3. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/06/2024
NUMARASI: 2023/455 E - 2024/400 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu, bu zarara ilişkin müvekkili şirket tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, ancak davalılar tarafından bu zararın giderilmediğini, davalının kaçak kullanımına ilişkin şirket görevlilerince ... seri numaralı tutanak düzenlendiğini ve faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, davalının icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla, alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamını, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının altında imzası bulunan kişilerin ad soyad sicil numaralarına kadar ayrıntılı bir bilgi verilmiş olmasına rağmen müvekkil firma adına imzadan imtina eden kişinin kim ve kimler olduğu, imzadan neden imtina ettiği ayrıntılı bir şekilde belirtilmediği, davacı/alacaklı görünen tarafın müvekkili şirketten her ne kadar alacağı olduğunu iddia etmişse de alacağın neyden kaynaklandığına ilişkin müsnet belgeler ödeme emri ekinde olmadığından iddia edilen alacağın neyden kaynaklandığının anlaşılmadığını, icra dosyası ile alakalı olarak, müvekkili şirketin alacaklı yana bir borcunun olup olmadığını belirleyebilme/tespit edebilme olanağının taraflarına sunulmadığını, borcun sebebinin dayanağını gösterir senet veya belgenin müvekkili şirkete gönderilmediğini, müvekkili şirketin ödemesine cebredilmeye çalışılması karşısında anayasal hakların himayesi için iş bu itirazın yaptıklarını, müvekkili şirketten kaçak bedel adı altında talep edilen 61.580,55 TL tutarın hangi tespit ve verilere göre hesaplanarak talep edildiğinin açıklanmadığı, davacı/alacaklı tarafın icra kanalı ile müvekkili şirketten kaçak elektrik bedeli adı altında ücret talep etmesinin tamamiyle usulsüz olduğunu, ayrıca ödeme emrinde yazılı olan asıl alacak adı altında müvekkili firmadan talep edilen borç ile ilgili takip alacaklısı tarafından müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediği için işlemiş gecikmiş gün faizine ve gecikmiş gün faizinin KDV'sine de eklediklerini, davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhinde %20 oranında kötüniyet tazminat hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "davalının kullanımında olan "... Mah. ... Sok. No:... Şişli/İstanbul" adresli işyerinde 09/09/2022 tarihinde yapılan kontrol neticesinde davalının kaçak kullanımının tespit edildği, tespitin usul yasa ve yönetmelikle uygun olduğu, akabinde davalının kaçak elektrik kullanımı sebebiyle fatura kesildiği, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre faturanın yanlış hesaplandığı, ilgili mevzuat gereği 26.988,50 TL olması gerektiği anlaşılarak dava konusu takibe davalı yanca yapılan itirazın 26.988,50 TL asıl alacak, 228,72 TL gecikme faizi ve 41,17TL faizin KDV 'si olmak üzere toplam 27.258,39 TL yönünden iptali gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." 1-Davacının davasının Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle; İstanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın Kısmen İptaline, Takibin 26.988,50 TL asıl alacak 228,72 TL gecikme faizi ve 41,17TL faizin KDV 'si olmak üzere toplam 27.258,39TL üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına,2-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalının mahalde sayacı devre dışı bırakarak kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, bu aşamada kurum ekiplerince davalının tüketimini gerçekleştirmiş olduğu akım enerji değerini tespit ederek tahakkuk hesaplaması yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazlarının kabul edilmediğini, icra İnkar Tazminatına hükmedilmemesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkukuna dayalı düzenlenen faturanın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında, 09.09.2022 tarihinde davacı şirket görevlileri tarafından davalı şirkete ait adreste yapılan kontrolde “Kayıtsız kör vidalı kesik sayaçtan “Direkt Bağlı” enerji kullanıldığı tespit edildi." suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespiti üzerine tutanak düzenlendiği, mahalde güç tespiti yapılmadığı, tutanağa konu tahakkukun anlık akımlar üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; " İlgili mahaldeki elektrik tüketiminin EPTHY'Nin 42. maddesinin 1. fıkrasının a ve c bentleri uyarınca kaçak elektrik tüketimi olarak andığı, borcundan ötürü mühürlenmiş sayacın mührünü açarak elektrik kullanıldığından kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği kanaati oluşmuştur. İlgili döneme ilişkin tarife bedeli üzerinden, kaçak tüketime esas tarife katsayısı daha önce ilgili mahalde tutanak tutulmuş olduğundan 2 alınarak işbu tahakkuka ilişkin hesap aşağıda detaylı olarak verilmektedir.24.08.2022-09,09.2022 arası 16 günlük tüketim hesaplanacak olursa;©) Kaçak tüketim tahakkuk bedeli; davaya tutanak için 22.305,73 TL olarak, söz konusu tahakkuka son ödeme tarihi olan 23.09.2022 ila takip tarihi olan O1.11.2022 tarihleri arası 40 günde işlemiş olan gecikme zammı ise 223,06 TL, tahakkuk bedeli ile gecikme zammı genel toplamı ise 22.528,79 TL olarak tespit ve mütalaa edilmiştir. " şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporunda ise; "EPTHY'nin 42. Maddesinin detaylarından da görüleceği üzere; öncelikle tüketimi doğru kaydetmiş sayaç verilerine, bu yoksa geriye dönük yapılan tespitlerde tüketimin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa bu tarihten önceki ihtilafsız döneme göre, bu da tespit edilemiyorsa diğer tüketicilerde kurulu gücün 0,6 aile çarpılması ile elde edilen tüketim ile hesaplama yapılması gerekmektedir. Yönetmelikte anlık akım ölçümleri üzerinden hesap yapılması konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bunun sebebi de anlık akımların adından da anlaşılacağı üzere anlık olarak değişiyor olmasından kaynaklanmaktadır. Kurum görevlilerinin tutanak tuttuklarında güç tespiti yapması gerekirdi, ancak tutanak tutulduğu zaman bunun yapılmadığı anlaşıldığından tarafımdan yerinde inceleme yapılarak kurulu güç tespiti yapılmış ve kök rapordaki hesap işbu sebeple kurulu güç üzerinden yapılmıştır.
Davacı vekilinin hesabın günlük tüketim süresinin % 20 artırılarak hesaplanması konusundaki itirazının da yerinde olduğu görülmüş, kök rapordaki hesaplama aşağıdaki şekilde tekrar hesaplanmıştır. ... Kaçak tüketim tahakkuk bedeli davacının günlük elektrik tüketim süresinin % 20 artırılması konusundaki itirazı haklı bulunarak yeniden hesaplanmış; davaya tutanak için 27.258,39 TL olarak bulunmuştur. Söz konusu tahakkuka son ödeme tarihi olan 23.09.2022 ila takip tarihi olan 01.11.2022 tarihleri arası 40 günde işlemiş olan gecikme zammı %9 yasal oran ile hesaplandığında ise KDV dahil 269,89 TL, tahakkuk bedeli ile gecikme zammı genel toplamı ise 27.258,39 TL olarak tespit ve mütalaa edilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir. Somut olaya uygulanacak 30/05/2018 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren EPTHY olup yönetmeliğin; "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 44.maddesinde; (1) 42. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.(3) 42.maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.Buna göre, davacı şirket tarafından kaçak tespit tutanağında yönetmelik amir hükmü hilafına güç tespitinin yapılmamış olduğu, bilirkişi raporunda kurulu güce göre ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılarak hesaplama yapıldığı, süre olarak ilk kaçak tespit tarihinin esas alınmasının yerinde olduğu, davanın temelinin haksız fiil olması nedeniyle alacağın likit olmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2025