Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO: ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/06/2024

NUMARASI : ... Esas ... Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ......

VEKİLİ: Av...
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av...
DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 15/04/2025
YAZIM TARİHİ: 16/04/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 06/06/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ciro yoluyla devrettiği çekin sahte olup olmadığı, karşılığının tahsil edilip edilmediği, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde davacı alacaklının takipte talep ettiği kadar bakiye alacağının olup olmadığı, davalının bu borcunu ödeyip ödemediği noktasında toplandığını, davalıyla olan ticari ilişkiden bir kısım faturaların limitinin yüksek olması sebebiyle her iki tarafın da maliyeye BA BS formlarını teslim ettiğini, takibe konu çekin sahte olduğunu ve bankanın hiçbir işlem yapmadan davacıya çeki iade ettiğini, söz konusu çekin davacıya ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının çeki verdiğini kabul ettiğini ancak borcun bu kadar olmadığını beyan ederek icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek davalının icra takibindeki yetkisine ve icra takibine itirazının iptali ile takibin 45.000,00 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu edilen miktarda bir borcu olmadığını, aksine davacı taraftan 32.594,44 TL alacağı bulunduğunu, alacağa ilişkin davacı hakkında İzmir.... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, Konya....İcra Müdürlüğünde ... takip sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan takibe dayanak çekin müvekkili tarafından davacıya tarafların ticari alış verişine istinaden verildiğini, takibe dayanak çekin davacıya verildiği tarihte müvekkilinin davacıya olan cari hesabının 10.000,00 - 13.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkilinin işbu çeki bu miktar borca karşılık ve yeni zirai ilaçlama ürünleri almak için verdiğini, ancak müvekkiline teslim edilen malın olmadığını, müvekkilinin davacıya çeki verdikten sonra da dönem dönem ödemelerde bulunduğunu, davacının mal satmadığı halde vade farkı olarak 28.000,00 TL bedelli fatura kestiğini, müvekkilinin işbu faturaya itiraz ettiğini beyan ederek takas-mahsup definin dikkate alınarak mahsubuna, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacı tarafından davalıya karşı Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 45.000,00 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının takibin devamını sağlamak için incelemeye konu eldeki davayı açtığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun tarafların ticari defter ve kayıtlarından anlaşılmakta olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, tarafların ticari defterlerine göre 2017 yılından 2018 yılına devreden davacının alacağında 17.795,00 TL devir farkı çıktığı, 04/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; istinafa konu edilen, davacı ve davalı defterlerinde 2017 yılı devir tutarındaki farkın büyük kısmının davalı defterlerindeki 2017 yılında kaydedilip 2018 yılında düzeltildiği anlaşılan ve mükerrer borçlandırmaya sebep olan çek ödeme kaydından kaynaklı olduğunun, davacı ve davalı taraf defterlerine göre 2017 yılı devir tutarındaki farkın gerçekte 295 TL olduğunun, son beyanlar, sunulan belgeler, önceki bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre 28.000 TL'lik vade farkı faturası, davacı defterlerindeki belgesiz 25.799,44 TL'lik kayıt ve dava konusu 45.000 TL'lik karşılıksız çekin hesaplama dışı bırakılması gerektiğinin, taraf defterlerinde birbirini doğrulayan kayıtlara göre davacı şirketin alacaklı, davalı şirketin borçlu olduğu tutarın 12.406 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 12.406,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, alacağın likit ve belirlenebilir olması dikkate alınarak, kabul edilen 12.406,00 TL asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalının Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan itirazın kısmen iptali ile 12.406,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, kabul edilen 12.406,00 TL asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının usulüne uygun tutulmayan defterlerine itibar edilerek düzenlenen 04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalının defterlerinde 2017 yılı kapanışında davalının 8.159,35 TL borcu görünmesine rağmen gerçekte müvekkilinin defterlerinde göründüğü şekilde 25.954,35 TL olduğunu, 2017 yılından 2018 yılına devirde davalının defterlerinde 17.795,00 TL eksik göründüğünü, bunun sebebinin ise davalının defterlerinde 31.05.2017 tarihinde giriş yapılan 30.11.2017 tarihli çek olduğunu, davalı bu çeki girdiği ve gününde ödemediği ve çekin parasını 04.12.2017 tarihinde ...... Bankası EFT'si ile yaptığı halde hem çeki hem de bu çekin ödemesini iki kez girdiğini, dolayısıyla davalının 17.500,00 TL ekstradan ödeme girdiğini, 30.11.2017 tarihli çekin ödemesinin 04.12.2017 tarihinde ...... Bankası EFT'si ile yapıldığının her iki tarafın banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, buna rağmen mükerrer kayıt girildiğini, esasında iddialarının doğrulandığı 27.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında haklı davalarının tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı,

Somut olayda davacının açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, dairemizin kaldırma kararı uyarınca alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya 12.406,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının istinafında belirtildiği çekin mükerrer kaydedildiği hususunun bilirkişi tarafından değerlendirildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4.İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6.Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/04/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog