Esas No
E. 2023/20343
Karar No
K. 2025/2864
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Ceza Dairesi

E. 2023/20343 K. 2025/2864 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20343, K. 2025/2864, T. 24.02.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20343
Karar No
2025/2864
Karar Tarihi
24.02.2025
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Ceza Dairesi         2023/20343 E.  ,  2025/2864 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI: 2023/2230 D.İş

KABAHATLİ : Miran Sak Lojistik Nakliyat Petrol Ürünleri Otomotiv Gıda İth.İ İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet

Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 18.595,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Mersin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.04.2023 tarihli ve 2023/1997 D.İş sayılı kararı ile başvurunun süre yönünden reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Mersin 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/2230 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121369 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121369 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında,

Öncelikle kabahatlinin bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan kabahatlinin Ticaret Sicil Gazetesinde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, adreste olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği cihetle, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2022 tarihli idari yaptırım kararının anılan şirketin "...Mersin" adresine 05/12/2022 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, 19/06/2020 tarihli ve 10101 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yer aldığı üzere 17/06/2020 tarihinde şirket adresinin "...Mersin" olarak tescil edildiğinin ilan edildiği, "...Mersin" adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, idari yaptırım kararına karşı yapılan itirazın süresinde olduğu kabul edilerek esastan incelenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Mersin 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 11.04.2023 tarihli ve 2023/2230 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog