11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/5507 E. , 2024/4074 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2020/601 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 1.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/9743 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97459 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97459 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre,
Sanık hakkında mahkemesince yapılan yargılama sonunda 01/03/2022 tarihli kısa kararda 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası belirlenmiş iken, gerekçeli kararda bu hapis cezasına ilave olarak 1.100,00 Türk lirası adli para cezası ile de sanığın cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında,
2.Kabule göre de,
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 51 gün adli para cezalarına hükmolunmasını müteakip, gün olarak belirlenen adli para cezasının aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince 20,00 Türk lirası üzerinden paraya çevrilmesi sonucu, 1.020,00 Türk lirası yerine 1.100,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un güveni kötüye kullanma başlıklı 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." hükümleri yer almaktadır.
3.5237 sayılı Kanun’un adli para cezası başlıklı 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında; " (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. " denilmektedir.
4.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2020 tarihli ve 2020/1475 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucu sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamaya ilişkin dava dosyanın incelenmesinde; tayin olunan 51 gün adli para cezasının bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi neticesinde, sonuç cezanın 1.020,00 TL yerine, 1.100,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş; UYAP’ta kayıtlı duruşma zaptında yer alan hüküm fıkrasında hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmolunduğu, gerekçeli kararda da sanığın adli para cezası ile cezalandırılması gerektiğinin belirtildiği ve UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belgenin geçerli kabul edileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin (1) numaralı düşünce yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (2) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
3.Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2020/601 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
4.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "hüküm fıkrasında yer alan “1.100,00 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerine "1.020,00 TL" ibaresinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.