Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/330
Karar No
K. 2019/823
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2017/330

KARAR NO: 2019/823
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/09/2019
KARAR TARİHİ: 18/12/2019

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararın temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...) ile ... arasında ticari mal satımı ve bu malların kurulumu hususunda görüşüldüğünü, sonrasında ...’ın ... tarihli teklif formunu sunduğunu, teklifin kabul edilmesi neticesinde teslimatın gerçekleştirilerek ... tarihinde ... TL ödeme alındığı, tüm malların teslimi ve montaj ile kurulumu sonrası ... TL daha ödeme alındığını, ... TL fatura bedelinin bakiye ... TL’lik kısmının teslimat ve kurulumun eksiksiz gerçekleşmesine rağmen ödenmediğinden, alacaklarının tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, itirazın kötü niyetli ve haksız olması nedeniyle iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; Faturanın üzerinde ‘... ve ......’ başlığı bulunduğunu, davacı tarafın bu adi ortaklık adına hareket etmesi durumunda, adi ortaklık adına tek başına alacak talebinde bulunamayacağını, yok eğer anılan faturaya dayanmaksızın bir alacağı olduğunu ileri sürüyor ise, bu iddiasını kanıtlaması gerektiğini, ayrıca, ... içerisinde 20 Kw gücünde güneş enerjisi sistemi kurulup, çalışır vaziyette teslimi işinin alındığını, bu iş için ... isimli işletmeden alınan teklif doğrultusunda “... ... ile Elektrik Üretimi” sisteminin 1 ay içerisinde kurulup teslimi hususunda anlaşmaya varıldığını, davalı tarafından iş sahibine taahhüt edilen işin, ...’un edimlerini tam olarak yerine getirmemesi, sözleşmeye aykırı, kalitesiz, gereksiz malzeme kullanması yüzünden teslim edilemediğini ve bu sebeple para alınamadığını ve itibar kaybına uğranıldığını, ayrıca davalının yaptığı ödemelerin ödeme gününde ki Avro kuruna çevrilmeyip, anlaşılan toplam Avro miktardan düşülerek takip yoluna gidilmediğinden “fazla alacak” üzerinden haksız bir takip yapıldığını belirterek talebin haksız olduğunu, davanın reddini ve dava konusu miktar üzerinden %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satımı ile montaj ve kurulum (eser) sözleşmesine dayanarak iş bitimi sonunda düzenlenen fatura bedelinden kalan bakiye borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak, ...-TL diğer faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı karar ile "...Dava ve takip konusu yapılan faturanın incelenmesinden "... ve ... ..." tarafından keşide edildiği, takibin ise sadece ortaklardan davacı ... tarafından ve kendi adına başlatıldığı anlaşılmakla, davacı sadece kendi adına adi ortaklığa ait alacağı talep edemeyeceği, bu nedenle yasal olarak alacaklı olan ve takip yapmaya yetkili olan alacaklı tarafından başlatılmış yasal ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı tarafça temyizi üzerine kararımız Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile ve "...Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi taraf ehliyeti de bulunmamaktadır. Adi ortaklığın taraf olduğu işlemlerden doğan davaların tüm ortaklar tarafından açılması gerekir. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcuttur. Bu halde adi ortaklık ile sözleşme yapılarak bu sözleşmeden kaynaklanan bedel talep edildiğinde davanın adi ortaklığı oluşturan tüm gerçek ya da tüzel kişiler tarafından açılması veya dava açmayan ortağın sözleşmeden doğan haklarını dava açan ortağa temlik etmesi ya da açılan davaya muvafakatinin sağlanması gerekir. İtirazın iptâli davaları da itiraz üzerine duran takibin devamı için açılan davalar olduğundan itirazın iptâli davası için geçerli olan muvafakat, icra takibine muvafakatı da kapsar (Emsal Yarg.15 HD 01.03.2016 gün 2016/920 E 2016/1313 K, Yargıtay HGK'nın 08.10.2003 gün 2003/12-574 E 2003/564 K, 17.01.1991 gün 1989/13-457 E, 1990/2 K ile Yargıtay 15. HD'nin 23.06.2005 gün 2004/3211 E 2005/3782 K, 28.03.2006 gün 2005/2401 E 2006/1794 K ve 13.12.2010 gün 2009/4791 E 2010/6856 K sayılı ilâmları).

Somut olayda dava dilekçesinde davacının ... olduğu, takibe konu faturanın ise "... ve ... ..." tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle öncelikle dava dışı diğer ortağın davaya ve takibe muvafakatinin alınması, ... tarafından muvafakat verilmezse onun hakkında da dava açılıp eldeki dosya ile birleştirilmesinin sağlanarak davaya devam edilip esasının incelenmesi gerekir..." gerekçesiyle bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir. Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; Bozma ilamı gereği dava dışı diğer ortak ... tarafından davaya ve takibe muvafakati alınmış ve buna ilişkin belge sureti dosyaya ibraz edilmiştir.

Tarafların ticari defter, belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden, bu belge ve kayıtlara ulaşılamadığından dosyaya sunulan belgeler üzerinden yapılan inceleme sonunda verilen ... tarihli bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle ... EUR x ... karşılığı ...-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.

Bu rapor hükme dayanak teşkil etmeye yeterli görülmediğinden ve bilirkişinin ödeme tarihlerini dikkate alarak döviz karşılığı bakiye hesabının taraf iradelerine aykırı olduğu itirazları üzerine yerinde talimat mahkemesince ... tarihinde keşif yapılarak alınan ... tarihli bilirkişi raporuna göre; ... Belediyesinin ... Projesi işini ... Şti.-... A.Ş. iş ortaklığına ihale ettiği, ... ... ...nın ... Şti’ye proje kapsamında iş verdiği, ...’ın da ... ... içerisinde 20 kW’hk ... (...) ... (...) sistemi yapılması işini davalı Yükleniciye (...) vermiştir. Davalı ... Şti. ise ...’dan (... ve ... ...) “... ... ile Elektrik Üretimi” hususunda teklif aldığı, teklifin kabul edilerek işin (eser niteliğinde) davacı tarafa verildiği anlaılmaktadır. Talimat mahkemesince yapılan keşif, keşifte dinlenen tanık anlatımları, bilirkişinin yaptığı inceleme ve ölçümler ile dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamına göre faturaya konu tesisin montajının ... tarafından yapıldığı net olarak ortaya konulmuştur.

Davacı tarafın kabul edilen teklifinde anahtar teslim olarak yükümlendiği ... projesi taahhüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği hususu da raporda tartışılmıştır. Talimat mahkemesince yapılan gözlemde, bitki satış yerindeki montajı yapılan tüm malzemenin belediye tarafından sökülerek götürüldüğü belirlenmiştir. Binada herhangi bir malzemenin bulunmadığı da fotoğraflanarak rapora eklenmiştir. ... verilen iş kapsamında 3 adet kurulum sahasında montaj yapıldığı ancak bu montajların akülerin montajının yapılmaması ve şebekeye bağlanmaması sonucu devreye alınmaması nedeniyle eksik yapıldığı, tanık beyanına göre sistemlerin sağlıklı ve çalışır bir şekilde yapılmadığından “kurulum” olarak değerlendirilemeyeceği, 3 adet kapalı (akülü) sistem üzerinde anlaşılmasına rağmen sadece 1 tanesinin akülü sistem olduğu (tanık ifadesi), 8 adet akünün temin edildiği, buna karşın belediyenin ... no’lu kurulum alanındaki tüm malzemeyi söküp götürdüğü, bu nedenle akülerin sahaya getirildiğine ve montaj edildiğine dair herhangi bir kanıta rastlanamadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; Davaya konu ... ... içerisinde kuruluma konu tesise ilişkin malzemelerin ... ... tarafından alınarak montajının yapıldığı, ... nolu kurulum alanında yapılan keşif sonrası hiçbir malzemeye rastlanmadığı, belediyece çalışmayan montaja ilişkin tüm malzemenin sökülerek götürüldüğü, hem dosyadaki montaj raporundan hem de tanık ifadesinden, 20 adet güneş panelinin çatıya yerleştirilen profil iskeletlerin üzerine montajının yapıldığı, binanın içerisine duvara 1 adet inverter takıldığı ve tek akülü sistem olacak şekilde 8 adet akünün getirildiği ve fakat montajının dahi yapılmadığı, sistemin hiçbir zaman devreye alınmadığı ve elektrik üretimi yapılarak şebekeye verilmediği, bu alanda kurulum yapılmadığı, ... ve ... nolu kurulum alanlarında ise, 20’şer adet güneş panelinin kurulum yerlerinde hazırlanan profillerin üzerine montajının yapıldığı, her bir alanda l’er adet ... alanın yanındaki ve altında bulunan bina içerisi yerine panellerin arkasında olacak şekilde bağlantısının yapıldığı, sistemin aküsüz olması sebebiyle bu alanlara akü getirilmediği, tanık anlatımlarına göre inverterlerde test sırasında elektriğin görüldüğü ama sistem olarak hiçbir zaman elektrik üretmeyip, şebekeye iletmediği, keşif sırasında da sistemlerin şebekeye bağlantısının olmadığı ve atıl durduğunun tespit edildiği, diğer bir anlatımla tam bir kurulumun olmadığı, malzemelerin montajının yapılarak işlevsiz olarak bırakıldığı anlaşılmıştır.

Kullanılan malzemenin piyasa rayiç fiyatları ve kesilen faturaya uygunluğu yönünden ise; Dava konusu fatura tutarı (KDV dahil) ... TL olup, 5 kalem malzeme bedeline ait olduğu, bu 5 kalem malzemeden sadece 80 adet olan ... ...nin verilen teklifle marka olarak uyuştuğu, ancak faturada belirtilen birim fiyat ve tutarların, teklif fiyatlarıyla ve piyasa fiyatlarıyla benzerlik göstermediği, rayiç bedel araştırmasının teklif içeriği ve yapılan keşif sonucu tespit edilen veriler dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesaplanmış, bu yöntem mahkememizce de makul ve mantıklı karşılanmıştır. Buna göre, kullanılan malzemenin piyasa rayiç bedeli, faturadaki Avro & TL çevrim kuru olan ... kullanılarak KDV dâhil ... TL (... Avro) olarak bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Davalının ise ...-TL ödeme yaptığı, geriye ...-TL borcu kaldığı kabul edilmiş, itirazın bu miktarla sınırlı olarak kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf ihtar çekerek davalı tarafı temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz kabul edilmemiş, uluşmazlık her ne kadar faturaya dayalı bir alacak görünse de temel ilişkinin sözleşmesel olması nedeniyle belirlenebilir olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, diğer bir anlatımla likit olmadığı düşünüldüğünden icra inkar tazminatı talebinin, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ...-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizi UYGULANMASINA, Takip talebindeki alacak likit olmadığından, yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebi ile davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi nedeniyle kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,

Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, talimat gideri ...-TL, keşif gideri ...-TL, taksi ücreti ...-TL, temyiz masrafı ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ...-TL ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/01/2020 KATİP ... (E-İmzalı) HAKİM ... (E-İmzalı)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog