9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/22727 E. , 2025/137 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Her ne kadar Tebliğnamenin başlık kısmında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yer verilip suça sürüklenen çocuk hakkında bu suçtan verilen karara da uygulama kısmında değinilmiş ise de; bu kararla ilgili temyiz yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun, 2009-2010 yıllarında, evdeyken katılan mağdurenin arkasından gelip sarıldığı, ellerini onun göbeği üstünde birleştirdiği, bilgisayarda ders çalıştığı sıralarda yanına gelip birden çok kez kalçalarına dokunduğu, yine katılan mağdurenin on iki yaşında olduğu tarihte, Ağustos ayı içerisinde, kalçasına dokunduğu, kalçasını avuçladığı, takip edip evdeyken boynundan ve dudağından öptüğü kabul edilerek, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle hiçbir aşamada pişmanlık göstermeyen suça sürüklenen çocuk hakkında indirim uygulanmasının hatalı olup üst sınırdan cezalandırılması talebine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle çocuğun cinsel istismarı suçundan alt sınırdan ve takdiri indirim uygulanarak verilen cezanın hatalı olduğuna, üst sınırdan cezalandırma talebine ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle mahkumiyete yeter delil olamadan ve masumiyet karinesine aykırı olarak karar verildiğine, husumet iddiasına, beyanların çelişkili olduğuna, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre de ruh sağlığındaki bozulma arasında illiyet bağının kurulamayacağına, mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye karşı eylemlerini 2009-2010-2012 yıllarında gerçekleştirdiğinin kabul edilip suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanması karşısında, hangi tarihlerde hangi eylemlerin gerçekleştiğinin net olarak tespit edildikten sonra suça sürüklenen çocuğun on beş yaşından büyük olduğu dönemde birden fazla eyleminin varlığı kabul edilmediği takdirde, on iki- on beş yaş aralığında gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçuyla ilgili olarak fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.