4. Hukuk Dairesi
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ....
TARİHİ : 25/09/2024
NUMARASI : ...
DAVACILAR :....
DAVALILAR : .....
VEKİLİ ...
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ....vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacıların murisleri(anneleri) .... adına kayıtlı .... plaka sayılı araç(otomobil) ile davalı(araç işleteni)....... adına kayıtlı .... plaka sayılı aracın(beton mikserinin/kamyonun) 28/03/2023 tarihinde ....i İli, .... İlçesi, .... Mahallesi sınırları içinde karıştıkları kazada, aracı kullanan davacı.... yaralandığını ve anneleri ... ise hayatını kaybettiğini, davalı(sürücü)... hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Taksirle Bir Kişinin Ölümü İle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçundan açılan kamu davasında, davalı(sürücü/sanık) ...'un suçu sabit görülerek 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, davacıların, annelerini kaybetmelerinin verdiği derin üzüntü nedeniyle ....kaza anında annesi ile aynı araç içinde olması ve annesinin ölüm anına bizzat tanık olmasının verdiği üzüntü nedeniyle 900.000,00.TL, diğer davacı ... ise annesini kaybetmesinden kaynaklı üzüntüsü nedeniyle 750.000,00.TL olmak üzere, toplam 1.650.000,00.TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacılara verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin sürücülerinin kaza nedeniyle kural ihlali bulunmadığını, ceza dosyasında alınan kusur raporuna itiraz ettiklerini, kaza anını gösteren CD'nin incelemeye alınmadığını, müvekkili şirketin mezkur kaza tarihinde .... Sigorta A.Ş tarafından ticari paket sigorta poliçesi kapsamında poliçe ile sigortalı olduğunu, üçüncü kişinin kaza nedeniyle uğradığı zararların iş bu sigorta poliçesinin teminat kapsamında olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı(sürücü) ...'un meydana gelen ölümlü/yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın, davacı(sürücü) ....ın kavşağa yaklaşırken hızını yavaşlatmamasından kaynaklandığını, diğer yandan kazaya karışan ve diğer davalı(araç işleteni) ... adına kayıtlı bulunan aracın davalı ...Sigorta şirketince sigortalanmış olması nedeniyle, müvekkili aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davalılardan ..... Adına kayıtlı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalandığını, anılan sigortanın, kaza başına, maddi, manevi ve bedeni zarar ayrımı yapılmaksızın/tefriksiz kaza başına 5.000.000,00.TL limitle teminat sağladığını, ayrıca aynı araca ilişkin olarak da, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğunu, bu sigorta poliçesine göre de, manevi tazminat taleplerinin yıllık azami 750.000,00.TL ile sınırlı olarak teminat kapsamına alındığını, davacı tarafın, anılan poliçelerde hüküm altına alınan şartlara uygun şekilde bir başvuruda bulunmadığından dolayı, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde ise, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğinden bahisle, davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.200.000,00.TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen(dayanışmalı olarak) alınarak davacı... verilmesine,
3.Alacağa, davalılar...ve.....yönünden haksız fiilin(kazanın) meydana geldiği 28/03/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı .... Yönünden ise arabuluculuk başvuru tarihi olan 12/06/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,
1.Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.150.000,00.TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen(dayanışmalı olarak) alınarak davacı .... verilmesine,
3.Alacağa, davalılar ... ve ..... yönünden haksız fiilin(kazanın) meydana geldiği 28/03/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı .... Sigorta A.Ş. Yönünden ise arabuluculuk başvuru tarihi olan 12/06/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Sürücü ....ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52.maddesinin 1.paragrafının A bendinde geçen (aracın hızını kavşaklara yaklaşırken ,dönemeçlere girerken ,tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken ,yaya geçitlerine hemzemin geçitlere, tünellere , dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızını azaltmamak) kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının kavşak ve dönemece gelmeden önce hızını azaltmak zorunda olmasına karşın hızını azaltmadığını, yolu hiç kontrol etmeden süratle yola giriş yaptığını, müvekkilinin ise olay anında zaten öncelikle aracını durdurduğunu, sonrasında ise olay yerinde bulunan yapıların engel olması nedeniyle kavşağa giren araçları görebilmek adına bir miktar kavşağa yaklaştığını, müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın asla davacının kullandığı araç kadar hızlı olmadığını, müvekkilinin, karşı tarafın kullandığı aracı görebildiği esnada frene basmış olsa da aracın ağır tonajlı bir araç olmasından dolayı tam bir durmanın gerçekleşmediğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında tüm bu hususlar göz ardı edilerek karar verildiğini, müvekkili açısından hiçbir kusuru olmaksızın karıştığı kaza sebebiyle cezaya mahkum edilmesinin yanında zaten ekonomik anlamda ciddi sıkıntılar içerisinde ve ceza evinde olduğu göz önüne alındığında hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olup dosyanın istinaf incelemesinde kaldırılması gerektiğini, dosya kapsamında aldırılan raporların çelişkili olduğunu, birbirinden fahiş derecede farklı raporlar hüküm kurmaya elverişli değilken işbu raporlar doğrultusunda karar verilmesi, beraberinde eksik ve hatalı kararı meydana getirdiğini, davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olduğnu, müvekkilinin cezaevinde olduğunu, bu sebeple herhangi bir gelirinin olmadığını, davacılar yararına hükmedilen tazminat miktarları hayatın olağan akışının çok üstünde tespit edildiğini, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında da çelişkiler giderilmemiş, eksik inceleme sonucunda hakkaniyete aykırı karar verildiğini, müvekkilinin yaşanan kazada kusur durumu, müvekkilinin ve davacının ekonomik durumu göz önünde bulundurulmadan, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, verilen hüküm ile müvekkilinin ekonomik olarak çökeceğini, haksız yere kusuru olmadan karıştığı kaza sonucunda davacıyı zenginleştireceğini, hukukumuzda en temel ilkeler "ölçülülük" ve "orantılılık" ilkesi olduğunu, bu nedenlerle Tehir-i icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar ..... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan istinafa konu kararın ve ..... İcra Dairesi ....
E. Sayılı icra dosyasının icrasının geri bırakılmasına, icra müdürlüğüne hitaben derkenar yazılarak tehiri icra talepli istinaf edildiğinin belirtilmesini .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı ilamın kaldırılmasını ve davanın tüm talepler yönünden reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı .... tarafından ibraz edilen istinafa cevap dilekçesi ile; davalı tarafın tüm savunmalarının haksızlığı, yerel mahkeme dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, yerel mahkemece de hukuka , usule ve hakkaniyete uygun olan davanın kabulüne karar verildiğini, davalı yan istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporları arasında çelişkili durumlar olduğundan ve bu durumların giderilmediğinden bahsettiğini, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, soruşturma aşamasında .... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan ve bilirkişi ......tarafından düzenlenen 31/03/2023 tarihli kusur raporu ve kovuşturma aşamasında ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 18/05/2023 tarihli ve ...... sayılı kusur raporu olmak üzere iki farklı kusur raporu düzenlendiğini, bu iki kusur rapor incelendiğinde aralarında çelişkinin yerel mahkemece tespit edildiğini, çelişkinin giderilmesi bakımından İTU Trafik Kürsüsü'nden kusur raporu alındığını, alınan son raporun soruşturma aşamasında bilirkişi .... tarafından düzenlenen 31/03/2023 tarihli kusur raporu ile içerik ve sonuç itibariyle uyumlu olduğu ve içerik ve gerekçe itibariyle denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğünü ve yerel mahkemece hükme esas alındığını, hükme esas alınan 09/08/2024 tarihli son kusur raporunda sürücülerden davalı ...'un % 75 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiğini, yerel mahkemece hükmedilen toplam 350.000,00 TL manevi tazminat tutarının olağan tutarların üzerinde olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını, taraflarınca toplam olarak 1.650.000,00 TL manevi tazminat taleplerine karşı mahkeme tarafından toplamda 350.000,00 TL takdir edildiğini, günümüz şartlarında paranın satın alma gücü hesaba katıldığında yerel mahkemece hüküm verilen manevi tazminat miktarı, hayatın olağan akışı kapsamında normal düzeyde olduğunu, davalı yanın, karar kılınan manevi tazminat miktarı ile davalı tarafın yoksullaşacağına ve taraflarının zenginleşmesine yol açacağı iddiasıyla manevi tazminatı reddinin kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafın istinaf dilekçesiyle ileri sürdüğü iddia ve hususları kabul etmediğini, istinaf taleplerinin tümden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı...vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Eldeki davada; dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için ....Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan ve trafik bilirkişisi ....tarafından düzenlenen 31/03/2023 tarihli kusur raporu ile... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 18/05/2023 tarihli raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde İTÜ trafik kürsüsünden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, hazırlanan raporda dosya kapsamındaki delillerle...plakalı kamyon sürücüsü ...’un Karayolları Trafik Kanununun 57.a. ve 57.b-5 maddelerine göre "Kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar" ve "kavşaklarda, tali yoldan ana yola çıkan sürücüler ana yoldan gelen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadırlar" kurallarına uymadığı, ana yolda düz seyretmekte olan ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu,.....plakalı araç sürücüsü ....’ ın Karayolları Trafik Kanunun 52.a maddesindeki "Sürücüler, kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadır" kuralına uymadığı, kavşağa dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde girmesi nedeniyle meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu görüşü rapor edilmiştir.Alınan rapor olayın oluşu ve dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olup davalı ... vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazları bu nedenle yerinde değildir.
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir.
Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen sonucun ağırlığı, kazada davacıların annesinin vefat etmiş olduğu, kazanın meydana gelme biçimi ve kusur durumu, tarafların ekonomik sosyal durumu, paranın alım gücü, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin gözönüne alındığında davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fazla olmadığı kanaatine varıldığından davalı...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1............Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 tarih, .....Karar sayılı kararına karşı davalı...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gerekli 23.908,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.196,00 TL ve 4.785,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.981,10 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 24/04/2025 ....
Başkan
....Üye
.....Üye
...Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.