Esas No
E. 2024/3826
Karar No
K. 2025/3630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/3826 E.  ,  2025/3630 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/427 Esas, 2023/346 Karar
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, ... aleyhine açılan birleştirilen davaların kısmen kabulüne verilmiştir. Mahkeme kararı bir kısım davacılar vekilleri ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.03.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden bir kısım davacılar ... vd. vekili Avukat ..., ... vd. vekili Avukat ..., ... vd. vekili Avukat ..., yetki belgesine istinaden ... vd. vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen dosyalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi, 1253 ada 7 parsel sayılı taşınmazda murislerinin paylarının Kadıköy Belediye Encümeninin 17.07.1990 tarihli ve 79/12 sayılı kararı ile ıslah imar planı uygulamasına tabi tutulduğunu ve bedelsiz olarak yola terk edildiğini, müvekkillerinin paylarına karşılık herhangi bir yer verilmediği gibi bedel de ödenmediğini, taşınmaza haksız ve hukuka aykırı olarak taşınmaza el atıldığını belirterek taşınmazdaki pay bedellerinin davalı idarelerden tahsilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 05.04.2016 tarihli ve 2011/318 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak biçilen değerde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak Muris ... ... verasetine ilişkin çelişkiler giderilmeden ve bazı paylar yönünden ise gerekçesi açıklanmadan veraset ilamından ve bilirkişi raporundan ayrılarak fazla bedele hükmedildiği, muris ... ...'ın hükme esas alınan veraset ilamının iptal edildiği ve güncel veraset ilamının dosya içine girdiği gözetildiğinde muris ... ...'ın güncel veraset ilamı da temin edildikten sonra davacılar paylarının yeniden hesaplanması gerektiği; bir kısım davacılar (... vd.) vekili ... tarafından yatırılan 3557,00 TL ıslah harcının davalı idareden alınarak adı geçen vekilin temsil ettiği davacılara verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, ...

aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, ... aleyhine açılan birleştirilen davaların kısmen kabulüne verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekilleri ile davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma ilamında murisi ... payına el atma olduğunun kabul edildiğini, müvekkillerinin usuli müktesep hakkı olduğunu, aksi kanaat halinde müvekilleri aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, asıl davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verildiğini, idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; aslı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kısmen ret dolayısıyla aleyhe nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, ... ve ...’nun kök muris ... gelen pay karşılıklarının 564.040,14 TL olması gerekirken 555.362,60 TL; ... (...) ...’dan gelen paylarının 2.872.808,08 TL olması gerekirken 2.828.652,87 TL hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

3.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’un da mirasçısı olduğunu, sadece ... ... gelen hissesinin hesaplandığını, ...'dan gelen hissesinin de hesaplanması gerektiğini, Dairenin bozma ilamında ... payına da el atma olduğunun belirtildiğini ileri sürmüştür.

4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah imar uygulamasının ... tarafından yapıldığını, tapu maliki ... ile ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisinin ispat edilemediğini, tapuda ...’in baba adı ve soyadının yazılı olmadığını, bilirkişi raporunun güncel veraset ilamı doğrultusunda alınmadığından eksik incelemeyle düzenlendiğini, m² birim değerlerinin fahiş olduğunu, davacılarla ... arasındaki ilişkinin ispatlanamadığını, raporda pay payda eşitliğinin sağlanamadığını ve toplam miktara hükme esas alınan raporda yer verilmediğini, ıslah imar uygulamasının özel parselasyona göre hazırlandığını, yol alanlarına karşılık uygulama sonucu oluşturulacak imar parseli kalmadığından yer verilemediğini, ...'un eski 801 ada 93 parselde özel parselasyon yaparak defalarca 3. kişilere satış yaptığını, bu hususun araştırılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin geçtiğini ileri sürmüştür.

C. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dairemiz bozma kararında her ne kadar muris ...'un payı olduğu halde şuyulandırma cetvellerinde yer almadığı, davalı idarenin cevabından bu murise başkaca bir taşınmazdan yer verilmediği, payının bedele de dönüşmediği, söz konusu işlemin dayanağı olan encümen kararının farklı paydaşların açtığı idari davalarda iptaline karar verilmesine rağmen, davacılara ait hisselerin zeminde imar ada ve parselleri arasındaki yollarda kaldığı ve böylece kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği belirtilmiş ise de ilk kararla hükmedilen bedele faiz işletilmesi yönünde maddi hataya dayalı bozma yapıldığı, bu durumun taraflar yönünden usuli müktesep hak oluşturmadığı, dosyadaki belgelerin incelenmesinde; tapu maliki, baba adı ve soyadı olmayan ...’ten intikal eden 11520/161280 hissenin 30.01.1974 tarihli ve 496 yevmiye numaralı işlem ile iştirak halinde ... ve ... adına intikal ettiği, aynı tarih ve yevmiye ile hissenin tamamının Mustafa Ziya Yücür’e şuyulandırmadan evvel devredildiği, ...’un dava konusu taşınmazda başkaca hissesinin bulunmadığı, bedelsiz yola terk edilen yerinin olmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Kök Muris ...'in başka mirasçılarının açtığı dosyalarda aynı veraset ilamının kullanıldığı, paydaş dosyasındaki bilgilere göre İstanbul Anadolu 17.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/973 Esas, 2013/966 Karar ile İstanbul ili, ..., ... Mahallesi, 1253 ada 2 parselden ifrazla ayrılan 7 parselde tapuda kayıtlı olan taşınmaz maliki olan ...'in soyadı hanesine ... ifadesinin eklenmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde dosya içindeki veraset ilamlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.

4.Davacı ... ... mirasçısı ... ile ... için muris ...'dan (...) intikalen gelen pay karşılığı 2.872.845,60 TL'şer ise de adı geçenler yönünden ıslahla bağlı kalınarak hüküm kurulması yerindedir.

5.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin tüm, bir kısım davacılar vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışında ileri sürdükleri temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

6.Davacı ... ... mirasçısı ... ile ... için muris ...'ten intikal gelen pay karşılığı 564.034,24 TL'şer olması gerekirken eksik bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

7.18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden kısmen kabul kararı verilen birleştirilen davalar açısından idarenin yaptığı yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre davacılardan alınması ve davacılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... vekilinin tüm, bir kısım davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Bir kısım davacılar vekillerinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;

a)(2) numaralı bendinin birleştirilen İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi(Kapatılan Kadıköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/21 Esas sayılı) dosyasına ilişkin (D) harfli alt bölümünün (22) ve (23) numaralı alt bentlerinden "555.362,60" sayılarının çıkarılması, yerlerine " 564.034,24" sayısının yazılması,

b)(14) numaralı ...'nın yaptığı yargılama giderlerine ilişkin bendin çıkarılması,

c)(15) numaralı ... lehine vekâlet ücretine ilişkin bendin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılar ... vd. ile ... vd. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ... Başkanlığından alınarak davacılar ... vd. ile ... vd.'ne ödenmesine, Bir kısım davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, fazla yatırılan temyize başvurma harcının iadesine,

18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.