Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/355
Karar No
K. 2024/355
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/355 Esas - 2024/803

T.C.

ANKARA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/355 Esas
KARAR NO: 2024/803
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: .....
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 23/05/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2024
KR.YZL.TARİHİ: 24/01/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun, personel çalıştırılmasına dair hizmet alımlarına dair ... ile Bağlı İşyerlerine Ait İşçilik Hizmeti Alımı işi kapsamında yüklenici firmalar ile hizmet alım sözleşmesi akdederek hizmet alım işlemini gerçekleştirmekte olduğunu, davalı alt işveren firmada çalışmış olan ...’in emeklilik nedeniyle işten ayrılmasından dolayı kıdem tazminatı ödemesini hak etmesi nedeniyle anılan işçinin kıdem tazminatı hesaplaması yapılarak dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olup ödemenin müvekkili kuruluş tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili kuruluşun davalı alt işveren firmalara yapılan kıdem tazminatı ödemesinin geri ödenmesi hususunda yazılı olarak bildirimde bulunmuş olmasına karşın müvekkiline geri ödeme yapılmaması nedeniyle işbu dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiklerini, dava dışı işçinin müvekkili kuruluşta alt işveren firma altında toplam çalışma süreleri karşılığı hesaplanarak ödenen 31.128,78 TL'nin rızaen tahsiline yönelik; sözleşme dönemleri ile sınırlı olmak üzere, işçinin çalışmış olduğu hizmet süreleri dikkate alınarak hesaplanan tutarın 7 gün içerisinde müvekkili kuruluş hesabına yatırılması gerektiğine dair davalı firmaya bildirimde bulunulduğunu, ancak davalı firma tarafından ödemenin gerçekleştirilmediğini, bu kapsamda ise dava dışı işçinin çalışanı olduğu davalı firmadan rızaen ya da teminattan kesinti yoluyla tahsili gerçekleştirilemeyen; 01.03.2019-31.12.2020 tarihleri arasında 1 yıl 7 ay 23 güne tekabül eden 31.128,78 TL tutarında ödenmemiş alacak bulunduğunu, davalı alt işveren firmada çalışan işçilerin her türlü işçilik alacaklarından alt işveren firmanın sorumlu olduğunu, davalı firmalara karşı yasal süresi içinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle müvekkili kuruluşun 31.128,78 TL tutarındaki alacağının ödeme tarihi olan 25.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı firmadan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

GEREKÇE

Dava, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; dava dışı işçi ...'e emeklilik sebebiyle yapılan işçilik alacağının taşeron davalıdan rücu isteminin yerinde olup olmadığı, ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır. .....'nün yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.

13/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasında yer alan dilekçeler, dava dışı işçinin hizmet dökümü, Hizmet Alım Sözleşmeleri ve diğer ilgili tüm dokümanların incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda, davacının, kıdem tazminatını davalı işverenin kendi dönemleriyle sınırlı olacak şekilde sorumluluk oranında nihai taktir Mahkemeye ait olmak üzere rücu edebileceği tutarların; ... Şirketi'nden 31.203,90 TL'yi rücuen talep edilebileceği rapor edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.

Yapılan açıklamalar doğrultusunda 13/11/2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; dava dışı işçinin davalı nezdindeki çalışma süreleri nazara alınarak;Açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine,31.203,90-TL 'nin 25/07/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,

2.31.203,90-TL 'nin 25/07/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı 2.131,53-TL olduğundan, peşin alınan 531,61-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.599,92-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5.Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yatırılan 1.020,01‬-TL harç toplamı ile 3.897‬,00-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.917,01‬‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2024 Katip ..... Hakim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog