6. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11324
- Karar No
- 2025/1175
- Karar Tarihi
- 04.02.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
6. Ceza Dairesi 2023/11324 E. , 2025/1175 K.
"İçtihat Metni"İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesi neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılanlar vekilinin sanığın mahkumiyetinin gerektiğine ilişkin sübuta yönelik temyiz sebepleri hakkında yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan beraat hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan beraat hükmünde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan sanık müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;
Bölge Adliye Mahkemesi'nin, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmünü kaldırarak sanığın nitelikl tehdit suçundan beraatine karar verdiği ve ilk hükümde katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasını çıkararak yerine sanık lehine vekalet ücretine hükmederek istinaf başvurusunun düzelterek esastan reddine karar verdiği; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine karar tarihindeki maktu avukatlık ücretine göre hükmedilmesi gerektiği, 2021 AAÜT uygulanması gerekirken hatalı değerlendirme ile 2018 AAÜT uygulanarak 4.080 TL yerine 2.180 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2019/1211 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hükmün (5) numaralı bölümünde (VI) nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ibaresinden sonra gelmek üzere; “Beraat eden sanıklardan ...'ın kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden sanık lehine takdir ve tayin edilen 4.080 TL vekalet ücretinin maliye hazinesinden alınarak sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Avanos Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.