17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/659 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/12/2024
NUMARASI: 2019/543 Esas, 2024/860 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile dava dışı ... Tic.Ltd.Şti arasında İşletme Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket aleyhine işçi alacaklarına ilişkin dava açıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi neticesinde 32.373,33 TL ödeme yapıldığını, bu sebeple davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin kefalet sözleşmesi imzalamadığını, davacı talebini ilamsız icra yoluyla ileri sürdüğünden taraflarınca itiraz edildiğini, takip konusu belgelerin de tebliğ edilmediğini belirterek müvekkili aleyhine açılan davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı, sözleşmede kefaletin TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarını taşımadığını belirtse de davalının sözleşmeyi hem garantör/kefil hem de işletme ortağı sıfatıyla imzaladığı, davacının, işletme personeli nedeniyle ödemiş olduğu işçilik alacağından dava dışı şirket ile birlikte sorumlu olması gerektiği, davacının işçilik ücretini kararın kesinleşmesi ile birlikte ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu, belgelerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin kefil olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı ... Turizm Tic. Ltd. Şti. arasında İşletme Sözleşmesi akdedildiği, dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklı takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, iş bu dosyanın alacaklısı olan işçi tarafından davacı aleyhine açılan dava üzerine itirazın iptaline karar verildiği, davacının icra dosyasındaki borcu ödediği, ödediği miktarın davalıdan tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, akabinde davacı tarafından iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, yapılan yargılamada davalının itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği, verilen kararın davalı tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili 21/05/2025 tarihli dilekçesi ile; tarafların sulh olduklarını, bu nedenle istinaf başvurularından feragat ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı vekili 23/05/2025 tarihli dilekçesi ile; uyuşmazlık konusu dosya kapsamında anlaşma sağlandığını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. HMK 307. maddesine göre, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK 311. maddesine göre feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurmakta, 310. maddeye göre de, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilmektedir. Öte yandan feragat davaya son veren taraf işlemidir. Karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.
6100.Sayılı HMK.nın 349. maddesinde, başvurma hakkından feragat düzenlenmiş, ikinci fıkranın son cümlesinde, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddedileceğine yer verilmiştir. Davalı vekilinin 21/05/2019 tarihli ... yevmiye nolu Bodrum ... Noterliğinde düzenlenmiş olan vekaletnamesinin incelenmesinde vekilin davadan veya kanun yollarından feragat etmeye yetkisinin yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, dosya hakkında Dairemizce henüz karar verilmediği ve feragatın davalı tarafından yapıldığı, feragat dilekçesinin usule uygun olduğu görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeni ile reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/543 Esas, 2024/860 Karar ve 02/12/2024 tarihli kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 349/2. fıkrası uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/05/2025