Esas No
E. 2024/2366
Karar No
K. 2025/698
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2024/2366 E.  ,  2025/698 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2557 E., 2024/527 K.
DAVA TARİHİ: 04.09.2018

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/292 E., 2021/47 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 456 parsel sayılı taşınmazda paydaş iken payını davacıya 2017 yılı Temmuz ayında sattığını ancak davacının itirazlarına rağmen taşınmazda davacıya ait evlerden birinde oturmaya devam ettiğini belirterek davacının payına isabet eden taşınmazdaki binaya oturmak suretiyle vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; tarafların ticari ortaklığı ve dostluğunun yıllar öncesine dayandığını, taşınmazın vasfı gereği bölünememesi sebebiyle 29.07.2005 tarihinde davalı ... adına tescil edildiğini ve güvene dayalı olarak huzurdaki davanın ikame edilene dek müştereken kullanıldığını, taşınmazı üzerinde bulunan bitişik nizam iki villanın, 456 No.lu parsel taşınmazın satın alındığı 2005 yılından bu yana davacı ve davalı tarafından birlikte inşa edilmiş ve kullanılmış olduğunu, 2017 Temmuz ayı itibariyle tarafların arasında güvensizlik olmaması; bunca senenin ortaklığı ve dostluğunun bozulmaması için taşınmazın hissesinin ... adına devredildiğini ancak gerçek anlamda bir satış olmadığını ve bir bedel alınmadığını, taşınmazın dava tarihine kadar iki ayrı ev olarak kullanıldığını ve dava açılması ile davalının kandırılmış olduğunu anladığını belirterek davacının açtığı davanın reddi ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden mülkiyet hakkına itibar edilerek elatmanın önlenmesi davasının kabulüne ve karşı dava yönünden ise karşı davacının karşı davada ileri sürdüğü mülkiyet iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mülkiyetten kaynaklanan üstün hakkına dayalı olarak asıl davanın kabulüne davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, karşı davada hile iddiasına dayanılmış ise de tapuda resmi belge niteliğinde olan akitte bedelin alındığı ibaresi karşısında dinlenen tanık beyanları ile hile unsurunun ispat edilemediği zira basit bir yalanın hile olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından karşı tapu iptal ve tescil davasının reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karşı dava yönünden ise davalı-karşı davacı vekilinin ve davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a)Tapuda devir işlemi yapılmadan önce sadece görünüş bakımından devir işlemi yapılacağı kanısının oluşturulmasına karşın hile yoluna başvurularak taşınmazın tapusunun davacı adına tescil edilmiş olduğunu, gerçek satış olmadığını ve satış bedeli alınmadığını,

b)Tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl davaya konu uyuşmazlık el atmanın önlenmesi, karşı dava hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1 K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.