Aramaya Dön

1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas No
E. 2024/596
Karar No
K. 2024/596
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/596 Esas - 2025/315

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/596 Esas
KARAR NO: 2025/315
DAVACI: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 30/10/2023
KARAR TARİHİ: 15/05/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/05/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti

Davacı tarafından Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen bila tarihli dava dilekçesi ile özetle; 06/08/2022 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, Bereket Sigorta ile kendi vekilinin arabuluculuk görüşmesi yaptığını, vekilinin kendi rızası olmadan Bereket Sigorta ile 30.000,00TL karşılığında anlaştığını, asıl alacağının 180.000,00TL olduğunu, usulsüz ve yasaya aykırı yapılan ve yetkiyi kötüye kullanan vekili Av. ...ve Bereket Sigortadan davacı olduğunu, davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili tarafından Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz edilen cevap dilekçesi ile özetle; davacı yanca müvekkili şirket aleyhine işbu davanın ikame edilmesinin hukuki menfaatten yoksun ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerektiğini, görev itirazlarının mevcut olduğunu, işbu davada sigorta hukuku ticaret kanunu gereği ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, Sakarya Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, kesin hüküm itirazlarının mevcut olduğunu, arabuluculuk anlaşma son tutanağının ilam niteliğinde olduğunu, anlaşılan konularda tekrar dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının gerçek zararlarının ödendiğini, arabuluculuk son tutanak anlaşma belgesi ile kararlaştırılan tazminatın ödendiğini, arabulucululuk sonucu kesin hüküm mevcut olduğunu, davacının gerçek zararı ödenmiş olup; arabuluculuk anlaşma tutanağı gereği kesin hüküm (ilam niteliğinde belge) teşkil edeceğinden başkaca bir ödeme talep edemeyeceğini ve talep hakkı olmadığını, kazaya ilişkin müvekkil şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcı ancak ve ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak koşuluyla huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise işbu dilekçemizde izah ettiğimiz hususların (müterafik kusur, faiz, özürlülük oranının tespiti vs. ) dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava türü ve uyuşmazlık dava dilekçesinin ve talep sonucunun açık olmaması sebebi ile anlaşılamamıştır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119/1-ğ maddesi gereği,

Mahkememizce davacı tarafa tam olarak hangi zarar (alacak) için talepte bulunduğunu açıklamak üzere süre verilmesi üzerine, davacının sunmuş olduğu beyan dilekçesi incelenmiştir IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;

31.maddesi "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." düzenlemesine, 119/1-ğ maddesi "açık bir şekilde talep sonucu" düzenlemesine,

2.Maddesi "Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Mahkemeye yöneltilen yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi söz konusudur. Dolayısıyla taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (m.

31.çerçevesinde yumuşatılmıştır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir. Görüldüğü üzere, hakimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin 31. maddede, hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay HGK 2020/11-652 Esas 2022/1269 Karar)

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 10/04/2025 T. 2025/500 e. Ve 2025/530 K. Sayılı ilamında "6100 sayılı HMK'nın 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar sayılırken dava dilekçesinin diğer unsurları yanında açık bir şekilde talep sonucunu da içermesi gerektiği (ğ) bendinde açıkça hüküm altına alınmıştır. Gerçekten de talep sonucu dava dilekçesinin en önemli unsurudur. Talep sonucunu içermeyen bir dilekçe dava dilekçesi olarak nitelendirilemez. Zira, mahkemelerde dava dilekçesinin talep sonucuna göre hüküm kurmak durumundadır. Bu nedenlerle dava dilekçesinin en önemli unsuru olan talep sonucu açık olmalı, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde davacının mahkemeden hangi konuda hukuki koruma istediğini açıkça belirtmelidir. Talep sonucunun açık olmaması durumunda mahkeme, talep sonucunu 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında açıklattırmalıdır. Hakimin davayı aydınlatma ödevi hakim açısından bir yetki olduğu kadar zorunlu olarak yapılması gereken bir görev olarak yorumlanmalıdır." denilmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler'in 7/1 maddesi "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 10/04/2023 T. 2022/881 E. Ve 2023/2075 K. Sayılı ilamında "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinde düzenlenen 'Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.' hükmü uyarınca davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur." denilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler

HMK nun119/1ğ maddesinde açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu hususun eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.

Dava dilekçesinde; talep sonucu kısmında talebin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Çünkü, taleple bağlılık ilkesi gereğince hâkim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler. Bu nedenle talep sonucu yeterince açık değilse hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK. m.

31.kapsamında açık olmayan talep sonucunu açıklatması gerekir.

Somut davada davacı taraf dava dilekçesinde yargılama yapmaya elverişli biçimde açık olarak talebini bildirmemiş, ayrıca bir alacak davası olarak değerlendirilebilecek net bir talep belirtmemiştir. Bunun üzerine 24/09/2024 tarihli tensip zaptının 1 nolu ara kararı ile davacı tarafa tam olarak hangi zarar (alacak) için talepte bulunduğunu açıklamak üzere süre verildiği; davacı taraf, 13/11/2024 tarihli beyan dilekçesi talep sonucu kısmında "usulsuz ve yasaya aykırı yapılan ve yetkiyi kötüye kullanan av. Vekilim olan ... şikayetçiyim ve karşı taraf olan ... da davacıyı, sayın MAHKEMEDEN Davamızın kabul ederek karar verilmesini, yargılama giderlerini vekalet ücretini karşı taraf üzerine bırakılmasın karar verilmesini arz ve talep ederiz" denilmiştir.

Hem dava dilekçesinde hem de açıklama dilekçesinde talep belirsizliği mevcut olup mahkemece sağlıklı bir yargılama yapılması ve hüküm kurulması bu haliyle mümkün değildir. Tarafın mahkeme önüne getireceği davada ne istendiğini yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya elverişli ve anlaşılır bir şekilde açıkça ortaya koyması zorunludur.

Davacı taraf verilen süreye ve yapılan ihtara rağmen bu açıklamaları suresinde yapmamıştır. Her ne kadar 28/02/2025 tarihinde bir beyan dilekçesi sunmuş ise de, bu beyan dilekçesi de süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerden ötürü de davanın HMK nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce, ön inceleme tutanağı imzalanmadan, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. Maddesi gereği, kendini vekil ile temsil eden davalı sigorta şirketi lehine maktu vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2.Sair hususların gerekçeli kararda izahına,

3.Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.458,55-TL'nin yatıran tarafa iadesine,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Artan gider avansın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı asilin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/05/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog