Esas No
E. 2022/17849
Karar No
K. 2025/5174
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/17849 E.  ,  2025/5174 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/3340 E., 2019/69 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraati
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık ...'ın suçu diğer sanıkla birlikte işlediğinin dosya kapsamından sabit olduğuna ayrıca müsadere talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da herhangi bir karar verilmediğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında atılı suçu işlediğinden bahisle 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri gereğince mahkûmiyet kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin yalnızca eşya hakkında müsadere kararı verilmemesine ilişkin ve sanıkların istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında atılı suçun unsurlarının bulunmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesinin kararı kararı kaldırılarak beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

İddianamede müsadere talebi bulunmayan eşya hakkındaki istinaf başvurusuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararında kesin mahiyette karar verildiği gibi İlk Derece Mahkemesi tarafından da 27.05.2019 tarihinde müsadere kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin kaçak eşyanın müsaderesine yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki eşyanın kendisine ait olmadığı yönündeki savunması, inceleme dışı diğer sanık ...'ın kabullendiği kaçak eşya miktarı göz önüne alındığında sanık ...'a atfedilebilecek kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olmaması ve tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gediz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, Katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır.

CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.04.2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog