14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/03/2021
NUMARASI: 2020/368 E. - 2021/220 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bankacılık işleminden kaynaklı)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22.02.2020 düzenleme tarihli keşidecisi ...olan ...Bankası A.Ş'ye ait ... nolu ve 8.315,295 TL bedelli çeki ciro ile aldığını, müvekkilinin bu çeki 11.11.2019 tarihli çek teslim tutanağı ile davalı bankanın ... Şubesine tahsil için teslim ettiğini, ancak bankada zayi edilen çekin tahsil edilemediğini, 12.03.2020 tarihli ihtarname ile çekin ödemesinin istendiğini, banka personeli hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bankanın kaybolan çek hakkında zayi davası açmadığı gibi başka herhangi bir işlem de yapmadığını, güven kurumu olan bankanın en küçük kusurundan sorumlu olduğunu, bankanın haksız fiil hükümlerine göre davacının mal varlığında meydana gelen azalmadan sorumlu olduğunu ileri sürerek, çek bedeli olan 8.315,295 TL ve ihtarname masrafı olan 961,08 TL olmak üzere toplam 9.276,375 TL'nin tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu çekin, tahsiliçin müvekkili bankaya verilmesi nedeniyle müvekkilinin vekil hamil olduğunu, zayi sonrası vekil hamil sıfatı ile iptal davası açıldığını, çek iptal davası açıldığının davacı şirkete yazılı olarak bildirdiğini, davalı bankadan çek bedelini talep edebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davanın zamansız açıldığını, bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle, hamilin çek bedelini tahsil edememiş olması gerektiğini, yerleşik içtihatlara göre davacının önce tüm cirantalara karşı takip yollarını tüketip çek bedelini tahsil edememesi ve bunun davalı bankanın çeki zayi etmesinden kaynaklandığını ispatlaması gerektiğini, kambiyo borçlularına karşı icra işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve sonuçsuz kalması durumunda dahi, açılan davanın zamansız olduğunu, bankanın sorumluluğu için kambiyo senedinin kaybı nedeniyle tahsil edilmemesi gerektiğini, çekin kaybolmaması halinde tahsil edilebileceğinin kanıtlanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında, davacının hamili bulunduğu 8.315,29-TL bedelli çekin tahsil için davalıya verildiği ve kaybolduğu konusunda ihtilaf bulunmamakta olup, uyuşmazlık, davacının çek bedelini tahsil edememesi nedeniyle doğan zararından davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı Banka'nın çekin kaybedilmesi nedeniyle sorumlu olması için, hamilin mal varlığı olduğu halde gerek çek borçlusu ve gerekse diğer müracaat borçlularından alacağını tahsil edememesi gerekmektedir. ... Bankasının 05/03/2021 tarihli cevabi yazısında; çekin keşide tarihi olan 22/02/2020 tarihi itibariyle ...'e ait çek hesabı bakiyesinde herhangi bir mevduatın bulunmadığı bildirilmiş olup davacı tarafça öncelikle çek borçlularına başvurulması gerektiği..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Bankanın tahsil için kendisine teslim edilen çekin zayi olması halinde haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunu, bankanın haksız fiili nedeniyle çek borçlularına başvurma imkanı kalmadığını, karşılıksız çek keşide etme nedeniyle ceza davası açılamayacağını, çekin kaybı ile birlikte çek aslı veya iptal kararı bulunmadığından borçlunun ödemeden kaçındığını, gerekçenin aksine hesapta çekin karşılığı bulunmasa bile icra takibine başvurma ve karşılıksız çek nedeniyle şikayet imkanı bulunduğunu, bankanın iptal kararı alması halinde bu iptal kararı ile çek borçlularına müracaat etme imkanı oluşacağını, bankanın sorumluluğunun yerine getirmemesi halinde hesapta para olup olmadığına bakılmaksızın bankanın sorumlu olduğunu, Bankanın çeki kaybetmesine rağmen zayi nedeniyle iptal davası açmadığını, banka tarafından gönderilen bildirimde sadece tahsil işleminde çekin kaybolduğu ve bulunamadığının bildirildiğini, iptal davası ile ilgili bildirim yapılmadığını, iptal davasının ancak meşru hamil tarafından açılabileceğini, çek iptali davası açılmadığından müvekkilinin keşideciye başvurma hakkının kalmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.