Esas No
E. 2022/2076
Karar No
K. 2025/603
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2076 Esas

KARAR NO: 2025/603 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI: 2020/219 Esas -2021/756 Karar

TARİHİ: 01/10/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 17/04/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirket ile 3,5 yıl boyunca çalıştığını, servis işi yaptığını, yapılan ödemelerin her zaman ... bankası üzerinden yapıldığını, en son olarak 30/06/2019 tarihli ... seri numaralı ... sıra numaralı 3.188,25TL bedelli ve 31/07/2019 tarihli A seri numaralı ... sıra numaralı 4.142,00TL bedelli, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmediğini, davacının taşıma faaliyetini yerine getirdiğini, faturaları keserek davalı şirkete sunduğu ancak ödemelerini alamadığını, davacının söz konusu iki faturayı icra takibine koyduğunu, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, tarafların arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamadığını, tüm bu nedenlerle İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... E sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/10/2021 tarih ve 2020/219 Esas - 2021/756 Karar sayılı kararında; "....Davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı tarafça ödenmediği iddia edilen faturalara yönelik tahsilatlarının yapıldığına ilişkin muhasebe kayıtlarının bulunduğu her ne kadar bu kayıtların sehven işlendiği yönünde beyanı bulunsa da, davacının vergi kayıtları itibariyle birinci sınıf tacir olduğu ve basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu dikkate alınarak tahsilat kayıtlarının sehven işlendiği yönündeki beyanlarına itibar edilmemiştir.

Davacı tarafın, davaya konu alacağını ticari defterleri uyarınca ispat edemediği görülmekle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. ..."gerekçesi ile, ''DAVANIN REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı firma ile yıllardır çalışan ve servis taşımacılığını yapan biri olduğunu, alacaklı olduğu faturalarına yönelik icra takibi yaptığını ve davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, akabinde itirazın iptali davası açıldığını, ancak müvekkilin muhasebesinin sehven iş bu faturaların tahsil edildiğine dair işlem yaptığından bahisle, muhasebe hatası nedeni ile davanın reddine karar verildiğini, işbu dosyanın istinaf edildiğini ve istinafen incelenerek bozulmasını talep ettiklerini, davalının müvekkile ödeme yapmış ise bu hususta ödeme yaptığına dair dekont ve evrakları sunmasını ve bu hususu belgelemesini talep ettiklerini, sadece muhasebesel hata nedeni ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının bu ödemeyi yaptığına dair bir dekont ve belge sunmasını ve bu şekilde mahkemenin bir değerlendirme yapmasını, iş bu nedenlerle dosyanın bozulmasını ve davalıdan ödeme belgesi sunması için karşı tarafa tebligat yollanmasını talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı 2 adet fatur alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı taraf; Davalı şirket ile 3,5 yıl boyunca çalıştığını, servis işi yaptığını, yapılan ödemelerin her zaman ... bankası üzerinden yapıldığını, en son olarak 30/06/2019 tarihli A seri numaralı ... sıra numaralı 3.188,25TL bedelli ve 31/07/2019 tarihli A seri numaralı ... numaralı 4.142,00TL bedelli, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını fakat davalının kötü niyetle borca itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmüş ve münkir sayılmıştır. Mahkemece, mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafa ait BA formu ile mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafa ait BS formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtildiği, taraf ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmediği, mali müşavir bilirkişi, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemek suretiyle rapor ibraz ettiği, alınan rapor doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı tarafça icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde borca itiraz ettiği, yargılama aşamasında davaya cevap verilmeyerek münkir sayıldığı ve davacı iddiaları davalı tarafça kabul edilmediğinden, dava ve icra takibine konu fatura içeriği hizmetin davalı tarafa verildiği ve davalıdan alacaklı olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. İcra takibine ve davaya konu 30/06/2019 tarihli 3.188,25TL bedelli ve 31/07/2019 tarihli 4.142,00TL bedelli faturaların davacı tarafından mal ve hizmet satımına ilişkin BS formu ile ve davalı tarafından ise mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu ile ilgili vergi dairesi müdürlüklüklerine bildirmediklerinin anlaşıldığı, dava dilekçesine suretleri eklenen ve bilirkişi raporunda da gösterilen dava konusu faturalar incelendiğinde; faturaların kapalı fatura olduğu (imzanın faturanın ortasında- altında olduğu) 'nun tespit edildiği, kapalı fatura kural olarak ödemeye karine teşkil eder, kaşenin bulunup bulunmaması ise kapalılık özelliğini etkilemez (Yargıtay 19.HD 01/10/2019 tarih 2018/1961 E.2019/4580 K. sayılı, 13/11/2018 tarih 2017/5197 E., 2018/5724 K. sayılı emsal kararları). Bu durumda kapalı faturalara konu hizmetin davalıya verildiği ve davalı tarafçada ödemesinin yapıldığına karine teşkil ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da; İcra takibine konu, toplam tutarları 7.330,25 TL (dava esas değeri) olan iki faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde muhasebe kayıtlarının girildiği fakat her iki faturanın tahsilatlarının yapıldığına ilişkin muhasebe kayıtlarının da olduğu, 75 yevmiye madde no'lu yıl sonu kapanış fişinde, davalı şirketle ilgili herhangi bir alacağın 2020 yılına devrinin olmadığı, davacı yetkilisi ve davacının muhasebe yetkililerince, dava konusu faturalara yönelik tahsilatların yapıldığına ilişkin muhasebe fişlerinin sehven işlendiği, aslında bu tahsilatların hiç gerçekleşmediği, davacının halen davalıdan 7.330,25 TL alacaklı olduğunun beyan edildiğini ancak davacının alacak iddiasıyla, davacının kendi ticari defterlerinin uyumlu olmadığından ticari defterler yönünden davacının, alacak iddiasında haklı olmadığı belirtilmiştir. 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, bu durumda ispat külfeti davacı taraftadır.

Davacı tarafça tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanılmış olup, davacı tarafından münhasıran davalının ticari defterlerine delil olarak dayanılmamış olduğuna göre, davalının ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmemesinin davacı lehine sonuç doğurmayacağı, tüm bu değerlendirmeler ışığında, davacı tarafın defter kayıtlarının aksine dava konusu 2 adet fatura bedelinin ödenmediğini ispat edemediği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece, davanın reddine yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog