Esas No
E. 2023/851
Karar No
K. 2025/544
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/851 K. 2025/544 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/851, K. 2025/544, T. 24.06.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/851
Karar No
2025/544
Karar Tarihi
24.06.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/851 Esas
KARAR NO: 2025/544
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/12/2023
KARAR TARİHİ: 24/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :

TALEP

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "29.03.2022 tarihinde müvekkilin mülkiyetindeki ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana ..., Kazada ... plakalı araç 15100 kusurlu bulunmuştur. Müvekkile ait ... plakalı araç, kendi kasko sigortacısı tarafından 55.398,22 TL'ye onarılmış olup ilgili eksper raporu ve onarım faturası dilekçe ekinde sunulmaktadır. Meydana gelen kaza sonrası ... Sigorta A. Ş. tarafından ... plakalı aracın trafik sigortası poliçesinden, aynı zamanda müvekkil şirkete ait aracın da kasko sigortacısı olan ... Sigorta A. Ş.'ye 50.000,00 TL rücu ödemesi yapılarak poliçe teminat limiti tükenmiştir. Kusurlu ... plakalı araç sigorta şirketi nezdinde ... nolu ve 28.02.2022 - 28.02.2023 vadeli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmıştır. İşbu kasko poliçesinde ihtiyari mali mesuliyet teminatı bulunmaktadır. Bu nedenle tarafımızca müvekkil Şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan davalı ... Sigorta A. Ş.'ye 19.07.2023 tarihinde değer kaybı başvurusunda bulunulmuş ancak sigorta şirketi tarafından 20.07.2023 tarihinde ödeme yapılmayacağı yönünde yanıt verilmiştir. Bilindiği üzere trafik poliçe limitini aşan zarardan kusurlu aracın kasko sigortacısının sorumluluğu bulunmaktadır. Zira Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. Maddesinde sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin üzerinde kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Müvekkil şirketin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için tarafımızca 30.08.2023 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapilmış, 25.09.2023 tarihinde son oturum yapılmış fakat taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından aynı tarihli son tutanak tanzim edilerek taraflarca imza altına alınmıştır. İlgili tutanak işbu dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Müvekkile ait ... plakalı araç 2021 model ... marka ...model olup kaza anında henüz 12.914 kilometrededir. Müvekkilin aracınin güncel 2. el piyasa rayiç değeri emsal ilanlara göre ortalama 1.950.000,00-1.990.000,00 TL aralığındadır. Müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve ...E., ...K; sayılı iptal kararı ve Yargıtay İçtihatları ile uyumlu olarak reel değer kaybı hesaplama yöntemiyle hesaplanmasını" talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Dava dilekçesinde 29.03.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı araç, 28.02.2022 başlangıç – 28.02.2023 bitim tarihli ve ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile... adına maddi ve bedeni zararlar ayrımı yapılmaksızın 1.000.000,00-TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirilmiştir. Söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limitidir. Aynı zamanda ... plakalı araç, 28.02.2022 başlangıç – 28.02.2023 bitim tarihli ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 50.000,00 TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirilmiştir. Söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limitidir.

Davacı vekili, söz konusu kaza sebebiyle müvekkiline ait ... plaka nolu aracın hasara uğradığını, hasar sebebiyle araçta değer kaybının meydana geldiği, ... plakalı aracın trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 29.03.2022 kaza tarihi itibariyle poliçe limiti olan 50.000,00 TL'lik teminat limitinin tükendiği, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 8.000-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, ancak bakiye zararlarının olduğu iddiası ile şimdilik 20,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Huzurdaki davadaya konu araç hasarı talebi için davacı vekilin müvekkil şirkete başvurusu üzerine ...trafik hasar ve... kasko imm hasar dosyaları açılmıştır.

Davacının araç maddi hasarına ilişkin kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkil şirkete araç hasarı için rücu başvurusuna istinaden ... nolu trafik hasar dosyasından 28.07.2022 tarihinde 50.000,00-TL, ... nolu kasko imm hasar dosyasından 28.09.2022 tarihinde 12.020,78 TL rücu ödemesi yapılmıştır.

Değer kaybına ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin olarak ise söz konusu kazanın davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine ihbarı sonrasında Alınan "değer kaybı hesap raporuna" istinaden davacının vekiline 20.10.2022 tarihinde 8.0000-TL değer kaybı bedeli ödenmiştir Diğer yandan aracın salt mekanik aksamından hasarlandığı, değişen parçaların ömürlü ve kullandıkça değer kaybeden nitelikte olduğu, bu kaza ile yenilenmesi ile birlikte bu parçalar yönünden aracın değer kaybetmediği, aksine kazandığı değerlendirilmektedir. Yapılan tüm ödemeler sonrasına müvekkil şirketin bakiye teminat limiti 979.979,22-TL olup davayı kabul etmemek kaydı ile; davacının zararının tespit edilmesi ve müvekkil şirket aleyhine tazminat hükmedilmesi durumunda azami bakiye teminat limiti olan 979.979,22-TL'ye kadar sorumlu olacaktır.

Değer kaybı hesabı yapılırken öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) daha önce kazaya karışıp karışmadığı hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın kaza tarihindeki hasarsız hali piyasa rayiç değerinin tespiti ile davaya konu kaza sonucu hasarları onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri tespit edilerek, aradaki farkın değer kaybı zararı olarak belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece öncelikle araç hasarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespitine yönelik olarak davacının varsa kasko şirketince aldırılan ekspertiz raporu da istenerek ve incelenmek suretiyle yukarıda açıklanan hususları göz önüne alarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybının tespiti konusunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmasını arz ve talep ederiz. Davacının kaza tarihinden itibaren yasal faizi talebi haksız ve yersizdir.

Faize hükmedilmesi kabul anlamana gelmemek kaydıyla; faize hükmedilmesi durumunda ise; uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazanmaktadır.

Trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/ 1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Davacının değer kaybı zararının giderilmiş olması ve bakiye zararının olmaması sebebiyle talebin reddine, Davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının SBM'den talep edilmesine, Mahkemenizce resen seçilmek üzere araç maddi hasar hesaplamalarında sigortacılık alanında uzman 64 kod numaralı bilirkişiye tespit için atanmasına karar verilmesine, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine, diğer beyanlarımızın da göz önünde tutularak karar verilmesini " talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davalı şirket tarafından hem ZMMS hem de İMMS ile sigortalanan aracın %100 kusurlu olduğu iddiasıyla meydana gelen kaza neticesinde oluşan değer kaybı bedelinin tazmini isteminden ibarettir.

Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "29/03/2022 tarihli olay sebebiyle davacı tarafa ait... plaka sayılı, 2021 model yıllı ve 12.915 KM' deki ... araçta, araçta oluşan mekanik hasarın orijinal yedekparçalar ile gerçekleşen yüksek nitelikli hasar onarımı sonrası, araçta hasar kaydı kaynaklı olarak 10.000-TL değer kaybı meydana geldiğine, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılmış olan 8.000.-TL değer kaybı ödemesi sonrası, davacı tarafın bakiye değer kaybı zararının Mart 2022 rayiç değerleri ile, 2000.-TL olduğuna dair" görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacının talep edebileceği bakiye araç hasarı zararının olmadığı, Davacının talep edebileceği bir değer kaybı zararının olmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın alanında uzman başka bir otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "14.08.2024 tarihli bilirkişi raporu kısmen Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumlu olup ancak denetime elverişli bağımsız olarak herhangi bir merci tarafından herhangi bir zamanda sorgulanabilecek bir veri içermediği, 30.10.2024 tarihli bilirkişi raporunun anayasa Mahkemesinin değer kaybına ilişkin kararları ile uyumlu olmadığı, söz konusu kararların hasarlı ve hasar kayıtsız araçlar arasındaki değer farkını benimse Dava konusu aracın riziko tarihindeki değer kaybının 45.090,00 TL olacağı,

Davalı tarafından 20/10/2022 tarihinde davacıya yapılmış olan 8.000.-TL Değer kaybı ödemesinin tenzili ile dava konusu aracın bakiye 37.090,00 TL değer kaybı tazminatının olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Dava konusu kazanın meydana geliş şekli ve davanın esası bakımından yapılan değerlendirmede; 29/03/2022 günü saat 08:30 sıralarında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... sokak üzerinde park etmek isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yine aynı istikamette park halinde olan...plakalı aracın sol ön teker kısmına çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelişinde davalı sigortalısının KTK'nın 84/l maddesi uyarınca %100 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.

Mahkememizce alınan ilk bilirkişi raporunda; "Gerçekleşen onarım sonrası değişen mekanik parçalar sebebiyle araçta teknik olarak herhangi bir eksilme veya tükenme söz konusu değildir. Aksine, araç her ne kadar olay tarihinde 12.915 KM de olsa da gerçekte değişen parçalar yönünden araçta faydalı ömür artışı meydana gelmiştir.

Araçta olay sebebiyle teknik olarak değer kaybı meydana getirecek türden (şasi, kaporta, karoseri) hasar ve onarım gerçekleşmemiştir. Bununla birlikte, hasar kayıtsız aracın tramer kaydında, aracın marka model ve segmenti yönünden olay tarihi itibari ile değerlendirildiğinde, 52.559.-TL tutarında hasar kaydı meydana gelmesinin, değer kaybı etkisi olacaktır." şeklinde değerlendirmede bulunularak piyasadan yapılan araştırma neticesinde davacının aracında toplam 10.000,00 TL değer kaybının meydana geldiği, davalı tarafından ZMMS poliçesi kapsamında yapılan 8.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.000,00 TL değer kaybı bulunduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce alınan ikinci bilirkişi raporunda ise "Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ...E ...-K sayılı ilamında "…tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir…" denilmektedir.

Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, bu durum aracın ikinci el değerinin düşmesine neden olmaktadır. Tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen tampon demiri, radyatör vb. mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir. Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2021 model ve 12.914 Kmdeki araçta dava konusu trafik kazasında meydana gelen ve değer kaybına etki edecek işlemlerin dosyadaki onarım faturasına ve hasarlı araç fotoğraflarına göre: Değiştirilen parçalar: yok Düzeltilen parçalar: yok olduğu toplam hasar miktarının 62.020,78 TL olduğu tespit edilmiştir.

Araçta hasar gören parçaların tümü mekanik parçalar olup bu parçaların hasar görmesi ve tamir edilmesi araçta kalıcı bir hasar izi oluşturmadığından bir değer kaybına da neden olmamaktadır. Aracın onarım işleminin yetkili serviste ve orijinal yedek parçalarla yapıldığı belirlenmiştir. Yargıtay yerleşik kararlarına göre araçlardaki değer kaybı, aracın kazadan önceki hasarsız 2. El rayiç satış değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç satış değeri arasındaki farktan ibarettir. Dosya içeriğine göre dava konusu aracın eski kazası yoktur. Araçta değer kaybına etki edecek bir kaporta ve şasi hasarı oluşmadığından, araçta bir değer kaybı meydana gelmediği tespit edilmiştir. " şeklinde değerlendirmelerde bulunularak davacının aracında değer kaybı bulunmadığı tespit edilmiştir.

Mahkememizce alınan iki bilirkişi raporunda çelişki bulunması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.

Üçüncü bilirkişi raporunda ise; "Dosyada mübrez dava konusu kaza hadisesine ilişkin olarak yapılan incelemede davacı yana ait aracın sol ön teker kısmının hasar görmüş olduğu anlaşılmıştır. ... tarafından tanzim edilmiş olan bilirkişi raporunda aracın hasar bedelinin dikkate alınmış olup emsal hasar kayıtlı araç ile hasar kayıtsız araç mukayesesi sonucu aradaki rayiç değer farkından değer kaybının tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ancak değer kaybı hesabı yapılırken denetime elverişli ve emsal araçların bağımsız şekilde bedellerinin tespit edilebileceği, sorgulandığı taktirde merci ya da tarihten bağımsız olarak aynı verilerin kayıtlı şekilde elde edileceği bir sonuca rapor kapsamında rastlanmamıştır. Raporun kısmi olarak Anayasa Mahkemesi kararına uyumlu olduğu görülmüştür. Diğer bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda ise Anayasa Mahkemesi kararına aykırı vaziyette tanzim edilmiş olduğu, kaza hadisesi ve buna ilişkin aracın piyasa algısı oluşmuşken değer kaybının olmadığı yönünde yorumda bulunduğu tespit edilmiştir. (Değer kaybı hesabı yapılırken aracın hasar niteliğinin değil, hasar bedeli, hasar tarihi, marka, model ve tip gibi özelliklerinin dikkate alınması gereklidir. Zira 09.10.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar Sayılı kararında yapılan değerlendirme sonucu, Kanun'un 90. ve 92. maddelerinde Genel Şartlara atıf yapılan kısımlar Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi 9 Ekim 2020 tarihinde vermiş olduğu karar ile değer kaybı hesaplama formülü ve 160.000 kilometre sınırı kaldırılmış olmakla birlikte; plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı gibi parçalar da değer kaybı kapsamına dahil olmuştur. Değer kaybı hesabı bu esaslar üzerinden Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda nispi metoda göre yapılacaktır.) Dava konusu ... plaka sayılı, ... marka,... tip, ... şasi numaralı, Dizel yakıtlı, 2021 model yılı modeli, Otomatik Vitesli, olay tarihi itibari ile 12.914 KM’de olan binek aracın hasar bedeli dosya kapsamından KDV dahil 55.398,22 TL olarak tespit edilmiştir.

Emsal bir aracın hasarlı ve hasarsız hallerine ilişkin tespit yapılmış olup; • Ortalama 240.000,00 TL hasar kayıtlı iki adet emsal aracın ortalama piyasa rayiç değeri 1.462.500,00 TL olarak tespit edilmiştir. • Ortalama 24.000,00 TL hasar kayıtlı iki adet emsal aracın ortalama piyasa rayiç değeri 1.837.500,00 TL olarak tespit edilmiştir.

Bu halde dava konusu aracın güncel değer kaybı; (1.837.500 – 1.462.500) x [55.369/ (240.000 – 24.000)] = 96.127,00 TL olarak tespit edilmiştir.

Aracın riziko tarihindeki değer kaybı tespiti ise güncel ve riziko tarihine ilişkin kasko değerleri oranından faydalanmak suretiyle yapılacaktır. Zira aracın geçmiş tarihli rayiç değer bilgisi herhangi bir merciden tespit edilemeyip en rasyonel tespitin iki döneme ait kasko değerlerinin birbirine oranıyla yapılacağı kanaatine varılmıştır. GÜNCEL KASKO DEĞERİ 1.816.990 TL RİZİKO TARİHİ KASKO DEĞERİ 851.500 TL RİZİKO TARİHİ DEĞER KAYBI (851.500 / 1.816.990) x 96.127 = 45.090,00 TL Olarak tespit ve takdir edilmiştir. " şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın lastiğine davalının sigortalısı tarafından park halinde iken çarpılması sonucu kazanın meydana geldiği, AYM'nin ... Esas ...Karar sayılı iptal kararı ile birlikte somut olay birlikte değerlendirildiğinde davacının aracında kaza nedeniyle tamirat ve değişim işlemlerinin gerçekleştiği, davacının aracının tramer kaydının oluştuğu, dolayısıyla araç ne kadar iyi onarım görmüş olsa da hiç onarım görmemiş araçlarla reel piyasada aynı değere sahip olamayacağı açıktır. Bu bağlamda hasarlı ve hasarsız araçların piyasa araştırmasının yapılarak güncel değer kaybının tespit edilmesi ile kasko bedelleri üzerinden yapılan kıyaslama neticesinde riziko tarihindeki davacı aracının değer kaybı tespiti yapılmış olan üçüncü bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilerek, davacının aracında kaza tarihi itibariyle 45.090,00 TL değer kaybı olduğu, davacı tarafından ZMMS kapsamında yapılan 8.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 37.090,00 TL'nin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi ve türü bakımından yapılan değerlendirmede;

Davacı tarafça her ne kadar kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş olsa da davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ve ekleri ile diğer tüm belgelerin incelenmesinde; davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair dilekçe sunulmamış olması nedeniyle arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle davalı tarafın temerrüde düştüğü anlaşılmış olup son tutanak tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

Davanın KABULÜNE,

1.37.090,00 TL değer kaybı bedelinin 25/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.533,62 TL harçtan peşin-tamamlama harcı olarak alınan toplam 902,95‬ TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.630,67‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan peşin-tamamlama harcı olarak alınan toplam 902,95 TL ve 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.172,8‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 37.090,00 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 188,50 TL tebligat, posta gideri ile 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.188,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog