Esas No
E. 2025/2043
Karar No
K. 2025/7602
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2025/2043 E.  ,  2025/7602 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/109 E., 2024/830 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait avukatlık bürosunda sekreter olarak 17.11.2008 -01.10.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; somut olayda; davacı, 17.11.2008-01.10.2010 tarihleri arasında davalı ...’un yanında sekreter olarak çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Davacının, davalı ...’un avukatlık bürosundaki bir odada kozmetik ürünleri sattığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, davacının aynı zamanda davalı avukatın sekreteri olarak çalışıp çalışmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, bu hususta davalının avukat olması nedeniyle yapılan iş gereği, yazılı belgelerin (yapılan tebligatlar, yazışmalar, iş yeri defterleri vs.) araştırılmadığı, davacının kozmetik ürünleri satmasına karşılık herhangi bir vergi kaydının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, zabıta marifetiyle, ihtilaflı çalışmayı bilebilecek komşu işyeri tanıkları araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Açıklamalar ışığında, davacının çalışıp çalışmadığına ilişkin olarak yazılı belgeler araştırılmalı, davacının vergi kaydı olup olmadığı tespit edilmeli, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonradan dinlenen tanık beyanları ile daha önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.” Yukarıda belirtilen hususlar ile birlikte ayrıca davacının davalı adına gelen tebligat parçalarında ofis çalışanı-sekreter olarak kendisinin isminin ve imzasının bulunduğu beyanı karşısında, davacıdan PTT veya hangi kargo şirketlerinden davalı adına tebligat almış ise bu yönde araştırma yapılmalı oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekçesiyle karar bozulmuştur.

V. İlk Derece

Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasına bozma sonrası alınan 02.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; Yargıtay bozma ilamı sonrası yenilen işbu dava dosyası kapsamında davalının vekili olduğu davalara ilişkin "tebligat alındıları"nın ilgili Mahkemelerden celbi neticesinde verilen müzekkere cevaplarına göre; tebligat alındılarından; davacının 11.06.2009, 27.03.2009, 31.07.2009, 11.08.2009, 04.09.2009, 31.12.2009, 17.03.2010, 24.03.2010 tarihli davalı ... adına gönderilen tebligatları "daimi işçi" sıfatıyla davacının tebellüğ ettiği ve söz konusu alındıları imzaladığı tespit edilmiş olup söz konusu tarihlerde davacının davalı iş yerinde hizmet akdine binaen asgari ücret üzerinden çalıştığı, davalı tarafın davacının ... ürünleri sattığı, buna ilişkin büronun bir odasını tahsis ettiği iddialarına karşın ... ürünlerinin satışını yapmak için büro veya eklenti gerekmediği, ev ortamından satışının mümkün ve yaygın olduğu, büroya gelen tebligatların alımını sağlama görevinin büro sekreterinde olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın iddiasına itibar edilmemiş, davacının 11.06.2009 tarihinde daimi işçi sıfatı ile teslim aldığı tebligat var olduğundan bu tarih hizmet başlangıç tarihi sayılmış, büro sekreteri görevinin yalnızca tebligat tarihlerinde yapılması hayatın olağan akışına uygun olmayacağından ilk tebligat tarihinden davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak 01.10.2010 tarihine kadar asgari ücret karşılığı kesintisiz çalıştığı kanaatine varılarak; davanın kısmen kabulü ile davacının 11.06.2009-01.10.2010 tarihlerinde davalı iş yerinde hizmet akdine binaen asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.