5. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7607
- Karar No
- 2025/4838
- Karar Tarihi
- 10.04.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
5. Hukuk Dairesi 2024/7607 E. , 2025/4838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu tarafından gönderilen dosyada taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Antalya ili, ..., ... Mahallesi kök 606 parsel sayılı taşınmazda malik olan ...’ın mirasçısı olduğunu, taşınmazın muhtelif tarihlerde imara tabi tutulduğunu ve kalan 2472 m²lik kısmın da Konyaaltı Belediye Başkanlığına hibe ettirildiğini, yapılan imar dağıtımlarında kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğini, hibe ile birlikte taşınmazdan %35'ten daha fazla kesinti yapıldığını, yapılan bu fazla kesintinin tapu kayıtlarından tamamen çıkarılarak halihazırda kavşakta kaldığını, müvekkilinin tapu hakkının bu kavşak içerisinde zayi olduğunu belirterek muhtelif imar uygulamaları sonucunda yapılan ve imar kesintisinden aşkın şekilde yolda kalan alanının rayiç değerinin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın el atma fiilini gerçekleştiren ve kamulaştırma yapma yetkisine haiz idareye veya lehine kamulaştırma yapılabilecek özel hukuk tüzel kişisine karşı açılması gerektiğini, müvekkili idarenin dava konusu yer ile ilgili kamulaştırma yapma yetkisine haiz olmadığını, müvekkili idarenin hukuka aykırı bir eylemi de bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idarece herhangi bir şekilde fiilen el atma olmadığını, parsel üzerinde herhangi bir tasarruflarının da bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
3.Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kök 606 No.lu kadastro parselinin ilk olarak 5810 m²lik kısmında, 17.09.1984 tarihli Antalya Belediyesi Encümen kararı ile imar uygulaması işlemi yapıldığını, bu imar uygulaması işleminde yasal %25 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak imar hakkının ... Mahallesi 3802 ada 1, 2, 3, 4, 17 ile 3803 ada 9, 10 ve 11 sayılı imar parsellerinden verildiğini, sonrasında 606 No.lu kadastro parselinin 6418 m²lik kısmında 03.03.1988 tarihli Antalya Belediyesi Encümen kararı ile imar uygulaması işlemi yapıldığını, bu imar uygulaması işleminde yasal %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak imar hakkının ... Mahallesi 4287 ada 6, 7, 8, 9 ile 4165 ada 1 numaralı imar parsellerinden verildiğini, 606 No.lu kadastro parselinin 45 metrelik yolda kalan 2472 m²lik kısmının ise davacının babası ...'ın vekili ... tarafından 21.10.1998 tarihli ve 8203 yevmiye numarası ile kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak müvekkili Konyaaltı Belediye Başkanlığına hibe edildiğini, imar uygulaması işlemleri hibeden önce yapıldığından yapılan hibenin imar uygulamalarında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, imar uygulaması işlemlerinde yasal kesintilerin dışında yapılan bir kesintinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı asıl davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat, birleştirilen davanın ise bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğunun kabulü ile miras bırakanın 22.11.2006 tarihinde öldüğü gözetilerek dava tarihi itibarıyla 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden birleştirilen davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, asıl davanın ise davacının aktif ve davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun bağıştan rücu değil muvazaalı işlem nedeniyle müvekkilinin yaptığı edimin iadesi olduğunu, bu iade işleminin tapuda iadesi imkansız olduğundan bedelin tahsili talebine ilişkin olduğunu, muvazaalı işlemin ise murisin tapusunun bir kısmının belediyeye hibe edilmesi karşılığında fazladan yapılaşma hakkı verilmesi olduğunu, bu olayın karşılıklı olarak gerçekleştiğini; ancak üçüncü kişinin Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003/849 Esas sayılı dosyası ile açtığı iptal davası sonucu sorunun ortaya çıktığını, İdare Mahkemesi kararı ile fazladan yapı hakkının iptal edildiğini, yani belediyenin yaptığı edimin bozulup ortadan kalktığını, bu durumun belediye lehine haksız kazanca yol açtığını, belediyenin haksız zenginleştiğini, idare mahkemesinin anılan dosyasında davalı ... Başkanlığının mahkemeye sunduğu dilekçelerinde ödenek yetersizliği nedeniyle kamulaştırma bedeli veremeyeceği gerekçesiyle hibeye karşılık imar fazlası verdiğini kabul ettiğini, sonuç olarak davalı ... Başkanlığının imar yolu açmak için müvekkilinin sahibi olduğu yeri yola terk ettirerek karşılığında da sahibi olduğu parsele ek inşaat hakkı vermediğini, iptal kararı uyarınca müvekkilinin yaptığı yola terk işlemi hükümsüz kalmakla Belediyenin fiilen taşınmaza el attığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma tazminatı ödemek zorunda olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmaz 14700 m² iken, 27.09.1984 tarihli ve 3770 sayılı Antalya Belediyesi Encümen kararına istinaden yapılan imar uygulaması sonucu 5810 m²lik kısmından 1453 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4357 m²sinin imar tahsisi ile imar parsellerine gittiği, 606 parselin imar uygulamasına dahil edilmeyen 8890 m²lik kısmından 6418 m²nin Antalya Belediye Başkanlığının 03.03.1988 tarihli ve 1078 sayılı Encümen kararına istinaden düzenleme ortaklık payı kesilerek 4178 m²sinin imar tahsisi ile imar parsellerine gittiği, dava konusu 606 parsel sayılı taşınmazın 2472 m² olarak kaldığı, dava konusu taşınmaz ... oğlu ... adına kayıtlı iken, Konyaaltı Tapu Sicil Müdürlüğünün 15.10.1988 tarihli ve 8203 yevmiye numaralı resmi senedi ile malik ... oğlu ... tarafından Konyaaltı Belediye Başkanlığına kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak hibe edildiği ve taşınmazın ... adına tescilinin yapıldığı, bağış sözleşmesinin resmi olarak yapılmasının gerektiği, malik ... oğlu ... tarafından tapuda düzenlenen resmi senet ile hibe edildiğinden bağışın geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın hâlen ve fiilen Atatürk Caddesi üzerinde kaldığı, davacı vekilinin asıl ve birleştirilen davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelin tahsili talebinde bulunduğu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için dava tarihi itibarıyla davacıların genel kural olarak tapuda malik olması gerektiği, dava konusu taşınmazın tapusunun iptal edilmediği, dava tarihi itibarıyla ve halen ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu, bu nedenle davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası açmak için aktif dava ehliyetleri bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddi ile resen gözönünde bulundurulması gereken hususlar dikkate alındığında; aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, asıl dava yönünden husumetten davanın reddine karar verilmesi ve birleştirilen dava kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası olmasına rağmen bağıştan rücu davası şeklinde değerlendirilerek hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan gerekçe düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmaz 14.700,00 m² iken, 27.09.1984 tarihli ve 3770 sayılı Antalya Belediyesi Encümen kararı ve %25 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile imar uygulamasına dahil edilerek 1.453,00 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4.357,00 m²sinin 3802 ada 1, 2, 3, 4 ve 17 parseller ile 3803 ada 9, 10, 11 parsellere gittiği, 606 parselin ilk uygulamadan arta kalan 8.890,00 m²lik kısmından 6.418,00 m²lik kısmının 03.03.1988 tarihli ve 1078 sayılı Antalya Belediyesinin Encümen kararı ve %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi ile imar uygulamasına dahil edilerek 2.246,00 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra 4.172,00 m²sinin 4287 ada 6, 7, 8, 9 parseller ile 4165 ada 1 parsele gittiği, dava konusu 606 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamalarından arta kalan 45 metrelik yolda kalan 2.472,00 m²sinin ise dava konusu taşınmaz ... oğlu ... adına kayıtlı iken Konyaaltı Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.10.1988 tarihli ve 8203 yevmiye numaralı resmi senet ile davacının murisi olan malik ... tarafından kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak Konyaaltı Belediye Başkanlığına hibe edildiği ve taşınmazın tapuda ... adına tescilinin yapıldığı, 606 sayılı kadastro parselinin Belediyeye terk edilmesi koşulu ile 2.472,00 m²lik 606 parsele ait yapı hakkının 3802 ada 1, 2, 3, 4, 17 parsellere ait yapı hakları ile birleştirilerek toplam inşaat alanının 2.548,00 m² olarak verilmesine ilişkin Konyaaltı Belediye Meclisinin 24.08.1998 tarihli ve 182 sayılı kararının Antalya 1. İdare Mahkemesinin 2003/849 Esas, 2005/910 sayılı kararı ile iptal edildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde, davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından sorumlu idare de tespit edilip işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.