7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2024/2736 E. , 2025/1218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2011/686 Esas ve 2011/925 Karar sayılı kesinleşen mahkeme ilamı ile boşandıkları halde kayden maliki bulunduğu çekişmeye konu Aksaray ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan kat mülkiyeti kurulu 2077 ada 15 parseldeki 2 numaralı konut vasfındaki bağımsız bölümü ikâmet etmek suretiyle kullanmaya devam ettiğini, kullanım bedeli ödemediğini, sözlü uyarılardan sonuç alamadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve haksız kullanımdan kaynaklı zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında mal rejiminin tasfiyesi konusunda dava açtığını, Aksaray 1. Aile Mahkemesinin 2018/19 Esas sayılı dava dosyasının henüz derdest olduğunu, davanın lehine sonuçlanması halinde eldeki davanın görülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş ve davaya konu taşınmazın kendisine özgülenmesi istemine ilişkin Aksaray 1. Aile Mahkemesinin 2018/19 Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı yanın dava tarihi itibariyle el atmasının mahkeme kararına dayandığı ve aile mahkemesinin vermiş olduğu tedbir kararlarının denetiminin yapılamayacağı anlaşıldığından el atmanın haksız olarak nitelendirilemeyeceği, yine davalının haksız ve kötü niyetli bir işgali olduğu aynı sebeple söylenemeyeceğinden davacı yanın ecrimisil talebinde de bulunamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu taşınmazda davacının kayden malik olduğu, tarafların boşanma ilamı öncesinde çekişme konusu taşınmazı aile konutu olarak kullandığı, boşanma ilamının 23/01/2013 tarihinde kesinleşmesine rağmen davalının halen ikamet etmeye devam ettiği, boşanma ilamının kesinleşme tarihinden sonra taşınmazda fuzuli şagil konumuna düştüğü, taşınmazın sicil kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı gibi boşanma ilamının kesinleşmesi ile birlikte aile konutu şerhinin dahi hukuki niteliğini kaybedeceği, her ne kadar boşanma ilamının kesinleşmesinden sonra açılan mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava derdest ise de gerek mal rejiminin tasfiyesi, gerekse katılım alacağına dair davaların ilgilisine ayni hak kazandırmadığı, bu tür davaların alacak hakkına bir başka deyişle kişisel hakka dayandığı, TMK'nin 169. maddesi kapsamında barınmaya yönelik verilen tedbir kararlarının mülkiyet hakkının kullanılmasının önüne geçemeyeceği açıktır. Öyle ise davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, boşanma ilamının kesinleşmesiyle birlikte taşınmazda fuzuli şagil olduğu gözetilerek elatmanın önlenmesine, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre için ecrimisilden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. " gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazın Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce dava dışı kişiye devredildiğini, dava knusu taşınmazın Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2012/22 Esas sayılı dosyasında davalıya tahsis edildiğini, davacının davalıyı ecrimisil için temerrüde düşürmediğini, ihtarnamede yalnızca tahliye talep edildiğini, davalının kötü niyetli olmadığını, faize dava tarihi ve ıslah tarihi göz önünde bulundurularak hükmedilmesi gerektiğini, ıslah tarihinde ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını, harcın keşif tarihi itibariyle belirlenen değer üzerinden tamamlanması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Kanun'un 125/2. maddesi uyarınca; "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." Somut uyuşmazlıkta; tapu kayıt maliki davacının dava konusu taşınmazı 14.02.2023 tarihinde dava dışı üçüncü kişi Abti Kalın'a devrettiği, davacının dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkının kalmadığı anlaşılmaktadır..
3.Bu aşamada; mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin güncel tapu kaydı getirtilerek, 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesi hükmü uyarınca davacının taşınmazı devrettiği kişi veya kişiler saptanmalı, payı devralan üçüncü kişinin devreden davacının yerine geçerek davaya devam edebileceği hususu göz önüne alınarak taraf teşkili sağlanmak ve denetlenmek suretiyle davaya devam edilerek bir karar verilmesi gereklidir. O halde; taşınmazın güncel tapu kaydının getirtilip, devir işleminin değerlendirilmesi ve bu yönde yeni malikin davaya dahil edilerek bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
4.Sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. Okundu: H.Dağlı - M.Tercan