7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/13774 E. , 2025/5123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınması yaptırımı uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/4462 D.İş sayılı kararı ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57811 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve KYB - 2023/57811 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm çeşitlerinin sayıldığı, somut olayda yapılan başvuru sonucunda, 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kabahatlinin, hakkındaki sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin idari yaptırım kararına karşı ilk kez başvurulduğu ve başvuruyu inceleyen Hakimlikçe 5326 sayılı Kanun uyarınca başvuru hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesinde yer alan "Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde..." şeklindeki ifade ile ancak hüküm ve kararların kanun yararına bozma incelemesine konu olabileceğinin düzenlendiği, öte yandan kabahatler nedeniyle uygulanan idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurular üzerine başvuruyu inceleyen Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından yapılacak inceleme sonucunda verilecek karar türlerinin 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci ve sekizinci fıkralarında sayıldığı, bu düzenlemeler ışığında, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından, kabahatlinin, hakkında uygulanan idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurusu üzerine, ne 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hüküm türleri arasında, ne de 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesinde sayılan karar türleri arasında yer verilmeyen "karar verilmesine yer olmadığı" şeklindeki kararın kanun yararına bozma yoluyla incelenebilecek mahiyette bir karar olmadığı anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.