Esas No
E. 2025/273
Karar No
K. 2025/630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/273

KARAR NO: 2025/630

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/11/2021

NUMARASI: 2019/342 Esas - 2021/921 Karar

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2025

Taraflar arasında görülen menfi tespit istemli davada; ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/5921 esas, 2024/8009 karar sayılı ve 19/11/2024 tarihli ilamı ile bozulması üzerine,

HMK'nın 373/3.maddesi hükmü gereğince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya incelendi gereği düşünüldü;

K A R A R Davacı dava açan dilekçesinde; davalı Kurum tarafından adına düzenlenen ve 17/03/2017 tarihinde kendisine tebliğ edilen ödeme emirlerinde bildirilen borç aslı ve ferileri olan faizlerin vadesi geçtiği halde ödenmediğinden bahisle ödenmesinin talep edildiğini, öncelikle kuruma böyle bir borcu bulunmadığını, kurum tarafından bildirilen borcun ödenmesi konusunda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağının belirtildiğini, bahsi geçen borca anılan Kanun'un 55.maddesi uyarınca itiraz ettiğini, 25/02/2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin 13/02/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile sağlık hizmet bedellerinin ödenmesine ilişkin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/2.maddesinde belirtildiği üzere, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerinin ve güvence hesabınca tahsil edilen katkı paylarının %15'ini aşmamak üzere ve münhasıran bu teminatın karşılğı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesinde düzenlenen durumlar için güvence hesabı tarafından ...na aktarılacağı, bu durumda sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki police akdinden tahakkuk eden poliçe priminin belli oranının SGK'ya aktarımının amme alacağı olarak kabul edilmemesi, ayrıca bu talebin Borçlar Hukuku çerçevesinde değerlendirilmesinin de gerekeceğini ileri sürerek, davalı tarafından kendisine gönderilen ödeme emirlerinin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88/20.maddesi gereği davacının dava dışı ... Sigorta A.Ş'de yönetim kurulu üyesi ve üst düzey yetkili olduğundan sorumluluğunun bulunduğunu, ... Sigorta A.Ş tarafından 6111 sayılı yasa gereği aktarılması gereken primler aktarılmadığından borç doğmuş olup, davacının borcun son ödeme tarihinden önce yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmış olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkili tarafından ... Sigorta A.Ş hakkında 6183 sayılı Kanun'a göre başlatılan ve sonrasında şirket yönetim kurulu üyeleri hakkında da devam eden takibe konu alacağın amme alacağı niteliğinde imtiyazlı alacak olduğunu, müvekkili tarafından takip ve tahsilat yönünde yasal her türlü işlemin gerçekleştirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava ilk olarak İstanbul 19. İş Mahkemesi'nde açılmış, İstanbul 19. İş Mahkemesi'nin 2017/296 esas, 2018/298 karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33.Hukuk Dairesi'nin 2018/1985 esas, 2018/ 1211 karar sayılı kararı ile istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş, müteakip ilk derece mahkemesinin, karar başlığında esas bilgileri yazılı bulunan dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda; ''... davacının, ... Sigorta A.Ş.'nin 20/05/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine atandığı, bu kararın 04.06.2015 tarihinde ilan edildiği, 25/05/2015 tarihli yönetim kurulu toplantısında atanan üyeler arasından şirketi sınırsız temsil ve ilzama yetkili başkan ve üyelerin seçildiği, davacının bu üyeler arasında olmadığı, T.C. Başbakanlık makamının 07/08/2015 tarih ve 24316 sayılı onayı ile ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiği ve yönetim kurulu başkan ve üyelerinin tamamen değiştirildiği, 5510 sayılı yasanın 88.maddesinde "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise" ibaresi kullanılarak sorumluluğun ön koşulu olarak haklı bir sebep bulunmamasının öngörüldüğü, yani sorumluluğun müşterek ve müteselsil sorumluluk olmasının yanı sıra kusur sorumluluğu olduğunun da belirtildiği, somut olayda, İdare ve temsil yetkisi yönetim kurulu kararı ile atanan kişilerden bazılarına devredilmiş durumda olup davacının ödeme emirlerinde belirtilen tarihlerde idare ve temsil yetkisi bulunmadığı, TTK'nın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen 553/2.maddesinde yönetim kurulunca devredilmesi halinde devreden organ veya kişilerin, devralan kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacaklarının düzenlendiği; davacının hem yönetim ve temsil yetkisinin devredilmiş olması hem de görev aldığı 2 aylık sürede şahsen kendisine yükletebilecek bir kusurun bulunmaması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı, ayrıca her ne kadar ödeme emirlerinde alacağın kamu alacağı olarak nitelendirilip 6183 sayılı kanunun uygulanacağı belirtilmiş ise de, alacak nitelik olarak 2918 sayılı Kanun'un 98.maddesine dayalı özel sigortacılık faaliyetinden doğan prim alacağı olup kamu alacağı olmadığından 6183 sayılı kanunun uygulanması mümkün olmayıp davacının kendisine gönderilen ödeme emirlerinden dolayı borçlu olmadığı'' gerekçesi ile; Davalı kurum tarafından gönderilen 23.02.2017 tarihli ... No'lu ve 24.02.2017 tarihli ... no'lu ödeme emirlerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde 2022/523 esas, 2023/1292 karar sayılı ve 17/07/2023 tarihli karar ile; "...davalı vekilinin istinaf başvurusunun; işin esası yönünden reddine, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, bu husustaki istinaf başvurusunun yeninden olduğu" gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılarak hatalı uygulamanın düzeltilmesine karar verilmiş, Dairemizin bu kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/5921 esas, 2024/8009 karar sayılı ve 19/11/2024 tarihli ilamı ile; "2918 sayılı Kanun’un, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesiyle değiştirilen 98. maddesiyle, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanacağı, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için ... tarafından ...na aktarılacağı, bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde ise 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. Anılan Yasa hükmüyle atıf yapılan 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise ...'nun prim ve diğer alacaklarının süresinde ödenmemesi halinde hangi oranda gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacağı ve bunların usul ve yöntemleri düzenleme altına alınmıştır. 6183 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle, devletin ve kamu kurumlarının hangi tür asli ve feri alacaklarının amme alacağı olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un 2 inci maddesinde ise muhtelif kanunlarda 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin on altıncı fıkrasında, Kurum'un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun'un 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmış olup on sekizinci fıkrasında ise Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacaklarının amme alacağı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Anılan Yasa hükümleri karşısında SGK'nın prim ve diğer alacakların amme alacağı niteliğinde olduğu ve bunların tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hususlarında duraksama bulunmamaktadır. SGK'nın 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin ikinci fıkrasından doğan alacağının, amme alacağı niteliğinde olup olmadığına gelince, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin birinci fıkrasında, trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderlerinin, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Anılan Yasa hükmünün ikinci fıkrayla yapılan düzenlemenin amacı ise SGK'ya birinci fıkradaki giderlerin karşılanması amacıyla kaynak oluşturmaktır. Buna göre, sigorta şirketlerince aktarılan prim payları, SGK tarafından, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde trafik kazası sebebiyle meydana gelen sağlık giderlerin karşılanmasında kullanılacaktır. Hal böyle olunca primlerden ...' na aktarılması gereken tutarın kamu alacağı niteliğinde kabul edilmesi gerekmektedir. Zira, 5510 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde belirtildiği üzere Kanun'un amacı sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence kapsamına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile karşılanma yöntemlerini belirlemektir. 5502 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde Kurumun gelirlerinin primler, para cezaları vs. diğer gelirler olduğu belirtilmiş ve dolayısıyla bir sınır koyulmamıştır. Bu durum karşısında 2918 sayılı Kanun kapsamında zorunlu trafik sigortası primlerinden ...'na aktarılması gereken miktar sağlık sigortası primi kapsamında olup ... gelirlerindendir. Bu nedenle SGK tarafından sigorta şirketlerinden 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tahsil edilecek olan prim payları esasen genel sağlık sigortasına ilişkindir. Bu hale göre, SGK'nın anılan Yasa hükmünden doğan alacağının amme alacağı niteliğinde olduğunun kabulü gerekmekte olup aksi yöndeki gerekçede isabet bulunmamaktadır. Davacı yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna gelince 6183 sayılı Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlığını taşıyan Mükerrer 35 inci maddesinde, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tüzel kişinin kanuni temsilcilerinin mal varlığından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtilmiş, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin yirminci fıkrasıyla ise Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmemesi halinde tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin, görevleri ile ilgili olarak Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenme altına alınmıştır. 6102 sayılı Kanun'un 557 inci maddesiyle, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından farklılaştırılmış teselsül ilkesi benimsenmiş ise de bu ilke, yönetim kurulu üyelerinin şirketin ticari faaliyetleri kapsamında özel hukuka ilişkin olarak yapmış oldukları iş ve işlemlere ilişkin olup kamu hukuku kapsamında değerlendirilmez. Somut olayda, 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesiyle getirilen prim aktarma yükümlülüğü, kamu menfaati gözetilerek kanunen getirilen bir yükümlülük olup her bir yönetim kurulu üyesi bu primlerin aktarılmasından müştereken ve müteselsilen sorumludur. Nitekim somut olaya uygulanması gereken 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında da bu husus açıkça belirtilmiştir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Kurum'un davaya konu alacağının amme alacağı olduğu ve davacı yönetim kurulu üyesinin, görev yaptığı dönemde 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi gereğince aktarılması gereken prim paylarınından şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilip bu dönemde aktarılması gerekirken aktarılmayan prim payının miktarı da belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle, Dairemizin yukarıda özetlenen kararının bozulmasına karar verilmiş, dosyanın Dairemize iade edilmesi üzerine HMK'nın 373.maddesi gereğince duruşma açılarak taraflara Yargıtay bozma ilamı ekli, duruşma günü ve saatini bildirir meşruhatlı duruşma davetiyesi gönderilmiş, tarafların avukatlarının katılımıyla icra olunan duruşmada davacı vekili,Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/5921 esas, 2024/8009 karar sayılı ve 19/11/2024 tarihli bozma ilamına katılmadıklarını, önceki kararda ısrar edilmesi gerektiğini beyan etmiş, davalının avukatı ise, Yargıtay bozma ilamına uyulması gerektiğini savunmuştur.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/5921 esas, 2024/8009 karar sayılı ve 19/11/2024 tarihli bozma ilamı, Dairemizin 2022/523 esas, 2023/1292 karar sayılı ve 17/07/2023 tarihli kararı, ilk derece mahkemesinin kararı ve toplanan tüm deliller ile duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanları göz önüne alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda,Öncelikle ve hemen belirtilmelidir ki, aşağıda açıklanacak sebeplerle ve Dairemizin önceki kararında işaret edilen yasal gerekçelerle, Dairemizin, bozma ilamına konu önceki kararında oy çokluğuyla ısrar edilmesi gerektiği sonucuna ve vicdani kanaatine varılmıştır.Uyuşmazlık ve dava, 2918 sayılı Trafik Kanunu'nun 98.maddesi uyarınca trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigorta şirketlerince ...'na prim aktarımı yapılmaması halinde sigorta şirketlerinin kanuni temsilcilerinin sigorta primi borcundan 6183 sayılı yasanın mükerrer 35.maddesi uyarınca şahsi malvarlıkları ile sorumlu olup olmayacakları ve davalı tarafından gönderilen ödeme emri nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, Eldeki davada davacı, ... Sigorta A.Ş yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle özel sigorta primlerinin davalı SGK'ya ödenmemesi nedeniyle kendisine gönderilen prim borcunun tahsili istemli ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. 2918 sayılı Kanun'da sayılan alacakların kamu alacağı niteliğinde olup olmadığı ve 6183 sayılı Kanun'un uygulanıp uygulanmayacağı hususunda; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ile Dairemiz arasında görüş ayrılığı oluşmuştur.Bilindiği üzere; 13.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle 1.fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı..." hükmüne yer verilmiş; Aynı maddenin 2. fıkrasında "Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesinde düzenlenen durumlar için ... tarafından ...na aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. "Aynı maddenin 3. fıkrasında ise "Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun'un 89.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Ne var ki bu hüküm, kurum alacağında gecikme cezasının nasıl ve hangi oranda alacağına ilişkin olup, alacağın amme alacağı olduğuna ve 6183 sayılı Kanun'un uygulanacağına yasal dayanak oluşturmamaktadır. 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan düzenleme ile kanunun yürürlük tarihinden sonra ve önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin, ... (SGK) tarafından karşılanması amaçlanmıştır. SGK için oluşacak maddi yük ise sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının Kuruma aktarılması ile sağlanacaktır. Buradaki prim borcu, sigorta şirketi ile sigortalı kişi arasında imzalanan sözleşme niteliğindeki sigorta poliçelerinde yazılı olan ve sigortalı tarafından ödenen bedeldir. Sigorta şirketleri ve ... tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kuruma zorla tahsil yetkisi verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde (ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde) ise SKK'nın 5510 sayılı Kanun'dan doğan prim alacağına ilişkin olarak düzenleme getirilmiş olup buna göre aynı Kanun'un 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işverenlerin prim borcunu ödememesi halinde işveren konumundaki kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin müteselsil sorumluluğu düzenlenmiştir. Somut olaya, 2918 sayılı Kanun'da sayılan alacakların kamu alacağı niteliğinde olup olmadığı ve 6183 sayılı Kanun'un uygulanıp uygulanmayacağı açısından da bakmak gerekecektir. 6183 sayılı Kanun'un 1.maddesinde Kanunun uygulama alanının bulunduğu kurumlar sayılmıştır. Davalı SGK, bu kurumlar arasında değildir. SGK’nın söz konusu alacağı 6183 sayılı Kanun'un 1.maddesindeki kamu alacağı tarifine de girmemektedir. SGK, 2918 sayılı Trafik Kanunu'nun 98.maddesinden kaynaklanan alacaklarını genel hükümlere göre takip yapması gerekmektedir. 2918 sayılı Kanun'da hangi hallerde 6183 sayılı Kanun'a göre takip yapılacağı tek tek sayılmıştır.

35.maddesinde, araçların muayene için ödenmesi gereken Hazine payını süresinde ödemeyen ya da eksik ödeyen yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerden, söz konusu tutarlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesince tahsil edileceği;

14.maddesinde, süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Bunun gibi, 5510 sayılı Kanun'da da hangi alacakların 6183 sayılı Kanun'a göre takip edileceği tek tek sayılmıştır. Sonuç olarak; ...'na prim aktarımı yapılmaması halinde SGK’nın sigorta şirketlerine ve güvence hesabına 6183 sayılı Kanun'a göre takip yapmasını mümkün kılan düzenleme bulunmaması nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35.maddesinde düzenlenen sigorta şirketlerinin kanuni temsilcilerinin sorumluluğu da doğmayacaktır. Mükerrer 35.maddede düzenlenen kanuni temsilcilerin sorumluluğu, sıralı sorumluluk olması yanında şirketlerinin borcunun kamu borcu niteliğinde olması gerekmektedir. 5510 sayılı Kanun'da ...'nun alacaklarının takibi düzenlenmiş ise de tamamı kamusal nitelik taşımamaktadır. Örneğin, iş kazası ve meslek hastalığına dayanan rücu alacakları genel hükümlere göre takip yapılmaktadır. Kurum alacağının kaynağı 2918 sayılı Kanun'un 98/2.maddesidir. Kurum alacağı 5510 sayılı Kanun'da düzenlenen sosyal sigorta primi değil özel sigorta şirketleri tarafından sözleşme ile tahsil edilen primlerdir. Sigorta şirketlerinin sigorta ettirenlerden sözleşme kapsamında aldıkları sigorta primlerinin kaynağı özel sigorta ilişkisi olup kamusal nitelik taşımamaktadır. Bu nedenle sigorta şirketlerinin sağlık teminatının SGK’ya devri nedeniyle kanuni temsilcilerinin SGK’ya prim aktarım borcu nedeniyle şahsi malvarlıkları ile sorumlu tutulması kanuni düzenlemelere uygun düşmemekte olup, aksini kabule yasal olanakta bulunmamaktadır. Bu hususlar özet mahiyetinde bozma ilamına konu Dairemiz kararında da belirtilmiştir. (-bkz..Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2023/2435 esas, 2024/1297 karar sayılı ve 22/04/2024 tarihli, aynı olaya ilişkin ilamı-) Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında açıklanan hususlar benimsenmemiş olup, Dairemizin önceki kararında oy çokluğuyla ısrar edilmesi gerektiği sonucuna ve vicdani kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, (1)Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2023/5921 esas, 2024/8009 karar sayılı ve 19/11/2024 tarihli karşısında, Dairemizce daha önce verilen 2022/523 esas, 2023/1292 karar sayılı ve 17/07/2023 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, bu kararda oy çokluğuyla ısrar edilmesine, (2)Davacı tarafça açılan davanın kabulüne, davacının; davalı kurum tarafından gönderilen 23.02.2017 tarihli ... No'lu ve 24.02.2017 tarihli ... No'lu ödeme emirlerinden dolayı davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, (3)Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, (4)Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (5)Davacı tarafından yapılan 6,40-TL vekalet suret harcı, 294,50-TL tebligat gideri, 3.200,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret toplam 3.500,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (6)6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Yapılan açık yargılamada davacı vekili ve davalı vekilinin katılımı ile temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.29/04/2025

MUHALEFET ŞERHİ Dava, dava dışı ... Sigorta A.Ş'nin 6111 sayılı yasanın 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle trafik kazalarındaki tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu tutulması dolayısıyla SGK'ya aktarılması gereken prim borcunu aktarmaması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 88.maddesine dayanılarak ... Sigorta A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili istemi ile gönderilen ödeme emrine konu alacakla ilgili borçlu olmadığının tespiti ve ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık; davalı Kurum'un 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi gereğince doğmuş alacağının amme alacağı olup olmadığı ve davacı Kurum'a anılan Yasa hükmünden doğan borcu bulunan dava dışı ... Sigorta AŞ'nin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış olan davacının, bu borçtan, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci ve 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddelerine göre borçluyla birlikte müteselsilen sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Kanun’un, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesiyle değiştirilen 98. maddesiyle, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanacağı, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamının sigorta şirketleri ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için ... tarafından ...na aktarılacağı, bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve ... tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde ise 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır. 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise ...'nun prim ve diğer alacaklarının süresinde ödenmemesi halinde hangi oranda gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanacağı ve bunların usul ve yöntemleri düzenleme altına alınmıştır. 6183 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle, devletin ve kamu kurumlarının hangi tür asli ve feri alacaklarının amme alacağı olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un 2 nci maddesinde ise muhtelif kanunlarda 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır. 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin on altıncı fıkrasında, Kurum'un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun'un 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmış olup on sekizinci fıkrasında ise Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacaklarının amme alacağı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin birinci fıkrasında, trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderlerinin, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Anılan Yasa hükmünün ikinci fıkrayla yapılan düzenlemenin amacı ise SGK'ya birinci fıkradaki giderlerin karşılanması amacıyla kaynak yaratmaktır. Buna göre, sigorta şirketlerince aktarılan prim payları, SGK tarafından, genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde trafik kazası sebebiyle meydana gelen sağlık giderlerin karşılanmasında kullanılacaktır. Bu itibarla, primlerden ...' na aktarılması gereken tutarın kamu alacağı niteliğinde kabul edilmesi gerekmektedir.Bundan ayrı, 6183 sayılı Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlığını taşıyan Mükerrer 35 inci maddesinde, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tüzel kişinin kanuni temsilcilerinin mal varlığından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtilmiş, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin yirminci fıkrasıyla ise Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmemesi halinde tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin, görevleri ile ilgili olarak Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenme altına alınmıştır. Hal böyle olunca her ne kadar Dairenin 17/07/2023 tarih ve 2022/523 Esas, 2023/1292 Karar sayılı kararı ile, ''2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinden doğan aktarım borcuna konu primin ödenmemesi halinde şirket yönetim kurulu üyelerinin 5510 sayılı kanunun 88. maddesi ile 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesine dayanan müteselsil sorumluluğu bulunmadığı' gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin davacının borçlu olmadığının tespitine dair kararına karşı davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan yasa maddeleri gereğince davacı SGK'nın anılan yasadan kaynaklanan alacağının kamu alacağı niteliğinde olduğunun ve dava dışı sigorta şirketinin yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı SGK'nın kamu alacağından davalı Kurum'a karşı dava dışı ... Sigorta AŞ ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği hususları hep birlikte nazara alındığında, Daire kararının bozulmasına dair Yargıtay 11. HD'nin, 19.11.2024 tarih ve 2023/5921 Esas, 2024/8009 Karar sayılı ilamınıın usul ve yasaya uygun olduğu ve Yargıtay ilamına uyulması gerektiği görüşünde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun, Daire kararında ısrar edilmesi yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağının belirtildiğini, bahsi geçen borca anılan Kanunu 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır. 5510 sayılı Kanunu 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 24316 sayılı onayı ile ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiği ve yönetim kurulu başkan ve üyelerinin tamamen değiştirildiği, 5510 sayılı yasanın 88.maddesinde "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise" ibaresi kullanılarak sorumluluğun ön koşulu olarak haklı bir sebep bulunmamasının öngörüldüğü, yani sorumluluğun müşterek ve müteselsil sorumluluk olmasının yanı sıra kusur sorumluluğu olduğunun da belirtildiği, somut olayda, İdare ve temsil yetkisi yönetim kurulu kararı ile atanan kişilerden bazılarına devredilmiş durumda olup davacının ödeme emirlerinde belirtilen tarihlerde idare ve temsil yetkisi bulunmadığı, TTK'nın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen 553/2.maddesinde yönetim kurulunca devredilmesi halinde devreden organ veya kişilerin, devralan kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacaklarının düzenlendiği; davacının hem yönetim ve temsil yetkisinin devredilmiş olması hem de görev aldığı 2 aylık sürede şahsen kendisine yükletebilecek bir kusurun bulunmaması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı, ayrıca her ne kadar ödeme emirlerinde alacağın kamu alacağı olarak nitelendirilip 6183 sayılı Kanunu 5510 sayılı Kanun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesince tahsil edileceği; 14.maddesinde, süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Bunun gibi, 5510 sayılı Kanunu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 6183 sayılı Kanun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6111 sayılı yasanın 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle trafik kazalarındaki tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu tutulması dolayısıyla SGK'ya aktarılması gereken prim borcunu aktarmaması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 88.maddesine dayanılarak ... Sigorta A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi olan davacıdan tahsili istemi ile gönderilen ödeme emrine konu alacakla ilgili borçlu olmadığının tespiti ve ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davalı Kurum'un 2918 sayılı Kanunu 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacaklarının amme alacağı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtilmiş, 5510 sayılı Kanunu 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan düzenleme ile Kanunu 2918 sayılı Kanun’un, 6111 sayılı Kanunu 6183 sayılı yasanın mükerrer 35.maddesi uyarınca şahsi malvarlıkları ile sorumlu olup olmayacakları ve davalı tarafından gönderilen ödeme emri nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, Eldeki davada davacı, ... Sigorta A.Ş yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle özel sigorta primlerinin davalı SGK'ya ödenmemesi nedeniyle kendisine gönderilen prim borcunun tahsili istemli ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. 2918 sayılı Kanunu 6102 sayılı Kanun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacaklarının amme alacağı niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Anılan Yasa hükümleri karşısında SGK'nın prim ve diğer alacakların amme alacağı niteliğinde olduğu ve bunların tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hususlarında duraksama bulunmamaktadır. SGK'nın 2918 sayılı Kanunu 2918 sayılı Kanun kapsamında zorunlu trafik sigortası primlerinden ...'na aktarılması gereken miktar sağlık sigortası primi kapsamında olup ... gelirlerindendir. Bu nedenle SGK tarafından sigorta şirketlerinden 2918 sayılı Kanunu 5502 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle 1.fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı..." hükmüne yer verilmiş; Aynı maddenin 2. fıkrasında "Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve ...nca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinden doğan aktarım borcuna konu primin ödenmemesi halinde şirket yönetim kurulu üyelerinin 5510 sayılı Kanunu 2918 sayılı Trafik Kanunu 2918 sayılı Kanun 6111 sayılı Kanun 6111 sayılı yasa gereği aktarılması gereken primler aktarılmadığından borç doğmuş olup, davacının borcun son ödeme tarihinden önce yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmış olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkili tarafından ... Sigorta A.Ş hakkında 6183 sayılı Kanunu K5684 md.373 K5510 md.89 K5684 md.14 K6183 md.35 HMK md.373/3 K6111 md.59 K6183 md.98 K2918 md.98/2 HMK md.333 K5510 md.98/2 K6183 md.1 K5684 md.98 HMK md.373 K6183 md.59 K5510 md.88/20 K5510 md.4 K6100 md.333 K2918 md.35 K2918 md.98 K6183 md.14 HMK md.353/1 K6183 md.2 K5510 md.88 K2918 md.1 K2918 md.59 K6111 md.88 K6183 md.55
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog