43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile olan ticari ilişkisinden dolayı düzenlemiş olduğu 08/08/2017 tarihli ... numaralı fatura, 999,99.-TL, 09/08/2018 tarihli ... numaralı fatura 480,00.-TL ve 15/08/2017 tarihli ... tarihli 24,000,00.-TL bedelli irsaliyeli faturalar ile gıda maddesi sattığını ve teslim ettiğini ancak fatura bedelinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının kendisine gönderilen ödeme emrine kötü niyetli olarak yetkiye, ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazlarının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin icra takibinin konusu olan fatura bedelleri olan borcuna ilişkin olduğunu, faturalara dayalı alacak TBK.89 mad. uyarınca götürülecek borçlardan olduğunu, yetkili mahkeme ve icra müdürlüklerinin alacaklının ikametgahı mahkeme ve icra daireleri olduğunu, davalının yetki itirazının haksız ve hukuksuz olduğunu reddinin gerektiğini, davalı borçlunun faturaların varlığını kabul etmekle beraber bu faturaları iade ettiğini ve malların yedinde olmadığını iddia ettiklerini, delil listesi arasında yer alan irsaliyeli faturalar incelendiğinde bu irsaliyeli faturaların imza karşılığı teslim alındığını ve malların teslim edilmiş olduğunun sabit olduğunu. taraflar arasındaki fatura, sevk irsaliyeleri ve ticari defter ve kayıtları ile bu faturalara ilişkin tarafların vergi dairesine bildirimleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, bu itirazının iptali ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi için bu davayı açtıklarını belirterek davalının ....İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibine devamına, takibin durmasına sebep olan davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini 04/12/2018 tarihinde aldıklarını ve süresi içinde itiraz ettiklerini belirterek, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, müvekkilinin Bakırköy/İstanbul adresinde ikamet ettiğini İstanbul Bakırköy icra daireleri olduğunu, icra dairesi yetkisine itiraz ettiğini, tebliğ edilen borcun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin faturaları iki kez iade ettiğini, fatura ve içeriğini kabul etmediklerini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu alacağın zaman aşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazları olduğunu, bu nedenlerden dolayı, yetkiye ,dosya borcunun tamamına, ve ferilerine itiraz ettiklerini itirazlarının kabulü ile yapılan takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce verilen ... sayılı kararının davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/445 Esas, 2024/313 Karar numaralı ilamı ile;"...Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iade faturasına konu malların davacıya teslim edilip edilmediği noktasındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 25.479,99 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 29/11/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 25.773,31 TL alacaklı durumdadır. Davalının işletme hesabına göre tuttuğu ticari defterlerine göre ise, davacının takibe konu faturaları davalının kayıtlarında yer almaktadır. Ancak, davalı tarafça davacıya 25.681,00 TL tutarında iade faturası düzenlenmiş ise de bu iade faturası davacının kayıtlarında yer almamaktadır. İade faturası irsaliyeli fatura olarak düzenlenmiş ise de teslim alan kısmı imzalı değildir. Davalının 05/07/2019 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında bulunan 28/08/2017 tarih ve ... nolu mal iade formunda "klasik beyaz peynir(17 kg)" yazısının yanına el yazısı ile "(18 kg) 107 TNK" ibaresi eklenmiş durumdadır. Bu formun teslim alan kısmı ... tarafından imzalanmıştır. Ancak davalının bu savunması üzerinde durulmamış ve bilirkişi tarafından incelenmemiştir. Davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı itirazlar da değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, 28/08/2017 tarih ve ... nolu mal iade formun davacının ticari kayıtlarında dosyada yer alan örneğinde olduğu gibi kayıtlı olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir." gerekçeleriyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Mahkememize gönderilen dosyada yeni esas alınarak yargılamaya devam edilmiştir. ...
İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Davacı ... Vergi Numaralı, ..." nin 2017 yılına ait çalışanlarının listesi ve ... T.C. Kimlik Numaralı ...' a ait SGK kayıtlarının çıkartılıp gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 05/11/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla rapor aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, üç adet fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olayda dava konusu icra takibinin incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararından önce yapılan yargılama sonucu tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf incelemesi sonucu, mahkememiz kararı davalının malların iadesine ilişkin savunmasının değerlendirilmesi için kaldırılmış ve dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
Takipte talep edilen alacak 08/07/2017, 09/08/2017 ve 15/08/2017 tarihli faturalara dayanmaktadır. Üç faturanın toplam bedeli 25.479,99 TL’dir. Davalının, malların iadesine ilişkin savunmasının değerlendirilmesinde; mal iade formunun 28/08/2017 tarihli olduğu, mal iade formunun üzerinde teslim alan olarak ... isimli kişinin imzasının bulunduğu, iade faturasının 26/07/2018 tarihli ve 25.681 TL bedelli olduğu görülmüştür. Davacının talep ettiği üç adet faturada yazan malların cins ve miktarları ile mal iade formunda yazan malların cins ve miktarları karşılaştırıldığında 15/08/2017 tarihli 18 kg beyaz peynir ürününün uyumlu olduğu; ancak diğer iki faturada yazan ürünler ile mal iade formunda yazan ürünlerin uyumlu olmadığı görülmüştür.
Her ne kadar iade faturasında davacı tarafın imzası bulunmasa da, mal iade formunda teslim alan olarak ... isimli kişinin imzası bulunmaktadır. ...’un SGK kayıtlarının incelenmesinde mal iade formu tarihinde (28/08/2017) davacı şirket çalışanı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla davalıya teslim edilen malların iade edildiği ve iade edilen malların davacı çalışanı tarafından teslim alındığı mahkememizce kabul edilmiştir. Fatura tarihi (15/08/2017) ile mal iade tarihinin (28/08/2017) uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Aynı miktar ve cins başka bir ürünün de davacıya satılıp iade edildiğine dair bir iddia ve delil de bulunmadığından davalının 15/08/2017 tarihli fatura konusu malları davacıya iade ettiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere takip ve dava konusu üç adet faturadan 15/08/2017 tarihli faturaya konu malın iade edilmesi sebebiyle bedelinin talep edilemeyeceği, ancak 08/07/2017 tarihli ve 09/08/2017 tarihli diğer iki fatura sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen alacak yönünden alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
1.Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 1.479,99 TL’lik kısmının iptaline; takibin 1.479,99 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.296,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 307,74-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 307,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 307,74-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 343,64TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 912,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.912,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 343,39-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.479,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 24.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸