Esas No
E. 2025/496
Karar No
K. 2025/560
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2025/496

KARAR NO: 2025/560

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:17/12/2024

NUMARASI:2018/910 E. - 2024/906 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ... A.Ş., ... Fatih İstanbul adresinde ticaret ile iştigal etmekte olduğunu, 13.05.2018 tarihinde işyerine hırsız girdiğini, şirket yetkilisi ... 14.05.2018 tarihinde sabah saat 07.00 civarında işyerine geldiğinde işyeri kepenk kilitlerinin kırık olduğunu gördüğünü, derhal polise haber verdiğini, yapılan kontrollerde kasanın kilidinin kırılarak açıldığını, kasanın içinde 600 TL, 80 ABD Doları, 100 Euro para, 1 adet ...marka laptop, 1 adet ... marka laptop, 1 adet ... marka kol saati, 1 adet Imei numarası bilinmeyen içinde hat bulunmayan kullanılmamış ... marka cep telefonu ile Muhtelif bankalardan alınan çek karnelerinden 79 adet boş çekin çalınmış olduğunu gördüğünü ileri sürerek; 30/09/2018 keşide tarihli 32.000 TL bedelli çek ile 30/09/2018 keşide tarihli 22.100 TL bedelli çeklerde keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla, her iki çek yönünden davalılara borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı .. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ... A.Ş.'nin diğer davalılardan ... Yapı- ...ve diğer davalarından ...Şti. ile ticari ilişkisi bulunduğunu, davalı..., davacı şirket .... A.Ş. tarafından tanzim edilmiş ... Bankasına ait ... çek numaralı 30/09/2018 keşide tarihli İstanbul keşide yeri 22.100 TL bedelli çeki davalı müvekkili şirketten mal/eşya almak üzere davalı müvekkili şirkete getirdiğini, davalı müvekkili, anılan çeki diğer davalı .... ŞTİ'ye ciro ettiğini, sonrasında, davalı davalı ... Şti çeki tahsil için bankaya gittiğinde çekin çalıntı olduğunu öğrendiğini ve çeke el konulduğunu, davalı Müvekkili şirket davalı ... aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, bununla birlikte, davalı müvekkili şirketin, çeki aldığı tarihte çekin çalınmış olduğunu bilme imkanı olmadığını,davacının davalı müvekkili şirket ile hiç bir ilgisi olmayan 30.09.2018 keşide tarihli 32.000 TL bedelli çek ile davalı müvekkili ile ilgili 30/09/2018 tarihli 22.100 TL bedelli çekin bir arada açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, öncelikle yetki itirazının kabulü ve davanın usulden reddi, esasa ilişkin beyanlarının kabulü ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep itmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının; sadece çeklerinin çalındığı iddiasında bulunması yetmemekle birlikte; çeklerin çalındığını ispat etmesi ayrıca ve ayrıca taraflarının kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu da ispatlamasının zaruri olduğunu, aksi halde; kıymetli evraka ilişkin hakkın senede sıkı sıkıya bağlı olduğu ilkesi yok sayılmış olacağını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI;İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 tarihli 2018/910 E- 2024/906 K sayılı kararıyla; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; -... Bankası ... Şubesi ... No'lu hesaba ait ... numaralı 30.09.2018 tarihli 32.000 TL bedelli çek nedeni ile açılan menfi tespit davasının FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, -... Bankası.../İSTANBUL şubesinin, ... çek nolu, 30/09/2018 keşide tarihli, 22.100 TL. bedelli çek yönünden açılan davanın KABULÜ ile ; davacının davalılar ....Ltd.Şti, ..., ....ŞTİ, ....A.Ş ye borçlu olmadığının tespitine, -Dava konusu 22.100 TL bedelin %20'sine isabet eden kötüniyet tazminatının davalı ...Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF:Mahkeme kararına karşı davalılardan .... A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, davalı..., davacı şirket .... A.Ş. tarafından tanzim edilmiş ... Bankasına ait ... çek numaralı 30/09/2018 keşide tarihli İstanbul keşide yeri 22.100 TL bedelli çeki davalı müvekkili şirketten mal/eşya almak üzere davalı müvekkili şirkete getirdiğini, çekin diğer davalı ... İnşaat şirketine ciro edildiğini, bankaya ibrazında el konulduğunu, çek bedelini ... İnşaat'a ödediğini, çeke dayalı olarak davalı ... aleyhine takip başlattığını, çekin alındığı tarihte çalıntı olduğunu bilme imkanı olmadığını, mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır, ilk derece mahkemesince davaya konu 30.09.2018 tarihli 32.000 TL bedelli çek nedeni ile açılan menfi tespit davasının feragat nedeniyle reddine,... Bankası ... şubesinin, ... çek nolu, 30/09/2018 keşide tarihli, 22.100 TL. bedelli çek yönünden açılan davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılardan ... A.Ş. Tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 28.250,00 TL olduğundan, istinaf başvurusunda bulunulan dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktarın 22.100 TL olması nedeniyle 17/12/2024 tarihli mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 341/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... A.Ş vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA, 5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog