Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/173
Karar No
K. 2025/341
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/173 Esas
KARAR NO: 2025/341
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2025
KARAR TARİHİ: 08/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- günü saat 10.38 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracıyla ----- istikametinde ---- halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ----------- plaka sayılı aracıyla kontrolsüz şekilde manevra yapması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 25.000,00 TL alacağın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 10.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 3.000,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap, beyan veya delil sunmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; trafik kazasına bağlı araç hasar ve değer kaybı bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararların tahsili istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1. fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Göreve ilişkin bu genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiştir.

Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,

TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Kanun (TTK) ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Yukarıda da bahsedildiği üzere, Asliye Ticaret mahkemesi'nin görev alanı ticari davalardır. Burada gözden kaçırılmaması gereken husus; bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alınında bulunduğunun kabul edilebilmesi için, davanın ya mutlak ticari dava olması, ya nispi ticari dava olması, yada bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup kanun gereği ticari dava olarak kabul edilen bir dava olması zorunludur.

TTK'nın 19. maddesi kapsamında ticari iş karinesinin uygulandığı durumlarda dava kendiliğinden ticari dava haline dönüşmeyecektir.Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani bir özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.Somut olayda; yargılama konusu uyuşmazlığın, doğrudan Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenen bir husustan doğmadığı, davanın TTK'nın 4. maddesi kapsamında mutlak ticari dava olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte aracın hususi araç olduğu ve davalının aracı ticari araç olarak kayıtlı olmakla birlikte davalıların gerçek kişi tacir olup olmadıklarına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumda TTK'nın 4/1.maddesi kapsamında nispi ticari davadan da söz edilemeyeceği, somut olayda mutlak yada nispi ticari dava bulunmadığı, davanın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.-----

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,

2-Davaya bakmaya -------- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,

3.6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,

4.6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,

5.Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sair hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı görevsizlik ve ihtiyati haczin reddine ilişkin gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ------------ Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.