Esas No
E. 2013/3027
Karar No
K. 2013/8144
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

9. Ceza Dairesi

E. 2013/3027 K. 2013/8144 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/3027, K. 2013/8144, T. 20.05.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/3027
Karar No
2013/8144
Karar Tarihi
20.05.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

9. Ceza Dairesi         2013/3027 E.  ,  2013/8144 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması

Hüküm : TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53/1, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1.İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanarak başkası hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlaması gerektiği;

İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/35 esas sayılı dosyasında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan çıkarılan yakalama kararına istinaden aranan sanığın yakalanmamak için eve gelen polis memurlarına ...'ya ait sürücü belgesini ibraz etmekten ibaret eyleminin TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı, hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Kabul ve uygulamaya göre de; Suçta kullanılan ancak iyiniyetli üçüncü şahıs durumundaki ...'ya ait olan sürücü belgesinin sahibine iadesi yerine delil olarak dosyada muhafazasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.05.2013 tarihinde suçun nitelendirilmesine yönelik bozma nedenine ilişkin oyçokluğuyla, ikinci bozma sebebi bakımından oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık sanığın eyleminin TCK'nın 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu mu yoksa 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir.

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunda sanık işlemiş olduğu suç ya da suçlar nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kamu görevlilerine başkasına ait kimlik ibraz ederek veya sahte bir kimlik göstererek ya da başkasına ait kimlik bilgilerini beyan ederek soruşturmadan veya kovuşturmadan kurtulmaktadır. Sadece soruşturmadan kurtulmak değil yargılanmakta olduğu suçtan ifade vermekten kaçmak için de bu eylemi gerçekleştirebilmektedir. O nedenle yargılanmakta olduğu suçtan yakalaması olan kişinin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması halinde de TCK 268. maddedeki suç oluşmaktadır.

Somut olayda sanık yapılan ihbar üzerine evine gelen polislere İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2008 tarih ve 2008/35, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2008 tarih ve 2008/211 İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2009 tarih ve 2008/782 nolu yakalama kararları uyarınca arandığından dolayı kovuşturmadan kurtulmak amacıyla var olan başka bir kimseye ait sürücü belgesini ibraz etmiştir. Sanığın eylemi TCK'nın 268. maddesine uymaktadır. Polisler zaten ibraz ettiği sürücü belgesindeki fotoğrafa benzemediği için sanığı karakola götürerek parmak izi araştırmasıyla gerçek kimliğini tespit etmişlerdir. Bu yüzden gerçek kimliği ortaya çıkan sanık gerçek kimliği ile düzenlenen belgeleri imzalamıştır. O nedenle resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma suçu da oluşmamıştır. Ayrıca TCK 206. maddede yer alan suç 268. maddede yer alan suça nazaran genel kural niteliğinde olduğundan 268. maddenin koşulları oluştuğu takdirde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması gerekmektedir. Yukarıda izah edilen nedenlerle sanığın eyleminin TCK'nın 268. maddesine uyduğu yerel mahkemenin suç vasfında yanılmadığı düşüncesinde olduğumdan; sayın çoğunluğun suç nitelendirilmesine yönelik bir nolu bozma görüşlerine katılmıyorum.20.05.2013

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.268 K6136 md.206 TCK md.206
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog