Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/77
Karar No
K. 2020/175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2019/77

KARAR NO: 2020/175
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2019
KARAR TARİHİ: 26/02/2020

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı/alacaklı ile davalı/borçlu arasında ... tarihli ... İşletmesinin tüm haklarıyla beraber devrine yönelik protokol (...) imzalandığını bu protokole göre, müvekkillerinin işletmeyi devralmak ve işletmek üzere bir şirket kuracağını, davalı/borçlu da ... TL tutarında demirbaş faturası keserek ruhsat devir işlemlerini yerine getireceğini, yine bahsi geçen protokolde ... katılım bedeli ve anlaşma sağlama yükümlülüklerinin de davalı/borçluya yüklendiğini, müvekkillerinin protokole göre devir yapılması için ...adlı şirketi kurduklarını ve imzalanan protokol gereği davalı/borçluya ... tarihinde... aracılığıyla ...-TL, ... tarihinde ...aracılığıyla ....- TL, ... tarihinde ...aracılığıyla ....-TL olmak üzere toplamda ... TL ödeme yaptığını, müvekkillerin sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmelerine rağmen davalı/borçlunun protokolde öngörülen faturayı kesmediğini, ruhsat devir işlemlerini yapmadığını ve işyerini de terk etmediğini, bunun üzerine müvekkillerinin ödemelerin iadesi ve devirden vazgeçildiğinin belirtilmesi için ... tarihinde Antalya ... Noterliği'nin ... Yevmiye nolu yazısı ile ihtar çekildiğini, ancak davalı/borçlunun Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarıyla olumsuz yanıt verdiğini, müvekkilleri tarafından yapılan ödemelerin istirdatı amacıyla Antalya .... icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ve %...’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; davayı kabul etmediklerini, öncelikle mahkemenin görevsiz olup, görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, tarafların ... isimli işyerinin devri hususunda anlaştıklarını, devir şartlarına ilişkin olarak ... tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmenin şahıslar tarafından imzalandığını, şirket adı geçmediğini, çünkü bu sırada mevcut bir şirket bulunmadığını, müvekkiline ödenen paraların, ... ve ...tarafından gönderildiğini, ... tarafından yapılan bir ödeme söz konusu olmadığını, bu kişinin taraf sıfatı bulunmadığını, davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların bahsettiği şirketin ise .... olup, davacı ...'nın da bu şirketle resmi hiç bir bağlantısı bulunmadığını, şirket adına mülk sahibi ile kira kontratının şirket adına babası ... tarafından imzalandığını, ancak davacıların kendi aralarında anlaşamaması üzerine de devirden vazgeçtiklerini, hatta ... tarih ve ... sayılı ... faturası ve ... tarih ve ... sayılı ... faturalarından görüleceği üzere şirket adına aynı işyerinde fatura dahi düzenlendiğini, faturanın bir tanesinin müvekkili tarafından ödenmek durumunda kalındığını, davacıların tamamen kendi kusurları ile tek taraflı hareket ettiklerini, müvekkilinin edimini yerine getirmediği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, tam tersi davacıların devir bedelini ödemediklerini, devir bedeli ödenmeden de demirbaşların devri için fatura kesilmesinin mümkün olmadığını, işyeri ruhsatının devredilmediği iddialarının da gerçek dışı olduğununu, öncelikle işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğin 8.maddesine göre "Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir" düzenlemesi uyarınca yeniden ruhsat alınması gerektiğini ve bu yükümlülüğün de yönetmelik gereğince davacılara ait olduğunu, davacılar tarafından ise böyle bir başvuru yapılmadığını, ancak sundukları belgelerden görüleceği üzere işyerinin devredildiğini, yine franchise devri için ise şirketin kurulması gerekli olup, davacıların şirketin kurulumundan önce vazgeçmesi nedeniyle bu devir işlemi de doğal olarak gerçekleşemediğini, müvekkiline ödenen bedeller kapora bedeli olup, TBK uyarınca sözleşmeden davacıların cayması nedeniyle geri ödenmesi zorunluluğu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin halen fesh edilmediğini, sadece davacılar tarafından devralmaktan tek taraflı cayıldığını, davacıların ihtarnamesine cevaben davalı müvekkilce tanzim edilen Antalya ....Noterliğinin ... yevmiye sayılı ... tarihli ihtarnamesinde de devirden kaçınılmadığı halen devrin yapılabileceğinin bildirildiğini ancak davacılar tarafından buna yanaşılmadığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca devir bedeli de ödendiği taktirde bugün dahi devir etmeye hazır olduğunu, TMK 2.maddesinin "Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" ilkesi uyarınca kötüniyetle hareket eden davacıların talebinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine ve %...'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; işyeri devri sözleşmesi nedeniyle ödenen bedellerin, sözleşmenin haksız feshi nedenine dayanılarak istirdatı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Davacı Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile .... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, imzalanan sözleşmeler tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, sözleşmeden doğan edimlerin yerine getirilip getirilmediği, edimler yerine getirilmemiş ise bundan hangi tarafın sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.

Taraflar arasında "PROTOKOL" başlığı altında ... Mah. ... caddesi... adresinde bulunan"..." işletmesinin tüm haklarıyla beraber (...) ....-TL bedelle devrine ilişkin sözleşme imzalamışlar, protokolün, şirket kurulması ve ruhsat devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra geçerli olacağı kabul edilmiştir. Tarafların bu sözleşmeye itirazları bulunmamaktadır.

Protokol gereği davacıların ...adlı şirketini kurdukları, imzalanan protokol gereği davalı/borçluya ... tarihinde... aracılığıyla ....-TL (Gönderen:...), ... tarihinde ...aracılığıyla ....- TL (Gönderen:...), ... tarihinde ...aracılığıyla ....-TL (Gönderen:...) olmak üzere toplamda ... TL ödeme yapılmıştır. Her ne kadar ...protokolde taraf değil ise de dekontlardaki notlarda paranın "işyeri devri" nedeniyle gönderildiği, aynı zamanda davacı ...'ın babası olduğu ve onun adına hareket ettiği anlaşılmaktadır.

Davalı vekilinin de işaret ettiği üzere 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in İşletmecinin değişmesi ve işyerinin nakli başlıklı 8.maddesinin 1.fıkrasında "Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir." denilmektedir. Diğer bir anlatımla işyeri devirlerinde, devralanın başvuruda bulunması gerekmektedir. Oysa Antalya ... gelen ... tarihli cevabi yazıda davacıların bu iş için kurdukları .... Adına bir ruhsat başvurusunun bulunmadığı bildirilmiştir. Yani davacılar işyerinin devri için şirketi kurmuşlar ancak ruhsat başvurusunda bulunmamışlardır. Taraflar arasında imzalanan "Protokol" isimli adi yazılı sözleşme, asıl amaçlanan ... sözleşmesinin bir ön anlaşması niteliğindedir. Bu ön sözleşme nedeniyle davacılar tarafından davalıya ....-TL gönderildiği sabittir. Dekontlar üzerinde de yatırılan bu paraların kapora ve peşinat olarak gönderildiği yazmaktadır.

Halk arasında kapora olarak bilinen bu uygulama "Bağlanma Parası" başlığı altında TBK.nun 177.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür. Cayma parası ise aynı yasanın 178.maddesinde düzenlenmiş olup; Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir. Öyleyse sonuç olarak; taraflar arasında imzalanan protokolde cayma parası kararlaştırılmadığına göre, davacılar tarafından ödenen bedellerin bağlanma parası (kapora) olarak kabulü zorunludur.

Her ne kadar davacı taraf, ruhsat başvurusunda bulunmamış, işyeri devri için öngörülen bedeli göndermemiştir. Bu nedenle, paranın tamamı yatırılmadığından davalı tarafından da işyeri devir faturası kesilmemiştir. Böylece protokolden dönen tarafın davacı taraf olduğunun kabulü zorunludur. Protokolde bir cezai şart, cayma bedeli öngörülmediğinden sözleşmeden dönülmesi ile birlikte her iki taraf da verdiğini geri alır. Zira TBK.nun 177.maddesinde bağlanma parasının (kaporanın) iade edilmesini yasaklayan bir düzenleme yoktur. Tabiki sözleşmenin sona ermesi nedeniyle zarara uğradığını iddia eden tarafın zararını ispatlayarak karşı taraftan talep etmesi her zaman mümkündür.

Davacı tarafın, Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesini davalıya gönderdiği, ihtarnamenin ... tarihinde tebliğ edildiği, verilen sürenin ... tarihinde sona erdiği ve davalının ...tarihinde temerrüde düştüğü, bilirkişi raporuna göre de işlemiş faizin ...-TL olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ....-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız ve alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak üzerinden % ... hesabıyla ...-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davalıdan ALINMASINA,

Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı .,....-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ...-TL ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ....-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı,

HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. 26/02/2020 KATİP ... (e-imzalıdır) HAKİM ... (e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog