7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2025/263 E. , 2025/1616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
1.... vekili Avukat ..
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... mirasçıları, davacı ... mirasçıları vekili ve davacı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...'in 18.07.2001 tarihinde öldüğünü, davalı ...'in babası ... ...'i kandırarak 05.06.2000 tarihinde muris adına kayıtlı bulunan taşınmazları satın almış gibi göstererek adına tescil ettirdiğini, bu taşınmazların tapudaki satış tutarları ile gerçek bedelleri arasında çok büyük bir fark olduğunu, davalının gerçekte bağış olan işleminin bu şekilde gizlendiğini ileri sürerek, müvekkillerinin mahfuz hisselerine yapılan tecavüzün miktarının tespiti ile bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacıların muris babaları ile ilgilenmediğini, kendisinin muris ile birlikte yaşadığını, annelerinin de yaşlı olması nedeni ile tarlalarla ilgilenemediklerini, bu yüzden de kazanç sağlayamadıklarını, tapuda fazla masraf yapmamak için bedellerin düşük gösterdiğini, dava dilekçesinde adı geçen ve murise ait olduğu iddia edilen evin kendisi tarafından yaptığını ve hâlen tarla olarak göründüğü belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.01.2008 tarihli ve 2001/60 Esas, 2008/1 Karar sayılı kararı ile; "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince verilen 24.03.2010 tarihli ve 2010/641 Esas, 2010/3365 Karar sayılı kararda "...hükme esas alınan bilirkişi raporunda 219 parsel sayılı taşınmazın hem inşaat bilirkişisi, hem de ziraat bilirkişisince saptanan değerinin tenkis hesabında iki kez dikkate alındığı, 1689 parselin değeri ziraat bilirkişisince 4.234.00 TL olarak belirlendiği hâlde tenkis bilirkişi raporunda 21.000.00 TL olarak hesaplamaya katıldığı, bu hususların belirlenen tenkis miktarında temyiz eden davalı aleyhine sonuç doğurduğu, tenkis raporunu düzenleyen bilirkişiden değinilen hususları gözetmek suretiyle ek rapor düzenlettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda karar başlığında yer alan 218.01.2024 tarihli ve 2010/88 Esas, 2024/6 Karar sayılı karar ile; "...davacılardan ...'ın davasının 08.09.2021 tarih itibari ile açılmamış sayılmasına, davacılar ... ve ...'ın tenkis hususundaki davasının kabulü ile davacı ... için 63.900,00 TL, davacı ... için 63.900,00 TL olmak üzere toplamda 127.800,00 TL'nın tercih tarihi olan 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteveffa ...'in mirasçıları olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda (IV.2.) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı davacılar vekili ile davalı ...
Mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1.Davacı ... mirasçıları ve davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a)Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini,
b)Tenkis bedelinin taşınmaz bedelleri düşük belirlendiğinden doğru hesaplanmadığını,
c)Bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde;
a)Hak düşürücü süre geçtikten sonra ıslah işleminin yapıldığını,
b)Muhdesat iddiaları nedeniyle davalıya Mahkemece dava açmak için süre verilmesi gerektiğini,
c)Murisin taşınmazları satmak için gerçek bir ihtiyacı bulunduğunun sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık;
tenkis istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ile davalı ... mirasçıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.