1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.05.2022 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... sokak üzerinden ... istikametine seyir halindeyken kırmızı ışıkta geçerek aracın sol ön kısmıyla ... caddesi üzerinden... istikametine seyir halinde olup elektrikli bisiklet kullanan müvekkili ...'e çarptığını, müvekkilinin bu kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, doktorların müvekkiline verdiği telkinle müvekkilinin çalıştığı işten çıkmak zorunda kaldığını ve 6 yıl veya yapılacak tedavilerin sonucuna göre daha fazla bir işte çalışmasının imkansız hale geldiğini, davalı ... kaza tutanağına her ne kadar yeşilde geçtiğini beyan etse de polise daha sonradan verdiği ifadede yeşilde geçtiği konusunda beyanda bulunmamış ve müvekkilinin yaşadığı eve müvekkili ziyarete geldiğini, evde müvekkilinin eşinin ve abisinin bulunduğu ortamda yeşil ışığa yetişemediğini, kırmızıda geçtiğini, ve bu nedenle müvekkiliroer özür dilediğini, müvekkilinin iş yerinde kurye olarak çalıştığını, müvekkilinin yeşilde geçtiğine iş arkadaşının da şahit olduğunu, ailenin geçimi müvekkilinin çalışmasıyla sağlandığını, bu kaza neticesinde müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, söz konusu olayda davalı ...'nın kırmızı ışıkta geçmesi dolayısıyla tam kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin hastane tedavi giderleri ve iş göremediğinden kaynaklanan kazanç kaybı ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kazanç kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi tazminat taleplerinin yasal faizi ile davalılardan tahsiline, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkilinin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına yargılama sonunda belirlenecek tutardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafların Savunmalarının Özeti:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı ve müvekkili şirket sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek şartıyla ... plaka sayılı araç, müvekkili şirket nezdinde, ... poliçe numaralı, 30.04.2022-2023 vade tarihleri olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket, ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde, maddi zarardan sorumluluğu - poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak- söz konusu olduğunu, öncelikle kusur tespitinin yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı aracın kusurlu olması halinde kusur oranında sınırlı sorumlu olduğunu, davacının sürekli maluliyeti olup olmadığının belirlenmesini talep ettiklerini, maluliyetin tespiti için Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı hususlarının sorulmasını, rücuya tabi ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat belirlenirken TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, davacının talebini Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında olduğunu, haksız hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafi ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkili kusursuz olduğundan tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili davacıyı ziyarete gittiğinde kırmızıda geçtiğini ikrar ettiği beyanının da hatalı olduğunu, müvekkili davacıya geçmiş olsun demek için kayın biraderi ... ile birlikte ziyarete gittiğini, ancak konuşmalarda böyle bir konu geçmediğini, varsa davacının uğradığı maddi zararlar, diğer davalı sigorta şirketi tarafından yapılan zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, davacının sakatlık oranı ve olaya ilişkin kusur durumları bilirkişilerce belirlendiğinde sigorta şirketi tarafından gerekli ödemelerin yapılacağını, öğreti ve Yargıtay Kararlarında manevi tazminat davasının kısmi dava olarak açılamayacağı, ıslah yoluyla da talebin artırılamayacağının benimsendiğini, manevi tazminatın bir bütün olduğu, duyulan acı ve üzüntünün karşılığı dava yolu ile belirlenip karşı tarafa bildirildikten sonra arttırılması veya yeni bir dava açılarak istenmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf 1.000 TL manevi tazminat talep etmiş olup davacı tarafın tazminata hak kazanması halinde bu miktarın ileride artırılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, anılan sebeplerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1....Emniyet Müdürlüğünden gelen ...'ya ait sosyal ve ekonomik durum araştırması,
2.... Sigorta A.Ş.'den gelen davaya dayanak ... nolu hasar dosyası ile ... nolu TZMMS poliçesi,
3.... CBS'nin ... Sayılı soruşturma dosyası,
4.... Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen ... adına düzenlenen geçici iş göremezlik raporları ve trafik kazası tespit tutanağı,
5.... ÜNiversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünden gelen ...'e ait tedavi belgeleri,
6.... Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen ...'e ait medula hastane dökümleri,
7.Adli Tıp Raporları,
8.Bilirkişi raporu,
9.Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası yaralamalı trafik kazası nedeniyle kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden oluşan maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasında, davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç ile davacının sürücüsü olduğu elektrikli bisikletin çarpışması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davalının sürücüsü olduğu aracın diğer davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamında sigortalandığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaralanması nedeniyle davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususundadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen hasar dosyası celp edilmiş, davacı ile davalı ...'nın ekonomik ve mali durumuna ilişkin kolluk araştırması yapılarak buna ilişkin tanzim edilen tutanak dosya arasına alınmış, davaya dayanak trafik kazasına ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...sayılı soruşturma dosyası, davacının tedavi belgeleri ilgili yerlerden celp edilmiş ve kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 30.10.2023 tarihli kusur raporunda özetle, "25/05/2022 günü saat 17.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol ön kısmının trafik ışıklı kavşak mahallinde sol tarafından kavşağa giren davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sağ yan kısmıyla çarpışması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki otomobilin yeşil ışıkta kavşağa girdiğinin kabulü halinde; davalı sürücü ... yeşil ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki otomobilin sol tarafından kavşağa giren elektrikli bisikletle çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı sürücü ... kavşağa giriş yapmadan önce yolu ve trafik ışıklarını kontrol etmesi, kırmızı ışıkta geçiş yapmaması gerekirken kırmızı ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sağ tarafından kavşağa giren otomobille çarpıştığı olayda kusurlu olduğu,
Davacı sürücünün sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin yeşil ışıkta kavşağa girdiğinin kabulü halinde; davalı sürücü ... kavşağa giriş yapmadan önce yolu ve trafik ışıklarını kontrol etmesi, kırmızı ışıkta geçiş yapmaması gerekirken kırmızı ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki otomobilin sol tarafından kavşağa giren elektrikli bisikletle çarpıştığı olayda kusurlu olduğu ve davacı sürücü ... yeşil ışıkta giriş yaptığı kavşakta sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sağ tarafından kavşağa giren otomobille çarpıştığı olayda atfı kabil kusurun bulunmadığı yönünde seçenekli rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan 28.08.2024 tarihli raporda özetle, davacının maluliyet oranının %12 olduğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Davaya dayanak trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tam olarak tespit edilememesi ve seçenekli kusur oranı bildirilmesi nedeniyle tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, tehlikelerin eşit olmadığı kesin olarak ortaya konamayacağı için, tehlikeler eşik kabul edilerek, kusurun ilke olarak taraflar arasında yarı yarıya paylaşılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar) Davaya dayanak trafik kazasına karışan sürücülerin kusur oranlarının eşit olması halinde davacının talep edebileceği maddi tazminatın tespiti için bir hekim bilirkişisi ile bir aktüer bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen 13.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının toplam 363.881,37 TL olduğu bildirilmiş, davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini artırmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili mevzuatın ve yasal kavramların incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir.
Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir. Dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 56. (BK m.
47.maddesinde; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere TBK’nın 56. maddesi gereğince vücut bütünlüğü zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. (BK m.
47.maddesi hükmüne göre takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar 22.06.1966 tarihli ve ... E., ...K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü Kanun’un takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 4. maddesinde belirtilmiştir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O hâlde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ... E.,... K.; 02.03.2021 tarihli ve... E., ... K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...Esas ... Karar )
Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Trafik Genel Şartları’nın 3. maddesinin (e) bendi uyarınca manevi zararlar trafik sigortası teminatının dışındadır. Davalı ... Sigorta Şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olup teminat limiti dışında olan ve teminat limiti üstünde kalan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi limit üzerinde kalan miktarın ferilerinden ve manevi tazminata düşen yargılama gideri,vekalet ücreti ve harçlardan da sorumluluğu bulunmamaktadır.( Yargıtay (Kapatılan)17. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının yaralanması ile sonuçlanan 25.05.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle davacıda % 12 oranında kalıcı maluliyet oluştuğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, tarafların kusur oranı belirlenemediğinden her iki tarafın Mahkememizce eşit oranda kusurlu kabul edildiği, meydana gelen kaza tarihi itibariyle oluşan maddi zararın davalı sigorta şirketince tanzim edilen 30.04.2022 tarihli, 30.04.2022-30.04.2023 tarihleri arasında geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında olduğu, bu durumda davacının davalılardan talep edebileceği maddi tazminat miktarının toplam 363.881,37 TL olduğu ve tarafların kusur durumu, davacının maluliyet oranı nazara alındığında davacının davalı ...'ya yönelik talep ettiği manevi tazminat miktarının tam olarak kabul edilmesi, diğer davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmaması nedeniyle sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği vicdan ve kanaatine varılmakla talep artırım dilekçesi de nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının maddi tazminat davasının KABULÜNE,
363.881,37 TL maddi tazminatın ( Davalı ... Sigorta A.Ş.poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile )dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 24.856,74 TL nispi karar harcının, 80,70 TL peşin harç ve 1.241,13 TL tamamlama harcın toplamı 1.321,83 TL'den mahsubu ile noksan kalan 23.534,91 TL harcın davalılardan müştekeren ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 58.221,02 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 16.255,50 TL yargılama gideri ile 80,70 TL peşin harç, 1.241,13 TL tamamlama harcı, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 17.658,03 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davalı ...’ya karşı manevi tazminat davasının KABULÜNE,
1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine Davacının Davalı ... Sigorta A.Ş.’ye yönelik manevi tazminat davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar harcının, 80,70 TL peşin harç ve 1.241,13 TL tamamlama harcın toplamı 1.321,83 TL'den mahsubu ile noksan kalan 706,43 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/05/2025 KATİP
(e-imzalıdır)
HAKİM
(e-imzalıdır)