11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/3716 E. , 2025/2053 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 1995 yılından bu yana “...” ticari markasını ve ticaret adını sürekli olarak birçok ürün ve hizmet ile bağlantılı olarak kullandığını, "basic+..." markalı ilaçların yalnızca "www.....com" internet sitesi üzerinden satışa sunulduğunu, "basic+..." markalı ilaçların, herkesin uygun fiyatlı ilaç ve tedaviye ulaşabilmesi amacıyla yaratıldığını ve markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-b ve 5/1-c bentleri uyarınca ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, ibarenin cins, kalite, vasıf bildirmeyen ve tanımlayıcı olmayan bir marka niteliği taşıdığını, 05. sınıfta bulunan ilgili malların herhangi bir özelliğini tanımlamadığını, bu malların hedef tüketici kitlesinde kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olduğunu, yüksek ayırt ediciliği bulunan şekil unsuruyla birbirlerinden ayrıldığını, markanın ilk bakışta şekil unsurunun dikkati çektiğini, müvekkili şirket markası ile ilgili değerlendirme yapılırken ortalama Türk tüketicisinde oluşturduğu algıya göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin "basic + ..." markasının İngilizce'nin ana dil olduğu ülkelerde tescil edildiğini ileri sürerek 2020-M-10170 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; “basic” ibaresinin “temel, esas, esaslı” gibi anlamlarının bulunduğunu, “...” ibaresinin ise başvuruya konu malların ilgili olduğu alanda “bakım, tedavi” gibi anlamlara geldiğini, her bir ibarenin ayrı ayrı tanımlayıcı nitelikteki “basic” ve “...” kelimelerinin basit ve sıradan şekilde bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, markanın yurtdışında bir veya birden fazla sayıda ülkede tescilli olmasının, marka haklarının ülkesel niteliği karşısında, söz konusu markanın Türkiye’de de tescil edilmesi zorunluluğunu getirmediğini, başvuru sahibinin “...” ibareli markanın tanınmışlığı iddiasının ise somut olayla alakalı olmadığını, müvekkili kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın “temel bakım, basit tedavi” gibi anlamlara geldiği, markada sağlık sembolü olarak bilinen "+" işaretinin, kare biçimindeki bir konuşma baloncuğunun içine yerleştirilmesi ile oluşturulmuş bir şekil unsurunun da bulunduğu, dava konusu markanın kelime ve şekilden oluşan bütünsel kompozisyonu itibariyle umumi intiba olarak, çekişme konusu 05. sınıftaki mallar bakımından somut ayırt edici nitelik taşıdığını, bu bağlamda "basic + ..." şeklindeki marka işaretinin, bütünsel açıdan çekişme konusu mallar bakımından SMK'nın 5/1-b bendi kapsamında tescil engeli içermediği, diğer yandan başvurusu yapılan markada yer alan "..." kelimesinin, 05. sınıftaki mallarda yaygın kullanıldığı, zayıf markasal unsur olan "..." kelimesinin farklı sözcüklerle ve hatta “bio, well, up, plus, magic” gibi herkesin kullanımına açık ibarelerle tesciline cevaz verildiği, bu kapsamda davacı markasındaki ... kelimesi ile şekil unsurunun markaya yeterli ayırt ediciliği sağladığı, tüm bunların yanı sıra; “... + şekil + ...” markasının mutlak tescil engellerinden herhangi birini içermediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 2020-M-10170 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu başvuru markasının ayırt edici niteliğinin bulunduğu, cins, kalite, vasıf bildirmediği, tanımlayıcı olmadığı iddiasına dayanan YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
24.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.