Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/5395
Karar No
K. 2024/5963
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/5395 E.  ,  2024/5963 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/5395
Karar No: 2024/5963
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında somut delil gösterilmeden, soruşturma yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, SD kart içerisindeki fişleme niteliğindeki verilerin kim tarafından, ne şekilde, hangi tarihte ve ne maksatla hazırlandığının bilinmediği, dijital materyal içerisindeki verilerin örgüt ile organik bağ oluşturarak örgüt mensubu olduğuna kanıt olarak ileri sürülmesinin yeterli olmadığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemle ile örgüt faaliyetlerine iştirak etmesi ve örgütün nihai amacı doğrultusunda eylemlerde bulunmasının gerektiği, HTS ve CGNAT kayıtlarının başkaca asli delillerle desteklenmedikçe tek başına delil olarak nitelendirilemeyeceği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, savunma hakkı tanınmadan, somut dayanakları ortaya konulmadan ve fişleme veya istihbarat raporlarına dayanılarak kitlesel ihraç girişimlerinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, devlete karşı sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın somut delillere dayandırılmadığı, kolluk tarafından yapılan dinlemenin avukat huzurunda yapılmış dahi olsa bilgi alma olarak kabul edileceği ve tanık beyanı kapsamına girmeyeceği, çekirdek haklara dokunulamayacağı, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiği, işlendiği zaman yasal olan faaliyetlerin dayanak olarak gösterilemeyeceği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, somut olayda kişiye karşı yöneltilmiş bir suçlamanın bulunduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, dava konusu işlem ile haberleşme hürriyeti, hukuk devleti ilkesi, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, silahların eşitliği ilkesi, savunma hakkı, ölçülülük ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ile geriye yürümezliği ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, savunma hakkı, özel hayata saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, mülkiyet hakkı, işkence ve insanlık dışı muamele yasağı gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Bununla birlikte 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.

Bu kapsamda, ceza yargılamasında ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.