22. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1540 - 2025/550 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2020
ESAS-KARAR NO : 2018/980 E - 2020/677 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akaryakıt satımına ilişkin ticari ilişkide davalının fatura bedellerini süresinde ödemediğini, akaryakıt sektöründe vade farkının teamül haline gelmiş uygulama olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen 08/08/20218 tarihli 319.967,00 TL bedelli vade farkı faturasına davalının süresi içinde itiraz etmediğini, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız yere borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından elektronik ortamda gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilerek iade faturası gönderildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi vade farkı istenebileceğine dair teamül de olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı/sözlü bir anlaşma bulunmadığı, teamül olarak da vade farkı uygulaması kararlaştırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik olduğunu, aynı taraflar arasında başka vade farkı faturası nedeniyle yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda vade farkının akaryakıt sektöründe ticari teamül olduğunun tespit edildiğini, davalının vade farkı faturasına itiraz etmediğinden fatura ve içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının takibe konu vade farkı faturasından dolayı alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2018/10277 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 06/09/2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine vade farkı faturasına dayalı 319.967,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının bilirkişi marifetiyle incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, dava konusu vade farkı faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan takipte talep edilen 319.967,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının bilirkişi marifetiyle incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre ise, davaya konu 08/08/2018 tarihli vade farkı faturasının davalının ticari defterlerine kayıt edildiği ve sonrasında 31/08/2018 tarihinde davalı tarafından iade faturası düzenlendiği, davalının davacıya borcunun bulunmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarında başkaca vade farkı faturasının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle vade farkı alacağı için taraflar arasında sözleşme veya teamül bulunmamasına, davacı tarafından düzenlenen ve davalının ticari defterlerine kaydedilen vade farkı faturası nedeniyle davalının davadan önce iade faturası düzenlemesine, davalının ticari defterlerine göre vade farkı faturası nedeniyle borçlu olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 09/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."