Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/601
Karar No
K. 2021/495
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/601 Esas
KARAR NO: 2021/495
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2018
KARAR TARİHİ: 13/07/2021

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda,

İSTEM

Davacı vekili dilekçesinde özetle; 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ... ve ... olan ... ve ...'nin tüm alacak ve taşınmazları ile birlikte ...'ne devredildiğini, ... tarih ve ... sayılı denetim raporunda ... Mizanı ... Alıcılar Hesabında ... TL davalıdan alacaklarının bulunduğunun tespit edildiğini, denetim raporunda tespit edilen ... TL ile işlemiş ... TL faiziyle birlikte toplam ... TL'nin idare hesabına yatırılmak üzere davalı şirkete ... tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının borç tespit edilmediği gerekçesi ile ödeme yapılmayacağını ihtaren davacıya bildirdiğini, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, ... TL alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalıya T.K 35. Maddesi uyarınca usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile davacıya devrolunan ... İşletmesinin Teftiş raporunda geçen alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Davacı tarafça davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının kesinleşerek dosyanın Mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.

Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiş, anılan Kanunun 16/1. maddesinde de ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten ..., dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların da tacir sayılacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 5/2. fıkrasında ise bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Yine anılan Kanunun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmesi getirilmiştir. Somut olayda, davaya konu alacağın davacıya devredilen ... ve ... İle davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı iddia edilmektedir. Bu durumda, davacı ... devredilen iktisadi işletme ve davalı şirketin her ikisinin de tacir olduğunun kabulü gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.

Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).

Mahkememiz dosyası görevsizlikle gelen Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talimat yoluyla 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile davacı tarafın devraldığı ticari işletmenin ticari defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; davacı tarafa ait defter ve kayıtları ile tarafların iddia ve savunmaları, dosya ibraz edilen belge ve raporlar doğrultusunda 670 Sayılı KMK nun 5/4 maddesinde yer alan "birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilebileceği, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise almış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlayacağı hususunda takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, ...'a ait teftiş raporun, dosya içeriğindeki CD kaydı ve davacı adresinde yerinde incelenen bilgisayar kayıtlarının incelenmesi neticesinde KHK le kapatılan ...'ın davalı ... den ...-TL tutarında alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde 22/07/2020 tarihinde 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile yapılan değişiklikler nazara alınarak davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkartılmış, davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.

Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği talimat raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği görülmüş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan ... TL alacağın davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafın dava konusu ticari ilişkinen kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın ticari defterlerde kayıtlı borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından, 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ... alacağını tahsil etme yetkisi bulunan davacının açtığı davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile,

-Sabit olan ... TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ...- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/07/2021 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog