Esas No
E. 2025/728
Karar No
K. 2025/671
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/728 Esas

KARAR NO: 2025/671 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2024/615 D.İş- 2024/615 Karar

TARİH: 17/02/2025 (Ek Karar Tarihi)

DAVA: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 24/04/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; Borçlu tarafından müvekkili şirkete verilen 30.12.2022 vadeli, 1.000.000,00 USD bedelli bir adet senedin vadesi gelmiş olmasına rağmen bu güne kadar halen ödenmediğini, kendileri tarafından borçlulara ulaşılamadığını, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme olasılığının mevcut olduğunu, dolayısıyla Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçluların borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu doğduğunu beyanla alacakları için borçluların borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, aksi takdirde ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin 23/12/2024 tarihli, 2014/615 değişik iş ve 2024/615 karar sayılı kararı ile; "1-İcra İflas Kanununun 257. Maddesinin 1. fıkrası ve müteakip maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçluların, 35.120.000‬.00.-TL borcuna yetecek miktarda, yedlerinde bulunan menkul ile gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının haczi caiz olan kısmının İHTİYATEN HACZİNE, 2-İİK'nın 259/1. maddesine göre İhtiyati haciz isteyen alacaklının ihtiyati haciz talebinde haksız çıktığı taktirde borçlunun, kefilinin ve üçüncü şahısların uğrayacakları zararlarına karşılık olarak borç miktarının % 15 (5.268.000,00.-TL) oranında nakdi teminat yatırmasına veya aynı oranda başka bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına,3- Miktar ve çeşidi yukarıda yazılı teminat, mahkeme veznesine depo edildiğinde, teminatın yatırıldığın karara şerh verilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz edenler vekili itiraz dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu madde 257'de ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir..." denildiğini, müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının İİK m. 258/2 gereğince taraflarını dinleme gereği duyulmaksızın, evrak üzerinde verilmiş olup vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağına dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, somut olayda yasanın aradığı ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığını, ekte sunulan Üsküdar ... Noterliği'nin 28.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" ve aynı tarihli "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Ek Protokol" sözleşmelerinden anlaşılacağı üzere mahkemeye ihtiyati haciz başvurusunun dayanağı olarak sunulan bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşımasının zorunlu olduğu halde bu niteliği haiz olmadığını ve kambiyo senedi vasfında kabul edilemeyeceğini, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, somut olayda İİK madde 257 şartlarının oluşmadığı, kambiyo senedinin sözleşmeye ve vadesinin birden çok seçeneğe ve şarta bağlı olduğunu, kambiyo senedinin kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşımadığını, senetteki meblağın ve vade tarihinin yargılamaya muhtaç olduğunu, yine sözleşmede "ciro edilemez" ibaresi ile ciro yasağı bulunduğunu, lehtar ve hamilin kötü niyetle, bile bile borçluların zararına hareket ettiklerini, iki firma aynı adreste olup birbiriyle irtibatta olduklarını, ruhsat alındıktan sonra inşaat yapılmayarak edimin yerine getirilmediğini, bu nedenle lehtarın ödeyeceği cezai şartlar, müspet ve menfi zararlardan kaçınmak için ve sırf iyi niyetli üçüncü şahıs kisvesi yaratılmak amacıyla birlikte hareket ettikleri ve bu konudaki haklılıklarının yaklaşık olarak ispat edildiği ve savunmaları dikkate alındığında ihtiyati haciz kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun anlaşıldığını beyanla kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 17/02/2025 tarih 2024/615 D.İş- 2024/615 Karar sayılı ek kararında;"Talep;

İİK'nun 257. Maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının İİK'nun 265. Maddesi gereğince kaldırılması istemine ilişkindir.2004 sayılı İİK'nun 265/1. Maddesi gereğince borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına karşı; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı, huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurabilir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, karşı taraf vekilince mahkememizce verilen 23/12/2024 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edildiği, itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği, ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, teminata ve yetkiye olmak üzere İİK'nun 265.maddesinde sınırlı olarak düzenlendiği, itiraz dilekçesindeki sebeplerin de İİK' nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden olmadığı, ileri sürülen itiraz sebeplerinin menfi tespit davasında tartışılabileceği, mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle itirazın reddine karar verilmiştir..."gerekçesi ile ''İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazının REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/615 D. İş - 2024/615 K. Sayılı, 17/02/2025 tarihli ek kararı ile ihtiyati haciz kararına itirazları reddedilmiş olup söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, İcra ve İflas Kanunu madde 257'de ihtiyati haczin şartlarının düzenlendiğini, Mahkemece müvekkilleri aleyhine evrak üzerinde karar verilmiş olup vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağına dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, somut olayda yasanın aradığı ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığını, ekte sunulan Üsküdar ... Noterliği'nin 28.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" ve aynı tarihli "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Ek Protokol" sözleşmelerinden ihtiyati haciz başvurusunun dayanağı olarak sunulan bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşıması zorunlu olduğu halde bu niteliği haiz olmadığının görüldüğünü ve kambiyo senedi vasfında kabul edilemez olduğunu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini; Dosya içeriğinde yer alan, Üsküdar ... Noterliği'nin 28.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" ve aynı tarihli "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Ek Protokol" birlikte bir bütün olarak incelendiğinde ihtiyati hacze konu olan kambiyo senedinin noterden düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine bağlı olarak verildiği, ek protokolün 5. maddesinde "ciro edilemez" ibaresi bulunduğu, kambiyo senedinin vadesinin ek protokolün 3. ve 4. maddesinde senedin vadesinin şarta bağlı olarak, farklı seçeneklerle, belirsiz ve yargılamaya muhtaç bir şekilde tayin edildiğinin çok açık bir şekilde görüldüğünü, kambiyo senedi düzenlendiğinde bonoda sadece borçlular, lehtar, senedin meblağı olan 1.000.000 USD ve tanzim tarihi yazılı olup vade tarihinin boş bırakıldığını, sonrasında ise lehtar tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak, kötü niyetle, müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında senede vade tarihinin yazıldığının görüldüğünü; Söz konusu kambiyo senedinin işleyecek faiz dahi vade tarihine bağlı olarak işleyeceğinden yargılamaya muhtaç bir vade tarihinin senedin kambiyo senedi vasfını etkileyeceğinin tartışmasız olduğunu, aynı şekilde bonoların vade tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra zaman aşımına uğrayacağı dikkate alındığında, vade tarihinin belirli olmasının öneminin daha da açık anlaşıldığını, şu haliyle kambiyo senedinin yukarıda sözü edilen her iki sözleşmeye bağlı olarak düzenlendiği, birden çok vadenin söz konusu olduğu, bu vade seçeneklerinin dahi şarta bağlanmış olduğu, kayıtsız şartsız, muayyen bir bedeli ödeme vaadi taşımadığı, bu niteliğe haiz olmadığı ve senedin zaman aşımına uğradığı, seçenek vadelerden herhangi birinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dahi vadeden itibaren 3 yıl geçmiş olduğunun anlaşıldığını; Kambiyo senedinin görünürde alacaklısı gözüken ...

Ticaret A.Ş.'nin bu bonoyu bile bile davalı/borçlu müvekkillerinin zararına hareket ederek devralmış olup, hem lehtar ... Sanayi Ticaret AŞ. (Yeni ünvanı: ... Sanayi Ticaret AŞ.) hem de yetkili hamil gözüken alacaklı ...

Ticaret A.Ş.'nin iştirak halinde ve kötü niyetle bu işlemleri gerçekleştirdiklerini; Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde senet lehtarı tarafından edimlerin gereği gibi yerine getirilmeyerek 31.01.2019 tarihinde inşaat ruhsat alınmasına rağmen inşaatın yapılmamış olması nedeniyle lehtarın aleyhine tayin edilen cezai şartlar, müspet ve menfi zararlar dikkate alındığında davacı/borçlu müvekkillerinin, lehtardan çok ciddi miktarda ve kambiyo senedi düzenlenen meblağın çok üzerinde alacaklı durumda olduklarını, dolayısıyla lehtarın bu durumu gözeterek işbu bonoyu anlaşmaya aykırı doldurduğunu ve aslında yine kendi firması olan fakat yetkilisi olarak gözükmediği ... Ticaret AŞ.'ye ciro etmek suretiyle birlikte borçlu müvekkilinin zararına kötü niyetle hareket ederek, iyi niyetli üçüncü şahıs yetkili hamil statüsünün yaratılmak istenildiğini, senet lehtarı firma ile ciro yoluyla alacaklı gözüken ... Ticaret AŞ.'nin aynı adreste faaliyet gösteren irtibatlı firmalar olduğunu; Keşideci ... AŞ. yetkilisi ve senet kefili ... ise aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek protokol uyarınca inşaat ruhsatı almasına rağmen yıllarca edimlerini yerine getirmeyerek inşaatı sürüncemede bıraktığını, kendilerinin lehtar firmadan cezai şart, müspet ve menfi zarar olarak çok yüksek miktarda ve senet alacağının çok üzerinde alacaklı bulunduklarını, dolayısıyla senetten dolayı borçlu bulunmadıklarını belirttiğini, bu görüşmelerden kısa bir süre sonra lehtar firma tarafından senet ciro edilerek, ... Ticaret AŞ. aracılığıyla işleme konulduğunu ve takipten sonra dahi ... ile ...'nın işbu senet yönünden telefon görüşmeleri yaptıklarını; Yine hayatın ve iş hayatının olağan akışına göre gerek ihtiyati haciz kararı alınırken gerekse icra takibine geçildiğinde senedi ciro yoluyla devreden ... Sanayi Ticaret A.Ş.'ye karşı işlem yapılmaması, icra takibinde borçlu gösterilmemesinin aslında farklıymış gibi gözüken tüzel kişilikler altında lehtar ve yetkili hamilin işbirliği içinde hareket ettiğini gösterdiğini, dosya içeriğinde bulunan Üsküdar ... Noterliği'nin 28.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" dikkate alındığında, 10. maddede inşaatın teslim süresinin inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 24 ay olarak tayin edildiğini, 11. maddesinde teslimin gecikmesi halinde cezai şart düzenlendiğini ve her geçen ay için daire başına 1.000 USD cezai şart kararlaştırıldığını, yine aynı maddede teslim tarihinde inşaatın teslim edilmediği takdirde müspet ve menfi zararların birlikte talep edilebileceğinin kararlaştırıldığını ve bu durumda dahi cezai şart hakkının saklı tutulduğunu, dolayısıyla davacı/borçlu müvekkilleri, senet lehtarından alacaklı olduklarından ve bu miktar hesaplandığında icra takibine konu edilen senedin meblağından kat be kat yüksek meblağlara karşılık geleceğinden lehtara borçlu bulunmadıklarını beyanla İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/615 D. İş - 2024/615 K. sayılı, 17/02/2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, senede dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne, karşı tarafın ihtiyati hacze itirazı üzerine ise yukarıda açıklanan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı muterizler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür.

İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Somut olayda; muterizlerin keşideci ve kefil olarak düzenledikleri senedin, ciro edilerek talep eden şirkete devredildiği ve vadesinde ödenmediği, senedin kayıtsız şartsız ve belirli vadeli olarak düzenlendiği, muterizlerce ileri sürülen ve senedin vadesinin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, keşideci ile aralarında mevcut sözleşmeler ile ciro edilmeyeceğinin kabul edildiğine yönelik iddialar ihtiyati haczin dayandığı sebebe ilişkin iddialar olup mevcut deliller ile ispat edilemediği, bu iddialar ve tarafların aralarındaki ticari ilişki nedeniyle alacak-borç durumlarının ancak açılmış bir davada yapılacak yargılamada değerlendirilebileceği, bu nedenle Mahkemece şartları mevcut ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ve kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden muterizler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.013,90 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 398,50 TL'nin talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.