8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3646 E. , 2025/2005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Suşehri Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili, birleşen (Gölova Kadastro Mahkemesi 2008/42 Esas) dosyasında davacı ... vekili ile asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosyada davacı vekili; Sivas ili Gölova ilçesi ... köyünde bulunan ve dava dilekçesinde belirttiği taşınmazların davalı ... adına tespit gördüğünü, tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tespitin iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Asıl dosyada asli müdahil ... özetle; 101 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosyada asli müdahil ... özetle; 101 ada 75 sayılı parselin kendisine dedesi ...'tan kaldığını, taşınmazın dedesi ... ve mirasçıları adına tescil edilmesini ve davaya müdahil olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
Birleşen (Gölova Kadastro Mahkemesi 2008/42 Esas sayılı) dosyada davacı ...; 101 ada 75 parsel, 101 ada 68 parsel ve 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazların Köy Tüzel Kişiliğine yazıldığını ileri sürerek dava konusu parsellerin tespitinin iptali ile adına tescil yapılmasını talep ve dava etmiş, birleşen davada 101 ada 68 parsel ve 125 ada 3 parsel tefrik edilerek bu taşınmazlar yönünden görevsizlik kararı verilmiş akabinde 125 ada 3 parsel yönünden Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/56 Esas, 2021/338 Karar sayılı dosyasında, 101 ada 68 parsel yönünden de 2015/57 Esas, 2022/25 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen (Gölova Kadastro Mahkemesi 2008/42 Esas) dosyada asli müdahil ... vekili; 101 ada 68 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar ile 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazların keşifte gösterilecek olan kısımlarının iptali ile mirasbırakan ...'un adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince "...Davalı 101 ada 38 parsel yönünden, mahalli bilirkişi beyanları ve taraf tanık beyanları ile de desteklendiği üzere, davalı yerin krokide (A) harfiyle işaretli kısmının komşu parsellerden dava dışı olup asli müdahile ait olan 39 parsel ile birlikte kullanıldığı, üzerinde 30 yılı aşkın meyve ağacı olduğu, imar ve ihya çalışmalarının yapıldığı, mezarlık sınırında çit ve meyve ağaçları ile çevrili olduğu, tarım dışı alanlardan arsa vasfında olduğu, aynı kadastro çalışma alanı içerisinde senetsizden tescil gören yerler bakımından ise kanunda belirtilen sınırların aşılmadığı anlaşılan davalı (A) harfi ile işaretli yerle ilgili asli müdahilin talebinin kabulü gerektiği; geriye kalan (B) harfi ile işaretli yerde ise tespit maliki köy tarafından bir hak iddia edilmediği gibi zilyetliğinin de olmadığı ve bu nedenle yerin ham toprak vasfı ile hazine adına verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı 101 ada 75 parsel yönünden, tarım arazileri dışında olup şahıs parseli niteliğinde ve özel mülkiyete ait olan diğer arazi guruplarında kaldığı ve iskana ayrılan yerlerden olduğu, zeminde gübre dökülmüş durumda olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda (3402 sayılı Kanun) yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği, zira kadastro tespit tarihinden geriye yönelik nizasız ve fasılasız zilyetliğin ispat edilemediği ve yerin tespit maliki Köy Tüzel Kişiliğince de kullanılmadığı anlaşıldığından ham toprak niteliğinde hazine adına tespit ve tescili gerkemiştir. Davalı 109 ada 1 parsel yönünden, davalı yerde şahıslarca ekilen 30-40 yaşlarında söğüt ağacı ve su havuzu olduğu, yerin sahiplenildiği ve imar-ihya çalışmalarının yapıldığı, gerek keşifte alınan beyanlar gerek teknik bilirkişi raporlarında yer aldığı üzere Köy Tüzel Kişiliğince yerin aktif olarak su deposu olarak kullanılageldiği sabit olduğundan kadastro tespitinin doğru olduğu yönünde karar vermek gerekmiştir. Davalı 110 ada 1 parsel yönünden, üzerinde her hangi bir kullanım olmadığı, sınırlarının belirgin olduğu, komu parsellerden yol ile ayrıldığı, güneyinde şahıs yerleri olduğu, mevcut haliyle tarım dışı olup ham toprak niteliğinde olduğu tespit edilmiş, fen raporunda da yer aldığı üzere davalı yerin sınırları itibariyle dosyada mübrez davalı ... tarafından sunulan Yer Seçimi Tespit Komisyonu tarafından alınan 01.11.2004 tarihli karar ve gelişme alanı krokisi ve bu işleme ilişkin kurumdan gönderilen dosya evrakı ile birebir uyumlu olduğu, davalı yere sınırları ve mevki itibariyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır... ...İşbu komisyon kararı tarihinde davalı yerde henüz kadastro çalışmalarının yapılmadığı, taşınmazların ada/parsel numarası bulunmadığı, davalı yerin o tarihte sahipsiz ve ham toprak niteliğinde yerlerden olduğu, Ilıca mevkiinde seçilen bu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve hali arazi niteliğinde vafıslandırılarak anılan yasal düzenlemelere uygun şekilde teşkil ettirilen komisyon kararı ile köy gelişme alanı olarak belirlenip bu yönde karar verildiği, davalı yerde inşaat yapımı için gerekli olan hafriyat işlerinin gerçek kişilerce yapılmasına ve yine harita alımı ile imar planın ise Köy Tüzel Kişiliğince yapılmasına karar verildiği, ancak komisyon kararı sonrası gerçekleştirilmesini gereken (inşai nitelikte olmayıp) tamamlayıcı bir takım işlemlerin, davalı yerde kadastro çalışmaları başladığından nihayete erdirilemediği anlaşılmış olup eksikliğin kadastro çalışmalarında giderilerek davalı yerin komisyon kararında işaret edilen hususlarda kullanılmak üzere Köy Tüzel Kişiliği adına tespitinin yapıldığı, bu yönüyle davalı yer hakkında senetsiz araştırması yapılmasına gerek bulunmadığı ve neticeten kadastro işlemlerinde hukuka aykırı her hangi bir husus bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı 126 ada 3 parsel yönünden, imar ihya çalışmalarına delil olarak düşünülen taş duvar ve şahıslarca dikilen ve bakımları yağılan meyve/ceviz ağaçlarının olduğu, icra edilen keşifte de gözlemlendiği üzere etrafının sonradan insan eliyle yapılan taş duvar ile çevrili olduğu, keşifte alınan beyanlar ile teknik bilirkişi raporlarının uyumlu olduğu, neticeden davalı yerin Köy Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı 129 ada 36 parsel yönünden, mahallinde icra edilen keşif, alınan beyanlar ve teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davalı yerin tespit maliki olan davalı köy halkında mera olarak kullanıldığı, davacı Hazinenin iddiasının aksine hali arazi niteliğinde ve Hazineye ait yerlerden olmadığı sabit olup, her ne kadar kadastro çalışmalarında davalı yer "tarla" vasfı ile nitelendirilmişse de davanın konusu incelendiğinde dava konusu edilen bütün taşınmazların hali arazi niteliğinden hareketle dava açıldığı, mera iddiası ve bu yönde sınırlandırma talebinin bulunmadığı, davanın 3402 sayılı Kanun'da düzenlenen re'sen araştırma ilkesine de tabi bulunmadığı anlaşıldığından iddiasını ispat edemeyen davacı Hazinenin davasının reddi..." gerektiği belirtilerek asıl dosyada (Gölova Kadastro Mahkemesi 2008/39 Esas) davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 101 ada 75 parselin kadastro tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, 126 ada 3 parsel, 110 ada 1 parsel ve 129 ada 36, 109 ada 1 parsellerin tespit gibi tesciline, asıl dosyada asli müdahil ...'nin 101 ada 38 parsel hakkındaki davasının kabulüne, 101 ada 38 parselin kadastro tespitinin iptaline, 15.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın adadaki son parsel numarası verilerek 424.69 m² olarak asli müdahil ... adına tapuya tesciline, geriye kalan bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli 1446,08 m² alanın aynı ada parsel numarası olan 101 ada 38 parsel olarak Hazine adına tesciline, asli müdahil (müteveffa) ...'un 101 ada 75 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının reddine, birleşen (Gölova Kadastro Mahkemesi 2008/42 Esas) dosyada davacı ...'nun 101 ada 75 parsel yönünden açmış olduğu davanın reddine, yine bu dosyada asli müdahil olan ...'un aynı taşınmaza ilişkin davasının reddine, 101 ada 75 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, davacı Hazine adına tapuya tesciline, birleşen (Gölova Kadastro Mahkemesi 2009/2 Esas) dosyada davacı ...'nun davasının reddine, 101 ada 75 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Hazine ile davalı Köy Tüzel Kişiliği ve davacılar ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili ve asıl ve birleşen dosya davalısı Köy Tüzel kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Köyü Tüzel Kişiliğine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.