Esas No
E. 2025/341
Karar No
K. 2025/753
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/341

KARAR NO: 2025/753

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/02/2024

NUMARASI: 2023/9 Esas 2024/74 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:

Davacı vekili; müvekkilinin ... A.Ş., ... Tic. A.Ş. ile ... A.Ş.'yi hasım göstererek Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 2009/512 Esas, 2018/322 Karar sayılı dava dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtığını, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir BAM 9. HD'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği kararın, davalı ... A.Ş. tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. HD'nin 20/09/2022 tarih ve 2021/6233 Esas, 2022/10872 Karar sayılı ilamı ile ticaret sicilinden terkin edilen davalı ... ve Tic. A.Ş. şirketinin ihyası ve tasfiye memurunun atanması gerektiği bildirilerek kararın bozulduğunu ,taraf teşkilinin sağlanması için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...nolu sicilinde kayıtlı, ... mersis numaralı, ... A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilerek tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir.

CEVAP

1.Davalı ... vekili; re’sen terkin işleminin, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı TTK nın Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Tasfiye Memuru vekili; huzurdaki dava 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın bu sebeple usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... Ticaret A.Ş.'de İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından geçici 7.madde kapsamında belirtilen şirketler kapsamına alındığını 13.08.2014 tarihinde şirketin sicil kaydının resen terkin edildiğini, şirketin olağan genel kurul toplantısın da en son 2008 yılı için 27.02.2009 tarihinde yapıldığını, görüleceği üzere huzurdaki dava şirketin terkin tarihinden 8,5 yıl geçtiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerektiği,

TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tescile karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerektiği, getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin terkinden önceki tasfiye işlemlerini ...'in yürüttüğü ve şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, ek tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numaralı siciline kayıtlı ... A.Ş unvanlı şirketin İzmir BAM 9. H.D'nin 2018/2428 E sayılı dosyasına münhasır olmak üzere sicilden terkin kaydının iptali ile yeniden ihyasına, sicile kayıt, tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Tasfiye Memuru ... vekili; müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... A.Ş.'de İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından geçici 7. madde kapsamında belirtilen şirketler kapsamına alındığını, şirketin 13.08.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyası isteyebileceğini, ...

Tic. A.Ş.'nin ihyası istenebilmesi için beş yıllık hak düşürücü sürenin bittiği tarihin 13.08.2019 olduğunu ancak huzurdaki davanın şirket terkin tarihinden sekiz buçuk yıl, beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 04.01.2023 tarihinde açıldığını, TTK nın geçici madde 7 uyarınca resen terkin işlemleri sebeplerinden sayılan durumlardan olan şirketin son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılmadığını ve iptal kararının elde açılan davadan sonra ki tarihli olduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına rağmen davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE VE SÜREÇ:Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde 01/10/2024 Tarih 2024/1492 Esas 2024/1371 Karar sayılı karar ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile sicile kayıtlı ... A.Ş.'nin geçici 7. Maddesi uyarınca 5174 sayılı kanun 10.md uyarınca re'sen 13/08/2014 tarihinde terkin edildiği, Fethiye 1 Asliye (iş) Hukuk Mahkemesinde derdest davada taraf teşkili sağlanmak üzere şirketin ihyası gerektiği belirlenmektedir. Tasfiye memuru vekilinin hakdüşürücü sürenin geçtiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. Ancak; elde ki davada davalı ... tarafından terkin yapılması söz konusu olup; tasfiye memuru olarak atanan ... terkinden evvel ki şirket yetkilisidir. Tasfiye memuru ve şirket yetkilisi olarak tarafına tebligat yapılarak davaya katılmış olup; aleyhine karar verildiğinden kararı istinaf hakkı bulunduğundan istinaf incelemesi esastan yapılmıştır. Şirketin eski tasfiye memuru olmadığından kusuruyla davanın açılmasına da sebep olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davaya katılan tasfiye memuru dava açılmasına sebebiyet vermediğinden tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.Kararın tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 13/01/2025 Tarih 2024/6392 Esas 2025/57 Karar sayılı ilamı ile; "dosyada mübrez evraktan, ihyası talep edilen şirketin merkez adresinin R... Kadıköy/İstanbul olduğu anlaşıldığından, davanın kesin yetkili olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekirken, davanın yetkisiz mahkemede görülmesi doğru olmamış" denilerek, kararın bozulmasına karar verilmiş usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Açıklanan nedenlerle hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dava dilekçesinin kesin yetkisizlik nedeniyle reddine, dava dosyasının kesin yetkili Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 Tarih 2023/9 Esas 2024/74 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Dava dilekçesinin kesin yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkemenin yetkisizliğine İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili bulunduğuna, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın yetkili bulunan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Tasfiye memuru ... tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Duruşmalı yapılan inceleme sonunda, davacı ve tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/05/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog