Esas No
E. 2024/840
Karar No
K. 2025/200
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

37. Hukuk Dairesi

E. 2024/840 K. 2025/200 T.
Resmî Atıf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2024/840, K. 2025/200, T. 04.03.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
37. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/840
Karar No
2025/200
Karar Tarihi
04.03.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/840 Esas
KARAR NO: 2025/200
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/10/2024
KARAR TARİHİ: 04/03/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde .... numaralı genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan kamyonet cinsi .... plakalı aracın, 17.02.2023 tarihinde davalının maliki olduğu minibüs cinsi .... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, vakıada, haksız fiiliyle kazanın oluşmasına sebebiyet veren davalının malik olduğu araç sürücüsünün asli ve % 100 kusurlu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunu, ayrıca davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün kazanın akabinde kaza tespit tutanağı tutulmadan olay yerini terk ettiğini, gerçekleşen kazanın akabinde sigortalı araçta meydana gelen zararın tazmini için müvekkili şirket tarafından 17.778,84 TL tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ancak davalı tarafından takibe, borca ve faize itiraz edildiğini, davalının itirazının haksız, hukuken dayanaktan yoksun olduğunu, davalının borca ve ferilerine yaptığı itirazın haksız olduğunu, uyuşmazlığın çözümü için Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ... nolu dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.

Dava sözleşmenin tarafları arasında değil; sorumluluğundan kaynaklanmış olup, sigortalı aracın hususi nitelikte olduğu, davacı sigorta şirketi sigortalısının dava dışı şahıs .... olduğu ve dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; sigortalı .....'ın tacir olmadığı, şahsi olarak gerçek usulde vergi mükellefiyet kaydına rastlanılmadığını, İTO kaydının bulunmadığı ve yıllık beyannamesi incelendiğinde Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesindeki hadleri aşmadığı görülmüştür.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında; “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalı Erdem Aydın'ın tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, sigortalıya ait aracın aracın hususi araç olduğu ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2024/927 Esas, 2024/2584 Karar sayılı ilamı) Bu durumda davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,

4.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)

5.6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,

6.Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog