Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/4594 E. , 2024/3403 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ON İKİNCİ DAİRE
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
... vekili Av. ... tarafından İstanbul Valiliğine karşı açılan davada; Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesinin 10/06/2024 tarih ve E:024/808, K:2024/1119 sayılı kararı ile İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 18/07/2024 tarih ve E:2024/1243, K:2024/1595 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2023/2001, K:2023/2873 sayılı kararı ile iptal edilmesi ve yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi üzerine 20/12/2023 tarihinde Şanlıurfa ili, Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğünde tekrar göreve başlayan davacı tarafından; görevden uzak kaldığı 30/07/2022-14/01/2024 tarihleri arasındaki dönem için ödenen maaşlarının değer kaybına karşılık faiz ödenmesi talebinin reddine ilişkin 18/04/2024 tarihli işlemin iptali ile yine aynı tarihler arasındaki ödenen maaşlarının her ay için hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının parasal haklarına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yerdeki Şanlıurfa İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde Şanlıurfa İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının Şanlıurfa 2.
İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 12.
İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 11/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise; idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2023/2001, K:2023/2873 sayılı kararı ile iptal edilmesi ve yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi üzerine 20/12/2023 tarihinde Şanlıurfa ili, Suruç İlçe Emniyet Müdürlüğünde tekrar göreve başlayan davacı tarafından; görevden uzak kaldığı 30/07/2022-14/01/2024 tarihleri arasındaki dönem için ödenen maaşlarının değer kaybına karşılık faiz ödenmesi talebinin reddine ilişkin 18/04/2024 tarihli işlemin iptali ile yine aynı tarihler arasındaki ödenen maaşlarının her ay için hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyoruz.