduğu konusunda tereddüt olmadığını, borçluda borçlu olduğunu kendi beyanı ile kabul ettiğini, ancak, sırf müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek ve müvekkili oyalamak amacıyla kötü niyetle icra inkâr tazminatını da göze alarak icra takibine itiraz ettiğini, Davalıların bu takibe haksız itiraz etiklerini takibi durdurduklarını, davalının ödeme yapmaktan kaçındığı bu süreçte mal varlığını elinden çıkararak alacaklarını tahsil edememe riskini doğurduğunu, açıkladıkları nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, Davalının haksız itirazının daha önce itiraz edilmeyen ve yukarıda ayrıntılı şekilde belirtilen 5 adet fatura yönünden iptali ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyasında icra takibinin 5 adet fatura yönünden devamına karar verilmesine, Takibin devamına karar verilen miktar yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,- Bu mümkün görülmez ise terditli olarak alacağın tahsili için alacak davası olarak görülmesine, toplam 6 adet karşılığı 20500,00 Euro olan alacağın ihtar tarihi olan 16/10/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.4/a gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile verilmesine, davalının mal kaçırma ihtimalinin olması nedeniyle ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Talep, İİK 257 vd maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İİK'nun 257/1. maddesi uyarınca "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir." Bu hükme göre, bir para alacağının vadesi gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 257/2. maddesi uyarınca "vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa." Bu suretle ihtiyati haciz konulursa yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK'nun 258/1. maddesi uyarınca "....Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...." Bu hükme göre, alacaklı alacağın vadesi ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağın vadesi gelmemişse İİK'nun 257/2. maddesi hükmendeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla, sadece alacağın varlığı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğundan, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilen bir seçenektir. İİK'nun 257/2. maddesindeki hususlar ise bir vakıaya veya üçüncü kişilerle yapılan işlemlere dayandığından, bu konuda mahkemeye kanaat verilmesi için gerekli her türlü delilden yararlanmak mümkündür. Özellikle resmi makamlar tarafından düzenlenen ve bu konulardaki tespitleri içeren resmi belgelerin dikkate alınması olanaklıdır.Dosya kapsamına göre; mahkememizce henüz talebin dayanağını teşkil eden delillerin toplanmamış olduğu, takip konusu alacağın 5 adet faturaya dayalı olması, CMR belgeleri incelendiğinde davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, davacının, aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği davalıdan alacağının varlığını, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğunu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık kanaat getirici delil sunamadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu ARA KARARA karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını belirtmişse de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin delil değil, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, İİK m. 257 uyarınca, ihtiyati haciz için alacağın varlığına dair yaklaşık kanaat oluşturacak belgeler sunulmasının yeterli olacağını, Davacının alacağını ispat eden belgeleri, sevk irsaliyeleri, ticari defter kayıtları, e-faturalar, WhatsApp yazışmaları ve noter ihtarnameleri mahkemeye sunulduğunu, bunlar alacağın varlığını açıkça ortaya koyduğunu, Mahkemenin , alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, ihtiyati haciz için esasa dair kesin ispat gerekmediğini, mahkemeye yaklaşık kanaat verecek nitelikte belge sunulması yeterli olduğunu, (Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.) ( Bkz.EK-2) Yargıtay içtihatlarına göre, ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafın, alacağının varlığına dair kesin ispat sunmasının gerekmediğini yaklaşık ispat yeterli kabul edildiğini , davacının sunduğu e-faturalar, sevk irsaliyeleri ve WhatsApp yazışmaları, alacağın muaccel ve ödenmemiş olduğunu gösterdiğini, mahkeme, davacının alacaklı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiğini belirtmişse de, ihtiyati haciz talebinde detaylı delil incelemesi gerekmediğini TTK m. 21/2 gereğince, ticari defter kayıtları ve faturalar, aksi ispat edilene kadar kesin delil niteliğinde olduğunu Davalının , alacağın varlığını kabul ettiğini, ancak ödeme yapmadığını, davacı tarafından sunulan WhatsApp yazışmaları ve ticari kayıtlar, taraflar arasında taşıma işleminin gerçekleştiğini ve davalının ödeme yapmadığını açıkça ortaya koyduğunu, Mahkeme, alacağın yargılama gerektirdiğini belirterek talebi reddettiğini, ihtiyati haciz için kesin ispat gerekmediğini Borçlunun mal kaçırma ihtimalinin göz önünde bulundurulmadığını borçlunun sürekli ödeme vaadinde bulunup ödemeyi gerçekleştirmemesi, alacaklıdan kaçınması ve alacağını inkâr etmesi, kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, borçlunun finansal durumunun araştırılması ve mal kaçırma riskinin dikkate alınarak ihtiyati haciz verilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/02/2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, Davalılara ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, Mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonunda derdest dava: "...DAVA KONUSU : Davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın 5 adet fatura yönünden iptali ile takibin devamına,
İcra takibine devam edilmesine karar verilen miktar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Bu mümkün görülmezse, alacağın tahsili için davanın terditli şekilde alacak davası olarak görülmesine, Davalının mal kaçırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesi....SONUÇ VE TALEP : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla,Davalının haksız itirazının daha önce itiraz edilmeyen ve yukarıda ayrıntılı şekilde belirtilen 5 adet fatura yönünden iptali ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyasında icra takibinin 5S adet fatura yönünden devamına karar verilmesine,Takibin devamına karar verilen miktar yönünden 20 oranında icra inkar tazminatınahükmedilmesine, - Bu mümkün görülmez ise terditli olarak alacağın tahsili için alacak davası olarak görülmesine,toplam 6 adet karşılığı 20500,00 Euro olan alacağın ihtar tarihi olan 16/10/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.4/a gereğince devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile verilmesine,
Davalı şirketin mal kaçırma ihtimali göz önünde bulundurularak öncelikle teminatsız olarak sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine,. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,Karar verilmesi" talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesiyle dava ve takip konusu para alacağı yönünden ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz istemiştir. Mahkeme 12/02/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla : " ...GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep, İİK 257 vd maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İİK'nun 257/1. maddesi uyarınca "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir." Bu hükme göre, bir para alacağının vadesi gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nun 257/2. maddesi uyarınca "vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa." Bu suretle ihtiyati haciz konulursa yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nun 258/1. maddesi uyarınca "....Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...." Bu hükme göre, alacaklı alacağın vadesi ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağın vadesi gelmemişse İİK'nun 257/2. maddesi hükmendeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla, sadece alacağın varlığı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli veya tek şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğundan, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilen bir seçenektir.
İİK'nun 257/2. maddesindeki hususlar ise bir vakıaya veya üçüncü kişilerle yapılan işlemlere dayandığından, bu konuda mahkemeye kanaat verilmesi için gerekli her türlü delilden yararlanmak mümkündür. Özellikle resmi makamlar tarafından düzenlenen ve bu konulardaki tespitleri içeren resmi belgelerin dikkate alınması olanaklıdır.
Dosya kapsamına göre; mahkememizce henüz talebin dayanağını teşkil eden delillerin toplanmamış olduğu, takip konusu alacağın 5 adet faturaya dayalı olması, CMR belgeleri incelendiğinde davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, davacının, aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği davalıdan alacağının varlığını, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğunu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık kanaat getirici delil sunamadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, yapılan masrafların talep eden üzerinde bırakılmasına,
3.Karardan bir suretin taraf vekillerine tebliğine," karar vermiştir.
Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından istinaf sebepleri esastan incelenmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler,dayanak olarak sunulan Whatsapp yazışmaları fotokopileri ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulan Whatsapp yazışmalarına ilişkin fotokopilerin gerek konuşmaların içeriği yönünden gerekse yazışmaya ilişkin GSM numaralarının taraflara ait olup olmadığına dair hususların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre yeterli delillerle ve yaklaşık olarak ispat edilememiş olması ayrıca davaya konu ilamsız icra takibine dayanak belgelerin davacı tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen faturalara ilişkin olması, faturanın da tek başına ihtiyati haciz talebine konu, davaya ve ilamsız icra takibine ilişkin para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK 257. Vd maddesi gereğince alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmemesi, bu nedenlerle de İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair yasal ve yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedenleriyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/105 Esas sayılı, 12/02/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin,
HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 16/04/2025