Esas No
E. 2024/8710
Karar No
K. 2025/4338
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/8710 E.  ,  2025/4338 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/190 Esas, 2024/1141 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/118 Esas, 2023/338 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, ... Mahallesi 123 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu nazara alınarak arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini, tarla olarak değerlendirilmesi hâlinde ise yağış oranları, toprak yapısı, sulanabilirlik itibarıyla bir yılda birden fazla ürün yetiştirmeye olanaklı olduğunu, Bandırma ilçesinin ortalama yağış oranları ve nem oranları dikkate alındığında sulu tarım ürünlerinin yetiştirilmesine uygun ve bir yıla iki ürün yetiştirilebilecek nitelikte olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3 olarak belirlenmesi gerektiğini, taşınmaz kısmen kamulaştırılmakta olup kalan kısmın gerek geometrik şekli ve kapalı otoyola bitişik hâle gelmesi ile kot farkı karşısında değer azalmasına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Mahallesinde 2016-2017 yıllarında irtifak kamulaştırmalarının gerçekleştirildiği dönemde, organize sanayi bölgesi alanının yer aldığı ... ile birlikte ... ve ... köylerini kapsayan bölgenin, onaylı Sanayi ve Depolama ile Lojistik Lejantı içine alınarak büyük bir sanayi bölgesi olarak planlandığını ve Port Of Rotterdam (Rotterdam Limanı) işleticileri ile yapılan ön sözleşmelerle temelinde Bandırma Limanını da kapsayacak biçimde büyük bir liman/sanayi bölgesi kurulması yolunda projelendirmeler yapıldığını; ancak daha sonra yaşanan siyasi, hukuki ve mali gelişmelerin söz konusu projenin tatbiki imkânını ortadan kaldırdığını, özellikle davaya konu organize sanayi bölgesi alanının bulunduğu ... Mahallesinin, sanayi lejantından çıkartılarak tarım alanı lejantına alındığını, Zeytin Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan yasal düzenlemelerin kurulacak sanayi alanlarını çok büyük ölçüde kısıtladığını ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan planlama çalışmalarının iptal edildiğini, 2016-2017 yıllarındaki yatırım ve cazibe merkezi olma durumunun huzurdaki davalara konu kamulaştırmalar itibarıyla artık söz konusu olmadığını, belirlenen objektif değer artış oranının hiçbir gerekçeye dayandırılmadığını, kavunun münavebeye alınmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararına uygun karar verilmediğini, dava konusu taşınmazın Bandırma Merkeze daha yakın, konum olarak ana yola cepheli, nitelik olarak verimli tarım arazisi olmasına rağmen ... Mahallesindeki taşınmazlardan daha düşük değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, aynı bölgede 2020 yılında ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kıymet takdiri ve pazarlık evraklarında müvekkillerine daha yüksek teklifte bulunulmuş olup ... Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu teklifin taşınmazın taban değeri olduğunu, taşınmazın gerçek değerini yansıtmayan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ilk düzenlenen ek raporda taşınmaza 178 TL/m² olarak değer biçildiği hâlde, hükme esas alınan raporda 103,99 TL’ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bandırma ilçesinin yaklaşık 700-750 mm yağış aldığı, ortalama nem %70'in üzerinde olup verimli ve sulak olduğu gözetilerek gerek iklim koşulları gerek toprak yapısı gerekse sulu tarıma uygun olması bakımından nadasa gerek kalmaksızın yılda iki ürün veya iki yılda üç ürün alınabilecek nitelikte olduğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, yasal faiz uygulanmasına ilişkin hükmün enflasyon ortamında hakkaniyete uygun olmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gözetilerek denkleştirici adalet ilkeleri çerçevesinde yapılacak bir hesaplama veya ÜFE uygulanarak yapılacak bir hesaplamanın hakkaniyete daha uygun olacağını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda tarlaya geçişin oldukça güçleşeceğini, bir tarafı sanayi sınırında kalacağı için güneşten ve rüzgardan yararlanmasının azalacağını, taşınmazın sanayi bölgesi ile asfalt yol arasında kalarak kullanımı zorlaşacağından en az %50 değer azalışı belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu değerlendirilmekle; taraf vekillerinin bedele ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup istinaf incelemesine konu eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmakla Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında faiz yönündeki itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Buna karşın; 10.11.2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanun ile 3152 sayılı Kanun'un 28/A maddesinde yapılan düzenleme ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının valiliğe bağlı olarak tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli olduğuna dair yasal hüküm getirildiğinden, davacı idare harca tabi olduğu hâlde, yazılı şekilde harçtan muaf olduğundan bahisle karar harcı alınmamasına karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2.Kamu düzeni gereği, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (13) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alınan 120,60 TL'nin davacı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog