3. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11334
- Karar No
- 2025/14171
- Karar Tarihi
- 08.05.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Adam Öldürme
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
3. Ceza Dairesi 2021/11334 E. , 2025/14171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi, nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, kamu malına zarar verme, askeri tesisleri tahrip
2.22.05.2012 tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; TCK'nin 109/2, 109/3.a-b., 110/1, 3713 sayılı Kanun'un 5, CMUK'nın 326, TCK'nın, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3.19.06.2012 tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan; TCK'nin 109/2, 109/3.a-b., 110/1, 3713 sayılı Kanun'un 5, CMUK'nın 326, TCK'nin, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
4.03.04.2012 tarihli tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan; TCK'nın 174/1, 174/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 4/a delaletiyle 3713 sayılı Kanun'un 5/2, TCK'nin 52/2, 52/4, 53, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
5.28.10.2011 tarihli (2 kez) kasten öldürme, 28.10.2011 tarihli yağma, 15.08.2011 tarihli kasten öldürme, 15.08.2011 tarihli kasten öldürmeye teşebbüs, 12.09.2011 tarihli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından CMK'nin 223/2.e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat,
6.19.10.2011 tarihli (70 kez) kasten öldürmeye teşebbüs 19.10.2011 tarihli kamu malına zarar verme, 19.10.2011 tarihli askeri tesisleri tahrip suçlarından karar verilmesine yer olmadığına,
İlk derece mahkemesince 19.10.2011 tarihli (70 kez) kasten öldürmeye teşebbüs, 19.10.2011 tarihli kamu malına zarar verme, 19.10.2011 tarihli askeri tesisleri tahrip suçlarından iddianamede yeterli anlatım bulunmadığı gerekçesiyle açılmış dava bulunmadığından, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla;
CMK'nın 223. maddesinde karar verilmesine yer olmadığına ilişkin bir karar türü bulunmaması nazara alınarak, zamanaşımı süresi içerisinde CMK'nın 223. maddesine göre mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 06.11.2017 tarih ve 2017/2030 Esas, 2017/5383 sayılı kararı sonrasında, bozma üzerine yapılan yargılamada dosya ile birleştirildiği anlaşılan 03.04.2012 tarihli tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükmün daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği nazara alındığında; bozma sonrası birleşen davaya konu suçlar yönünden bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen mahkumiyet ve beraate yönelik hükümlerinin, 5235 sayılı Adli Yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, kanun yolu başvurusunun bölge adliye mahkemesi ilgili Ceza Dairesince değerlendirilmesi gerektiğinden, dosyanın bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesinden geçtikten sonra gönderilmesinin temini için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına incelenmeksizin İADESİNE,
1.28.10.2011 tarihli (2 kez) kasten öldürme, 28.10.2011 tarihli yağma, 15.08.2011 tarihli kasten öldürme, 15.08.2011 tarihli kasten öldürmeye teşebbüs, 12.09.2011 tarihli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlediklerinin sabit olmaması gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2.Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında devletin birliğini ülke bütünlüğünü bozma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tayin edilen cezalardan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün I-2, II-4, III-4 bentlerinde yer alan "5. maddesi” ibareleri çıkarılarak yerlerine "5/1. maddesi" ibarelerinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, 03.04.2012 tarihli tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hüküm yönünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.