Esas No
E. 2025/1999
Karar No
K. 2025/4749
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

5. Hukuk Dairesi         2025/1999 E.  ,  2025/4749 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2229 Esas, 2023/10 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/117 Esas, 2020/521 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, kâl, eski hale getirme, mahrum kalınan kâr ile arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesinin ifa edilememesinden kaynaklanan müspet ve menfi zararlarının tazmini istemine ilişkin asıl dava ile arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesinin ifa edilememesinden kaynaklanan müspet zarar, mahrum kalınan kâr ve sözleşme kapsamında yapı ruhsatı için yapılan masrafların tazmini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, tazminat talebinin reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., Mahallesi 294 ada 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin müvekkili ile ....Tic.Ltd.Şti. arasında Eyüp .... Noterliğince düzenlenen 09.07.2009 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkiline 4 adet daire düştüğünü, davalı idare tarafından taşınmaza ilişkin yapı ruhsatının düzenlendiğini, inşaatın yapımına başlandığında davalı idare tarafından inşaatın üzerine büfe, çay bahçesi ve park yapılarak haksız şekilde işgal edildiğini, davalı idarenin verdiği yapı ruhsatını iptal ettiğini, bunun sonucunda sözleşme gereği edinmeleri gereken 4 adet daireyi edinemediklerini, bu 4 dairenin kira gelirinden mahrum kaldıklarını, müvekkilinin inşaat sözleşmesi ile yapı ruhsatını alabilmek için çeşitli yasal ve zorunlu masraflar yaptığını, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından yapılan haksız tecavüzün önlenmesi amacıyla müdahalenin men'ine, taşınmaz üzerinde davalı tarafından inşa edilen yapının yıkılarak taşınmazın eski haline getirilmesine, davalı idarenin büfe ve çay bahçesi işleterek ticari kazanç elde ettiği gözetilerek davalının devam eden haksız fiilinden dolayı müvekkilinin elde edemediği kira gelirinin, inşaat maliyetlerinde meydana gelen artış sebebi ile uğradığı zararın, taşınmazı eski hale getirebilmesi için yapacağı masrafın, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile yapı ruhsatı için yaptığı yasal ve zorunlu harcamaların, davalının elde ettiği ticari kazanç üzerinden hisselerine düşen payın, Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesinin ifa edilememesi sebebi ile uğradıkları müspet ve menfi zararın ve yoksun kaldıkları kârın tespiti ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., Mahallesi 294 ada 16 parsel sayılı taşınmaza ilişkin müvekkili ile arsa sahipleri arasında Eyüp .... Noterliğince düzenlenen 09.07.2009 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müteahhitlik görevini üstenen müvekkiline toplam 6 adet daire düştüğünü, müvekkilinin inşaat yapımına başladığında sözleşmeye konu taşınmazın yapı ruhsatını düzenleyen davalı idare tarafından üzerine büfe, çay bahçesi ve park yapılarak haksız şekilde işgal edildiğini, arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesinin ifa edilememesinden kaynaklanan müspet zarar, mahrum kalınan kâr ve sözleşme kapsamında yapı ruhsatı için yapılan masrafların davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından taşınmaza herhangi bir fiili müdahalede bulunulmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında park alanına dahil edilmesinden dolayı taşınmaza ilişkin ruhsat iptal edilerek kamulaştırma çalışmalarının başlatıldığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, tazminat talebinin reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili davacılar arasında Eyüp.... Noterliğince düzenlenmiş 09.07.2009 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacı arsa sahibine 4 adet daire, davacı yükleniciye ise 6 adet daire verileceğini, bu kapsamda yürütülen resmi işlemler sonucu davalı idare tarafından taşınmaza ilişkin inşaat yapı ruhsatının 15.09.2009 tarihinde düzenlenilerek davacılara verildiğini, davalı idarenin yapı ruhsatını iptal etmediği halde, iptal ettiğini beyan etmesinin bir idari işlem değil haksız fiil oluşturduğunu, haksız fiilden kaynaklanan zararların karşılanması gerektiğini, taşınmazda büfe, çay bahçesi ve park yapmak suretiyle haksız işgali nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifasının imkansız hale geldiğini, bu nedenle uğradıkları zararın tazminine karar verilmesi gerektiğini, çoğun içinde az da vardır ilkesi göz ardı edilerek ecrimisil talep edilmediği gerekçesiyle ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından taşınmaza herhangi bir fiili müdahalede bulunulmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında park alanına dahil edilmesinden dolayı taşınmaza ilişkin ruhsat iptal edilerek kamulaştırma çalışmalarının başlatıldığını, dava şartının gerçekleşmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının el atmanın önlenmesi ya da tazminat talebinden seçimlik olarak el atmanın önlenmesi talebinde bulunduğu, işbu talebin kabul edildiği, ecrimisil talebine yönelik dava bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca haksız fiilin kendi içinde ecrimisil talebini de barındırdığını, ecrimisil ifadesinin kullanılmadığı gerekçesiyle ret kararı verilemeyeceğini, taşınmaz üzerindeki parkın 18.05.2010 tarihinde faaliyete girdiğini, oysa davalı idare tarafından müvekkillerine 15.09.2009 tarihinde yapı ruhsatının verildiğini, bilirkişi raporlarında müvekkilleri lehine hesaplanan tazminat kalemlerinden hiçbirine hükümde yer verilmediğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik müdahalenin men'i, kal ve eski hale getirme ile davacılar arasındaki arsa payı karşılığı kat yapım sözleşmesinin ifa edilememesinden kaynaklanan müspet ve menfi zararların ve mahrum kalınan kârın tazmini hususundadır.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, davacı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog