Esas No
E. 2021/28
Karar No
K. 2021/179
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO: ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/09/2024

NUMARASI : ... Esas - ... Karar

DAVACI: ......
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av....
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ: 15/04/2025

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili yüklenici şirket ile davalı borçlunun tabi olduğu site yöneticiliği ve kat malikleri arasında, davalı borçlununda kat maliki olduğu Konya İli, Güneysınır İlçesi, ...... Mahallesi ... ada...parsel de kain inşaatın yarım kalmış taşınmazın eksik işlerinin tamamlanması amacıyla yapım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği sorumluluklarını yerine getirdiğini ve belediye ekiplerinin yaptığı kontroller sonrası ise yapı kullanım izninin düzenlendiğini ancak aralarında davalı şirketin de bulunduğu bir kısım kat irtifa hak sahiplerinin ödemeleri gerçekleştirmediklerini ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini belirterek 28.864,00 TL ücretin davalıdan alınarak hak ediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında eser sözleşmesi kurulmadığından ve yönetim kurulunun temsil yetkisi bulunmadığından müvekkilinin eser sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın hali hazırda maliki olmadığını, yeni malik tarafından tüm borçların yönetime ödendiğini, davacının sözleşmesel muhatabının müvekkili olmadığını, KMK ve işletme projesine uygun olarak yönetim seçilmediği için müvekkilini doğrudan veya dolaylı temsil edemeyeceğini savunarak davanın pasif husumet nedeniyle reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak davasıdır.

Konya Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 03/03/2024 tarihinde dosyada, Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle karar verildiği, karar sonrası davalı vekilince karar istinaf ederek görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Konya BAM ...Hukuk Dairesinin 08/01/2024 tarihli kararında davacının istinaf talebi esastan reddedilmiş ve dosya 28/12/2023 tarihinde kesinleştirilerek 19/03/2024 tarihinde Mahkememize tevzi edilmiştir. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Güneysınır Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Güneysınır ilçesi ...... Mahallesinde 324 ada, 9 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı dosya içerisine alınmıştır.

Yargıtay HGK’nun 14.04.2022 gün ve 2019/(13)3-452 E. 2022/540 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "Sıfat, ileri sürülme zamanı kanun ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur"

Güneysınır Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevabı incelendiğinde; Güneysınır ilçesi ...... Mahallesinde 324 ada, ... parsel... nolu bağımsız bölümün, dava tarihinden önce 21/07/2022 tarihinde ......'ye devredildiği, dava konusu taşınmazın malikinin dava tarihi itibariyle davalı ...... San. Ve Tic. A.Ş. olmadığı anlaşılmıştır. Taşınmaza ait aktif ve pasifler dava dışı ...... üzerinde bulunduğundan, davalı tarafın açılan davada pasif husumeti bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacının davasının pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, öncelikle husumet hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden davalı tarafın zamanaşımı defi değerlendirilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; site yöneticisinin, yasadan ve yönetim planından kaynaklanan yetkisine dayanarak üçüncü kişilerle borç ve alacak ilişkisi doğuracak sözleşmeler yapabileceğini, yöneticinin, kat maliklerinin vekili olduğundan bu tür sözleşmelerin onların adına ve hesabına hukuki sonuç doğuracağını, ( Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2021 tarih, 2021/28 Esas ve 2021/179 Karar sayılı ilamı) kat malikleri ile müvekkili şirket arasında bir yapım sözleşmesinin mevcut olup davalı tarafın sözleşmenin işvereni konumunda olduğunu, yöneticinin yöneticilik görevinin gereği olarak onunla sözleşme yapanların gerek yöneticiye gerekse kat maliklerine karşı dava açabileceğini, ( Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/09/2018 tarih, 2017/423 Esas ve 2018/1364 Karar sayılı ilamı) sözleşme tarihinde, inşaatın tamamlanma ve maliklere teslim tarihinde davalının taşınmazın maliki konumunda olduğunu, yani davalının sözleşmenin tarafı olup müvekkilinin inşaatı tamamlaması sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Davalının hukuki sorumluluğunun belirlenmesi için öncelikle husumet kavramının incelenmesi gerekir. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def’i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re’sen nazara alınmasıdır.

Öte yandan borcun üstlenilmesi 6098 sayılı TBK'nın 195. maddesinde; " Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur." şeklinde düzenlenmiş olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun '' Dış üstlenme sözleşmesinde öneri ve kabul '' başlıklı 196. Maddesi "Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur. İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır. '' hükümlerini içermektedir.

Somut olayda davacı yüklenici ile dava dışı site yönetimi arasında yapılan eser sözleşmesinde davalı şirketin kat maliklerinden birisi olduğu, bu bağlamda sözleşme tarihi itibariyle davalı şirketin borçlu sıfatını haiz olduğu, davalı şirketin dava konusu sözleşmenin yapıldığı sitedeki bağımsız bölümü devretmesi nedeniyle borçlunun yeni malik olduğu savunmasının borcun üstlenilmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, yukarıda açıklanan maddeler uyarınca borcun üstlenilmesinde, alacaklının alacağını borçlu dışında üçüncü bir kişiden isteyebilmesi için alacaklı ile borçlu arasında bu hususta bir sözleşme yapılması ve en azında üçüncü kişinin borcu üstlendiğini, borcu ödeyeceğini alacaklıya karşı taahhüt etmesi ve bu taahhüdü ile bağlı olması gerektiğinden, bağımsız bölümü devralan yeni malikin borcu üstlendiğini alacaklıya bildirmemiş ise borçtan yeni malikin sorumlu olmayacağı, eldeki davada davacı alacaklıya borcun üstlenildiğinin bildirildiği iddia edilmediğine göre husumetin davalıya tevcih edilmesi gerektiği gözetilerek taraf delilleri değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar evrilmesi hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/09/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/03/2025 ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog