17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigorta ettiren .... tarafından...'ye satılan, ..., ... Indonesia'ya seferi yapılacak olan 11.000,00 çuval (275.000,00 kg) sodyum bikarbonat cinsi emtianın ... numaralı 24.03.2022- 23.05.2022 vade tarihli Nakliyat Emtia Blok Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alındığını, satıcının ... olduğunu ve 24.03.0222 tarih ve... numaralı fatura kapsamında, sigorta ettiren satıcı tarafından 275.000,00 kg sodyum bikarbonat cinsi emtia FCA hükümleri çerçevesinde satıcıdan satın alındığını, emtiaların Türkiye'den Endonezya'ya kadar olan denizyolu nakliyesi fiili taşıyıcı/nakliyeciler ... ve ... ... sorumluluğunda ... .../0 - ... .../3 ... numaralı konteyner içerisinde "... ..." isimli gemi ile gerçekleştirildiğini, 24.03.2022 tarihinde emtia "... ... isimli ve ... IMO numaralı gemiye .../... Limanında yüklenmiş olduğunu, Endonezya'da yer alan Semerang / Jawa Tengah Semarang limanına sevkine başlandığını, gemi ile sevkiyatın başlamasından yaklaşık 24 gün sonra Malezya açıklarındayken yangın hadisesi meydana geldiğini, yangın esnasında ürünleri içerisinde bulunduran konteynerlerin zarar gördüğünü ve söndürme çalışmaları süresince sıkılan tazyikli su konteynerlerin içerisine nükseterek ürünlerin ıslanmasına ürünlerin ıslanmasına ve kullanılamaz hale gelmesine sebep olduğunu, hasar sonrası müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı "..." ile arasındaki sigorta poliçesi gereği ortaya çıkan hasarlarını tanzim ettiğini, müvekkili şirketi tarafından davalılar ... ... The ... izafeten ... ... A.Ş., ... ...izafeten ... ... A.Ş. ve ... Lojistik ve Dış Ticaret A.ş. aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlular tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... - ... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılamaması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açıldığını, müvekkili şirketi nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu ve hasarın tespiti için ekspertiz çalışmalarına başlandığını, hasar karşılığının 11.646,25 USD olduğunun tespit edildiğini, dava dışı sigortalı ...'a 05.01.2023 tarihinde 11.646,25 USD ödenerek zararının tanzim edildiğini, işbu itirazın iptali davasının konusu Uluslararası Deniz Taşımacılığı esnasında emtialarda meydana gelmiş olan hasara ilişkin olduğunu, ilgili konişimentoda Marsilya Mahkemeleri ve Marsilya İcra Dairelerinin yetkili olduğu hususunun bulunmakta olduğunu, borçlu ... vekili tarafından icra dosyasında yetki itirazında bulunulmuş ise de MÖHUK 46.md Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar için düzenlenmiş olduğunu bu hususta Türk Mahkemeleri'nin yetkisinin bertaraf edilemeyeceğini ve dolayısıyla aksine yapılmış olan düzenlemelerin kabul edilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, 5718 sayılı MÖHUK'ün 47/2 maddesinde ve HMK'da sigorta sözleşmesine ilişkin davalarda yetkinin, yetki sözleşmesi ile belirlenemeyeceğinin düzenlendiğini, davaya konu olayda taşıma faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi adına ... no'lu konişimento düzenlenerek davalı taraf ile söz konusu emtianın ... ... gemisinde 10 adet konteyner şeklinde taşınacağı hususunda anlaşma sağlandığını, davalı ... ve ... ...'in taşıyan sıfatına haiz olduğunu, uyuşmazlığa konu emtia hasarının taşıma süreci esnasında meydana geldiğini, 6102 TTK 875.madde kapsamında taşıyanların sorumlu olduğunun sabit olduğunu, davalı ... Lojistik ve Dış Ticaret A.Ş. akdi taşıyan, ... ve ... ... ise fiili taşıyan olduğunu, ... .../0 numaralı konteyner ...'ye ... ve ... numaralı konteynerler ise ... ...'e ait olduğunu, navlun faturasına istinaden ana/akdi nakliyeci firmanın davalı ... Lojistik ve Dış Ticaret A.Ş. olduğunun açık olduğunu, gemi ile sevkiyatın başlamasından tam 24 gün sonra yolda, yani gemi Malezya açıklarındayken, ... "..." gemisinin ambarlarından birinde yangının meydana gelmesi sonrası donatanı davalılardan ... ... (izafeten ... ... A.Ş.) olan geminin kaptanı hiçbir şekilde hasarın/zararın yük ilgilisi ve sigorta firmaları ile paylaşılması olan " Müşterek Avarya" müessesini ilan etmeksizin, Eksper Raporu'nda yangını, tedbirsiz ve dikkatsiz bir taşıyan gibi hareket ettiğini, basiretsiz bir tacir gibi kendi imkanları ile söndürmüş olduğunu, dava dışı sigortalıya ait ... nolu konteyner içerisinde yer alan emtiaların içerisinde sıkılan tazyikli su sebebiyle de ürünlerin ıslanarak kullanılamaz hale gelmesine kusuru ile sebep olduğunu, müvekkili şirketin halefiyet ilkesi gereği rücu hakkı bulunduğunu, beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı ve hukuka uygun davalarının kabulünü, borçluların takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptalini, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamını, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... izafeten ... ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...'nın konşimentoların arkasında yer alan 7 nolu kloz uyarınca, taşıyana karşı yük hasarı veya zayi nedeni ile açılacak her türlü davalar 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davaya konu yangın hadisesinin 16 Nisan 2022 tarihinde meydana geldiğini, icra takibinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 26 Nisan 2023 tarihinde başlatıldığını, TTK.
1188.madde uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başlatılan icra takibine yönelik açılan itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, müvekkilinin acenteliğini yaptığı ... .... tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan konşimentolarda, “işbu konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağı” öngörüldüğünü, Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, ... ....’nın ticari merkezinin de Marsilya/Fransa’da olduğunu, Türkiye’de daimi bir ikametgahı bulunmadığını, HMK madde 6 f.1 hükmü uyarınca taşıyan/donatanın ikametgahı mahkemesi olan Marsilya Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, Mahkememizin yetkisi bulunmadığını, aktif husumet itirazları bulunduğunu, ... ... tarafından düzenlenen ... konşimento uyarınca derdest dava bakımından uygulanması gereken Hague Visby (Lahey Visby) Kurallarının madde IV 2 (b) bendindeki düzenleme uyarınca, taşıyanın hata veya ihmali yüzünden meydana gelmediğini, yangından ileri gelecek kayıp ve hasarlardan taşıyan ve geminin mesul olmadığını, TTK madde 1180 uyarınca taşıyanın şahsi kusuru olmadıkça yangın zararlarından sorumlu olmadığını, geminin olay tarihinde klas sertifikasının geçerli ve mevcut olduğunu, dava konusu geminin yola, yüke ve denize elverişli olduğuun, gemi adamlarının yangın konusunda eğitimli olduğunu, geminin yapısının teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğunu, yangın söndürme faaliyetlerinden dolayı yükün ıslanması ile zarar görmesi halinin bir müşterek avarya hali olduğunu, konşimento üzerinde bulunan “shippers stow, load and count” “istif, yükleme ve sayım yükletence yapılmıştır” kaydının konteynerlerin taşıyana, gemiye kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini, bunların ambar içine ve üstlerine üst üste istiflendiği hususunu ispatladığını, dava konusu taleplerin ... & ... ve ... nolu konteynerlerdeki yüklerde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olduğunun yazılı olduğunu, bu 3 konteynerden ... & ... nolu konteynerlerin diğer davalı ... ... tarafından düzenlenen ... nolu konişmento tahtında taşındığını, bu iki konteyner bakımından taşıyan sıfatının ... ...'ya ait olduğunu, bu konteynerde taşınan yüklerle ilgili yöneltilen taleplerle ilgili müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu konteynerlerden yalnızca ... nolu konteynerin ... ... adına düzenlenen ... nolu konşimento tahtında taşındığını, ...'nin meydana geldiği iddia edilen hasarın tamamından sorumlu tutulamayacağını, herhangi bir sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile ... tarafından düzenlenen ... nolu konşimentoda taşınan ve dava konusu ... nolu konteynerdeki malların bedeli 10,587.50 USD olduğu ve sörvey raporuna göre sovtaj bedelinin 6,887.50 USD olduğuna göre davacının sigortalısına ait mallarda meydana geldiği hasarın miktarı 3,700 USD'yi aşamayacağını, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda sovtaj değerlendirmesi yapılmadığını, raporun bu hali ile eksik olduğunu, ekspertiz raporunun Türkiye'de mukim ... Ltd. Şti tarafından düzenlendiğini, yüklerin yurtdışında tahliye edildiğini, Türkiye'de mukim ekspertiz şirketi yükleri ve konteyneri yerinde incelemeksizin kendisine iletilen evraklara göre rapor düzenlediğini, yurtdışında mukim bir ekspertiz/sörvey şirketi tarafından yapılan bir incelemeye de atıfta bulunulmadığını, likit bir alacağın söz konusu olmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takip dosyası kapsamında müvekkiline gönderilen ödeme emri ekinde hiçbir belge tebliğ edilmediğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, sigorta poliçesinde ödemenin Dolar olarak yapılacağına dair bir ibare bulunmadığını, Türk Lirası olarak ödeme yapılması gerekirken Dolar olarak ödeme yapılması halinde her ihtimalde ABD Doları cinsinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, hasar miktarı hesaplanırken %10 bedel arttırımına gidilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın hak düşürücü süre sona erdikten sonra açılmış olması sebebi ile reddine, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaması sebebi ile reddine, her ihtimalde davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Lojistik Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı taşımacılık işi ile iştigal eden lojistik sektöründe bulunan bir tüzel kişilik olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketin akdi taşıyan olduğunu, ... ve ... ...'in ise fiili taşıyan olduğunu belirttiğini, söz konusu talebin müvekkili şirkete yöneltilmesinin haksız olduğunu, konşimentonun ... ... the ... tarafından düzenlendiğini, taşıyanın ... ... ve ... ... the ... Şirketi olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ... ... tarafından düzenlenen konşimentolarda yetki şartı bulunduğunu, konşimento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, Marsilya Ticaret Mahkemeleri ve Marsilya İcra Dairelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, milletlerarası yetki itirazında bulunduklarını, ... ...'nın konşimentoların arkasında yer alan 7 nolu kloz uyarınca taşıyana karşı yük hasarı veya zayi nedeni ile açılacak her türlü davaların 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davaya konu eşyaların 10 Haziran 2022 tarihinde zıya olduğunu, davanın 27.03.2024 tarihinde açıldığını, davacı tarafın talep hakkı bulunmadığını, kul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemenin müvekkili şirketin taşıyan sıfatına haiz olduğu kanaatine varılması halinde müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu olan eşyaların yangın sonucu zarar görmediğini, yangın söndürme çalışmaları sırasında zarar görmüş ise de işbu zararların yangın zararları adı altında değerlendirilmesinin Yargıtay içtihatlarının bir gereği olduğunu, yangın vesilesiyle (dumandan veya yangın söndürme faaliyetlerinden) meydana gelen dolaylı zararların da yangın zararı olduğunu, ambalaj hasarından müvekkili şirketin sorumlu olduğuna ilişkin iddianın mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin özen yükümlülüğünün ambalajın gerekli şekilde yapılıp yapılmadığının kontrolüne ilişkin olduğunu, ambalajlama faaliyetininin kontrol yükümlülüğünün olağanüstü derecede bulunmaması gerektiğini, taşıyanın ambalajdaki yetersizliği tespit etme anlamındaki yükümlülüğü sadece “dışarıdan normal bir kişinin anlayabileceği” hataları belirlemekle sınırlı olduğunu, taşıyanın sorumluluğunu sınırlandırma hakkını ortadan kaldıran şartların mevcut olup olmadığının sabit olduğunu, yangının çıkış sebebinin tespit edilemediğini, davacının dava tarihindeki dolar kuru üzerinden dava miktarını belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, zararın sigortalısına ödendiği tarih ile dava tarihi kur arasında fark bulunduğunu, işbu zararın sigortalısına ödendiği tarih üzerinden kur hesaplaması yapılması gerektiğini, davacı tarafça yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın öncelikle yetki itirazlarının kabul edilerek usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2024/126 esas sayılı dosyasının 01/10/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı uyarınca davalı .... Ltd. izafeten ... Şirketi yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olup, mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı sigortalısına ait emtiaların davalılar sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; tüm davalı vekillerinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davalı ... vekilinin Fransız hukukunun uygulanması yönündeki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, geminin denize elverişle olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, yangın hadisesini söndürülmesinde davalı taşıyanlara izafe edilebilecek kusurun bulunup bulunmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşıldı.
HMK’nn 324. maddesine göre; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” Madde hükmünde, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir. Eldeki davada davacının alacaklı olup olmadığı, davalıların emtianın hasarlanmasında kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup, teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle gerekli inceleme ve araştırmanın mahkemece yapılmasının mümkün olmadığı açıktır.
Somut olayda mahkememizce 14.01.2025 tarihli celsenin iki nolu ara kararıyla, taraf vekilleri huzurunda dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş, ara karada belirtilen miktarda delil avansının ikmal edilmesi hususunda davacıya kesin süre verilerek kesin süreye uyulmaması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçlar ihtar edilmiştir.
Mahkemece depo edilmesi istenen avansın delil avansı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını yatırmamış, bu durumu açıklar mahiyette herhangi bir mazeret dilekçesi de dosyaya ibraz edilmemiş delil avansı bulunmadığından inceleme işlemi gerçekleştirilmemiştir. Kesin süreye uyulmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, verilen kesin sürenin HMK'nın 324. maddesine uygun olduğu, kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının usule uygun şekilde ihtar edildiği, duruşmaların uzadığı , sonraki yapılan usuli işlemlerin davacıya hak kazandırmayacağı anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 5.331,48 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 4.716,08 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3.Davalılar vekilleri için takdir edilen 60.712,51 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4.Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)