10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/17939 E. , 2012/21826 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :190-395 Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.347,75 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, uyulan bozma ilamı uyarınca, önceki gibi davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesine göre 15.07.1996 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanan davalı sigortalının, başlangıçta %48 olan çalışma güç kaybı oranının %35'e düşmesi nedeniyle 15.07.1996-20.11.2001 döneminde yersiz olarak ödendiği iddia olunan 5.347,75 TL yersiz aylığın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadı istemine ilişkindir.
28.03.1996 tarihli Şanlıurfa Devlet Hastanesinin “Sağ göz 4 mps,Sol 0,1 mps -Tashihle sağ 0,3 Sol 0,7 Miksastigmatizma” bulgularını içeren raporun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu çalışma güç kaybı %48 olarak belirlenen sigortalıya, 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi hükmü gereğince 15.07.1996 tarihinden bağlanan yaşlılık aylığı; kontrol muayenesi sonucu alınan 27.12.2001 tarihli Ankara Eğitim Hastanesinin “Sağ göz 0,2 mps sol göz 0,7 mps” bulgularını içeren raporun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu çalışma güç kaybının eski yönetmeliğe göre %40 yeni yönetmeliğe göre %35 olduğundan bahisle başlangıç itibarıyla iptal edilerek 15.07.1996-20.11.2001 arası dönem yönünden davaya konu 5.347,75 TL’lik yersiz aylık borcu çıkarılmıştır.
Dairemizin uyulan bozma ilamı uyarınca Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 01.06.2011 günlü raporla, 28.03.1996 tarihli raporla belirtilen bulguların, aynı tarihte geçerli bulunan 01.06.1987 tarihli resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğe göre %35, 27.12.2001 tarihli sağlık kurulunda belirtilen bulguların ise, aynı tarihte yürürlükte bulunan 18.03.1998 tarihli resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğe göre %35 çalışma güç kaybının bulunduğunun belirlendiği; itiraz üzerine İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinin 20.03.2012 günlü raporu göre, 1996 yılındaki en düşük görme keskinliğine göre ve bugünkü yönetmeliğe göre %16 çalışma güç kaybı bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, anılan Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi rapor içerikleri gözetilerek önceki gibi davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu gibi, bozmanın gereği de yerine getirilmemiştir.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi raporundaki %16 çalışma güç kaybına ilişkin belirleme, rapor tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olması karşısında hükme esas alınamaz. Öte yandan,%48 çalışma güç kaybına ilişkin ilk belirlemenin 28.04.1981 tarih ve 17207 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik” esasları çerçevesinde belirlendiğini bildiren 03.05.1996 tarihli Şanlıurfa Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü yazısı ile, yine 1996 yılındaki eski yönetmeliğe göre %40 – 2001 yılında geçerli olan yeni yönetmeliğe göre %35 çalışma güç kaybı olduğunu bildiren 05.03.2002 tarihli Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü yazı içerikleri de bozma sonrası yapılan yargılamada dikkate alınmamıştır.
Şu halde yapılması gereken iş; ayrıntıları 01.10.2009 tarihli Daire bozma kararı içeriğinde belirtilen hususların aynen ve usulünce araştırılması; bu kapsamda özellikle, sakatlık sebebiyle vergi indiriminden yararlandırma kararına dayanak alınan 28.03.1996 tarihli raporda yer alan, davalının %48 işgücü kaybını gerektirin bulguların başlangıçta varolup olmadığı hususu üzerinde durularak konu açıklığa kavuşturulmalı; ilk raporda yer alan bulguların o tarih itibariyle mevcudiyeti hâlinde, bu bulguların sonradan vaki tedavi ile iyileşme gösterip gösteremeyeceği, iyileşme gösterebilecek özelliğe sahip ise, aylığın kesilmesine neden olan raporda yer alan bulgular ve işgöremezlik derecesi irdelenmek suretiyle aylığın kesildiği tarih itibariyle davalının tıbbi durumu belirlenip çalışma gücü kaybı oranının değişip değişmediği, değişmişse oranı ve başlangıç tarihi kesin biçimde tespit edilmeli; çalışma güç kaybı oranları arasında meydana gelen bu çelişkinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan ve yukarıda belirtilen Gelirler Genel Müdürlüğü ile Gelir Müdürlüğü yazı içerikleri de dikkate alınarak, çalışma güç kaybındaki bu değişikliklerin sadece bir yönetmelik değişikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu üzerinde durularak çelişkiler giderilmeli ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Öte yandan, dava dosyası içerisinde yer alan 12.07.1996 tarihli nüfus kayıdı ile 29.08.2002 tarihli vekaletname içeriğine göre, davalının "..." olduğu anlaşıldığı halde, mahkemenin gerekçeli karar başlığında anılan ismin dışında "..." şeklinde ikinci bir davalı adına yer verilmesi isabetli görülmemiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum avukatının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.