T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas - ... Karar sayılı ve 18/04/2019 tarihli Yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilen 05/04/2022 Tarih,... Esas -... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı mahkememize gönderilerek, mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Marka Hukukundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, ... orijinli ... markalı tekstil ürünlerinin...'de oluşturulacak bayi/mağaza aracılığıyla satılması için davacının iyi niyetinin suistimal edilerek 08/07/2016 tarihli bayilik-yetkili satıcı sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşmenin imzalandığı 2016 yılında davalı ... tarafından ... markasının Türkiye'deki tek yetkili satıcısının kendisi olduğu, ... merkezli ...ile yapılacak tüm işlemlerin... ile yapılması gerektiği ve kendisinin yetkili bir distribütör olduğu hususlarında davacının aldatılmak suretiyle ikna edildiğini, sonrasında tabela parası, bağlantı ücreti ve diğer adlar altında çeşitli ücretlerin ödenmesi ve ticari faaliyetin yürütülmesi konusunda davacının kandırıldığını, nitekim davacının ödeme günündeki dolar kuru üzerinde davalı ...'ye toplamda 298.491 TL'lik ödeme yaptığını, davalılar..., ...,... Ltd. Şti tarafından davacıya 198.187,98 TL karşılığında bir takım tekstil ürünleri gönderdiğini, nitekim fatura bedellerinin karşılaştırılması sonrasında davalılardan 35330 USD alacaklarının bulunduğunu, 05/11/2018 tarihli kur itibariyle bu miktarın 198.907 TL'ye karşılık geldiğini tüm bu nedenlerden dolayı da davacının 35330 USD alacağı karşılığı 198.907 TL alacağının aynen veya fiili ödeme günündeki dolar kuru üzerinden tespiti ile işleyecek faiziyle birlikte tahsiline ve 30000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile taktir olunacak vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle şirket merkezlerinin İstanbul ilinde olması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, ayrıca davacı ... Ltd. Şti'nin sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle husumet itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden ise; dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, davalı...'nin... firmasının yetkili satıcısı olduğunu, davacı ile 2016 yılında akdedilen sözleşmenin yenilenerek devam ettirildiğini, bu süre zarfında davacının hiç bir şekilde sorun yaşamadığını, sonrasında tarafların karşılıklı mutabakatı ile taraflar arasındaki ilişkinin .... Ltd. Şti ile yürütülmesine karar verildiğini, davalıların, davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, aksine 58197 TL alacağının bulunduğunu, tüm bu nedenlerle haksiz ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, karşı dava yönünden ise; davacı tarafın, davalının iş çevresindeki ve müşterileri nezdinde ticari itibarını zedeleyen, zarar veren haksız ve hukuka aykırı eylem ve davranışları nedeniyle davalılar nezdinde oluşan manevi zarara ilişkin 50000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas -... Karar sayılı ve 18/04/2019 tarihli Yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilen 05/04/2022 Tarih,... Esas - ... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı mahkememize gönderilerek, mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
Asıl davacılar; davalı ...'nin kendilerini, ... merkezli ...firmasının temsilcisi (yetkili distribtörü) gibi tanıtıp yanıltmak suretiyle taraflar arasında bayilik sözleşmesinin imzalanmasını sağladığı, bu ilişki nedeniyle davalıya yapılan 298.491 TL Karşılığı dolar ödemesine karşın 53.896 USD karşılığı 198.187,98 TL. tutarında mal teslim edildiği iddia edilerek aradaki fark nedeniyle oluşan davacının 35.330 USD alacağı karşılığı 198.907 TL alacağının aynen veya fiili ödeme günündeki dolar kuru üzerinden tespiti ile işleyecek faiziyle birlikte tahsiline ve 30.000 TL manevi tazminatın ödenmesinin tahsili talep ederken;
Karşı dava yönünden ise karşı davacılar aynı hukuki ilişkiden dolayı davacı tarafın davalıların iş çevresindeki ve müşterileri nezdinde ticari itibarını zedeleyen zarar veren hukuka aykırı eylem ve davranışları nedeniyle davalılar nezdinde oluşan manevi zarara ilişkin 50.000-TL'nin dava tarihinden itibaren davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmıştır. ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden alınan 09/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; 3 ve 4 numarada belirtilen belgelerdeki imzaların birbiri üzerine tam olarak oturduğu (tetabuk ettiği), normalde böyle bir oluşun mümkün olmadığını, bu bulgunun belgelerin en az birinin veya her ikisinin sahte olduğuna işaret ettiğini, ya mevcut iki belgeden birinin aslından ikincisinin üretildiği veya üçüncü asıl bir belgeden alınan imzanın iki sahte belgenin üretiminde kullanıldığı, söz konusu sahteciliğin varlığında sıhhatli bir sonuca ulaşmanın mümkün olmayacağı, bu nedenle istenen karşılaştırmaların yapılamadığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Mahkememizin 21/10/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; Taraflar arasında 08.07.2016 tarihinde Yetkili Satıcı Sözleşmesi imzalandığı, davacının dosyaya suretleri sunulan 2017 ve 2018 yılları Yevmiye Defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, takdir mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıdan 185 adet ‘Bayan Elbise’ ürünü alındığı, davalının davacı adına düzenlemiş olduğu faturaların ve yapılan ödemelerin davacı yevmiye defterinde kayıtlı olduğu, davacının sözleşmenin 4.3 maddesinde belirtilen 08.07.2016 dan itibaren 1 yıllık sürede minimum alım miktarı olan 250 adetlik ürün alımını gerçekleştirmediği, bu yönüyle bakıldığında davalının sözleşme feshi için geçerli nedeni olduğu, sözleşmenin 4.1 maddesinde, 20.000 USD nin tabela bedeli olarak peşin ödeneceğinin ve bu bedelin hiçbir şekilde iade-geri ödemesinin talep edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, sözleşmede belirlenen tabela bedeli ve düzenlenen faturaların toplamı olarak davacının davalıya ödemesi gereken bedelin USD cinsinden tutarının 73.896 USD olduğu, davacının ödemesini yaptığı tutarların toplam USD cinsinden tutarının 89.226 USD olduğu, davacının toplamda 15.330 USD fazla ödeme yapmış olabileceği, davalının ...‘in yetkilisi olup olmadığı hususunun uzmanlık alanları dışında olmasından dolayı bu konuda değerlendirme yapılmadığı yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl dava yönünden yetkili satıcılık sözleşmesi nedeniyle eksik ürün tesliminden kaynaklı maddi ve manevi zararın tazmini talebi iken karşı dava yönünden ise davacının, davalıların (karşı davacıların) müşterileri nezdinde ticari itibarını zedeleyen zarar veren hukuka aykırı eylem ve davranışları nedeniyle manevi zarar tazmini talebinden ibarettir.
Davacı taraf, davalı ...'nin kendisini ... markasının Türkiye'deki tek yetkili sorumlusu olarak tanıttığını, bu yüzden taraflar arasında yetkili satıcılık sözleşmesi düzenlendiğini, ilerleyen süreçte bu durumun gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını ve davalı ...'nin davacının iyi niyetini suistimal ettiğini, davalıya gönderilen ürün bedellerinin davacıya gönderilen ürünlerin karşılığından çok daha fazla olduğunu, davacının aldatıldığını belirterek maddi ve manevi zarar isteminde bulunmuştur. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 08/02/2016 tarihinde imzalandığı, tacir olan davacı tarafın TTK md. 18/2 kapsamında basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, bu noktada davalının ... markasının yetkili temsilcisi olduğu hususunun sözleşmenin kurulması kapsamında davacı tarafça araştırılması gerektiğinin davacı taraftan bekleneceği, sözleşme tarihi olan 08/07/2016 tarihi ve 05/11/2018 tarihli davalıya gönderilen ihtarname tarihi gözetildiğinde, 2 yılı aşkın süre sonra davacının davalı tarafından aldatıldığını iddia etmesinin TMK md. 2 kapsamında iyi niyet olarak kabul görmeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.3 maddesine göre davacının 1 yıllık sürede minimum alım miktarını gerçekleştirmediği ve sözleşme hükümlerine riayet etmediği, kaldı ki bir kısmı ceza soruşturmasına da konu olabilecek iddialar hakkında davacı tarafça dosyadaki bilgi ve belgelere göre herhangi bir başvuruda bulunulmadığının anlaşıldığı, gelinen aşamada, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ispat olunamadığı, sözleşmenin yapıldığı aşama ile seyreden 2 yılı aşkın süreçte davacının davalının yetkili distribütör olup olmadığını bilemeyeceğinin kabul olunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, her ne kadar dosya içerisinde mevcut 09/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda sahtelik unsurundan bahsedilmiş ise de bu noktada incelenen belgelerin aynı olduğu, zira birinin asıl belge diğerinin ise tercüme evrakı olduğu, bu hususun davanın sonucuna herhangi bir etki etmeyeceği anlaşılmış, mevcut dosya kapsamı gözetilerek asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine her ne kadar karşı davada karşı davacı taraf, davalı tarafın, davacının iş çevresindeki ve müşterileri nezdindeki ticari itibarını zedeleyen, zarar veren hukuka aykırı eylem ve davranışları iddiası nedeni ile manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de, dosya kapsamı ve tanık beyanları gözetildiğinde, karşı dava davalısının iddia olunan eylemleri sonucu karşı dava davacısının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir olay ya da üzüntü sonucu doğuran bir olay sonucunun ortaya çıktığının ispat olunamadığı,davacının iş çevresi ya da müşterileri nezdinde ticari itibarını zedeleyen bir unsuru delillendirilemediği, saldırının ve manevi bir zararın bulunmadığı, davacının kişilik haklarının ihlal edildiğine yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmış olup, mevcut dosya kapsamı gözetilerek karşı davanın da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
1.Asıl davanın reddine,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 3.927,83 TL harcın düşümü ile artan 3.312,43 TL'nin davacıya iadesine, -Davacıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalılar tarafından yapılan 1.596,25 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, -Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; -Maddi tazminat davası yönünden; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, -Manevi tazminat davası yönünden; 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, -Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
2.Karşı davanın reddine, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, daha önce ödenen 853,88 TL harcın düşümü ile artan 238,48 TL 'nin davacılara iadesine, -Davacıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, -Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen; 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, -Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)