11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/5375 E. , 2025/4397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 62, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi atfıyla 267/1, 62, 58 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine, Mahkemenin sanığın temyiz harcını yatırmadığından bahisle temyiz talebinin reddine dair 13.06.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı ek kararının, temyiz edilmeden kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2021/25033 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98418 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98418 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1.Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2011 tarihli ve 2010/275 esas, 2011/311 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Sanığın ... isimli kişiye ait kimlik bilgilerini kullanarak kendisine ait fotoğrafı yapıştırdığı nüfus cüzdanını kullandığı olayda, sahte oluşturulan nüfus cüzdanı aslının temin edilemediği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28/10/2020 tarihli ve 2020/97 esas, 2020/17685 karar sayılı ilamında yer alan "... belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve aslı bulunamayan belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olamayacağı ve suçun maddî unsurunun oluşmayacağından ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanık hakkında aslı ele geçirilemeyen suça konu sahte nüfus cüzdanının kullanılmasının resmi belgede sahtecilik suçu olarak kabul edilerek ceza tayin edilmesinde,
2.Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2011 tarihli ve 2010/275 esas, 2011/311 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2011 tarihli kararının sanığa 25/04/2011 tarihinde tebliğine müteakip yasal süresi içerisinde 27/04/2011 tarihli dilekçeyle sanık tarafından temyiz edildiği, Mahkemesince 13/06/2011 tarihli ek karar ile temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 TL harç alınması hükme bağlanmış ve anılan kanun maddesi Anayasa Mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ve 2011/54 Esas, 2011/142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlandığı 28/12/2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29/06/2012 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra, uyuşmazlık konusunu teşkil eden kanunun yürürlükte kaldığı 14/04/2011-29/06/2012 tarihleri arasında ceza mahkemelerinden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularında harç alınıp alınmayacağı ve temyiz harcını yatırmayanların temyiz isteminin reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği konusu ile ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01/04/2014 tarihli ve 2013/11-669 Esas, 2014/160 sayılı kararında, "...Harcın yatırılmamış veya eksik yatırılmış olması mevcut ve mer'i hukuki düzenlemeler karşısında ceza davalarında temyizin bir şartı veya reddi sebebi olmadığından temyiz süresi içerisinde harcın ödenmemesi halinde bu husus temyiz isteminin reddine karar verilmesini gerektirmeyecek ve harcın tahsili amacıyla bu durumun Harçlar Kanunun 37. maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesi ile yetinilecektir." şeklinde belirtilmek suretiyle temyiz harcının yatırılmamasının, temyiz talebinin reddi olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde temyiz talebinin reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2.14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 TL harç alınması hükme bağlanmış ve anılan kanun maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli ve 2011/54 Esas, 2011/142 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra, uyuşmazlık konusunu teşkil eden kanunun yürürlükte kaldığı 14.04.2011-29.06.2012 tarihleri arasında ceza mahkemelerinden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularında harç alınıp alınmayacağı ve temyiz harcını yatırmayanların temyiz isteminin reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği sorunu ortaya çıkmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/11-669 Esas, 2014/160 Karar sayılı kararında, "...Harcın yatırılmamış veya eksik yatırılmış olması mevcut ve mer'i hukuki düzenlemeler karşısında ceza davalarında temyizin bir şartı veya reddi sebebi olmadığından temyiz süresi içerisinde harcın ödenmemesi halinde bu husus temyiz isteminin reddine karar verilmesini gerektirmeyecek ve harcın tahsili amacıyla bu durumun Harçlar Kanunun 37. maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesi ile yetinilecektir." denilmek suretiyle temyiz harcının yatırılmamasının, temyiz talebinin reddi olarak değerlendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
3.Bu açıklamalar ışığında incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin 30.03.2011 tarihli kararın, 25.04.2011 tarihinde tebliğine müteakip yasal süresi içerisinde 27.04.2011 tarihli dilekçeyle sanık tarafından temyiz edildiği, Mahkemece 13.06.2011 tarihli ek karar ile temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, buna karşılık temyiz harcının yatırılmamasının, temyiz talebinin reddi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı Kanun'a aykırı olup, ihbarnamede yer alan (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş; bozma nedenine göre dosyanın temyiz incelemesi amacıyla Yargıtay'a gönderilmesi gerekeceğinden, henüz kesinleşmeyen Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı kararının bu aşamada kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı belirlenmekle, ihbarnamede yer alan (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (2) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
3.Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2021 tarihli ve 2010/275 Esas, 2011/311 Karar sayılı ek kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, temyiz incelemesine gönderilmesi amacıyla gerekli işlemlerin yapılması için Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2025 tarihinde karar verildi.