3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/391
- Karar No
- 2021/517
- Karar Tarihi
- 25.06.2021
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin gemi sahibi ve yaş sebze- meyve taşımacılık işi ile ilgili olarak ticaret yaptığını, dilekçe ekinde sunulan belgelerde görüldüğü gibi müvekkili şirkete ait gemi ile davalı tarafın malların taşındığını, davalı şirketin faturaya ilişkin aldığı hizmetin bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı firmanın icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu beyan etmekle; davalının itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz edilmesi nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı davaya cevap sunmamıştır. Dava: Deniz yolu taşımadan kaynaklı taşıma bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, icra dairesinin yetkili olup olmadığı, bu şekilde geçerli takibin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
Dosya içerisine; dava konusu fatura suretleri sunulmuş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının uyap sureti celp edilmiş, ilgili vergi dairesinden davalı tarafa ait ... formları celp edilmiş, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından borçlu,... aleyhinde, 9 adet faturaya istinaden toplam ...-USD bedelli alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için İstanbul Nöb. ATM'ne talimat yazılmış ancak davalı tarafın inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini sunmadığından dolayı talimatın bila ikmal iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve belgeleri inceletilmek suretiyle aldırılan mali müşavir bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacı şirketin ticari defterlerine göre, dava konusu alacağın dayanağı olarak toplam ...$ =....-TL tutarındaki 9 adet faturanın davalı adına borç olarak kayıt edildiği, karşılığında toplam ...$ tutarında tahsilat yapıldığı, dolayısıyla da takip tarihi itibari ile davacı şirketin bakiye (...) ....-TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, dava dosyası kapsamına göre, dava konusu alacağın dayanağı olan toplam ...$ tutarındaki 9 adet faturanın ...$ tutarındaki 1 adet fatura muhteviyatındaki hizmetin davalı tarafa teslim edildiği, bakiye ...$-8 ...$ tutarındaki 8 adet fatura muhteviyatındaki hizmetlerin davalı tarafa teslim edildiği somut belgeler ile ispatlanamadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2017 tarih 2016/4087E. 2017/261K. sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222/3. maddesi şöyledir; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." 7251 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birlikte, karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve diğer koşulların da bulunması halinde, ticari defterlere dayanan tarafın kendi lehine bir sonuç çıkarması mümkün olacaktır. Gerekçede bu durumun hakkaniyete uygun olduğu belirtilerek, ticari defterlerini ibraz ederek hasmını hedef alan kayıtlardan kendi lehine hak çıkartacağını bildiren tarafa karşı hasmın sessiz kalması ve kendi defterlerini ibrazdan imtina etmesinin, aleyhine doğacak hukuki sonucu haklı göstereceği ifade edilmiştir.
Yine gerekçede, defterlerini sunmayan tarafın ileri sürülen delili hükümden düşürecek başkaca herhangi bir kayda sahip olmadığı sonucunun da kabul edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Elbette, sorumlu olmadığını kendi ticari defterleriyle kanıtlayamayan tarafın, karşı tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edebilmesi mümkündür (Öztek, Selçuk/ Taşpınar Ayvaz, Sema/ Kale, Serdar; Hukuk Muhakemelerı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 20 Mart 2020 Tarihli Kanun Teklifi’ne İlişkin Bazı Açıklamalar ve Kanun Teklifinin Değerlendirilmesi, TBB Dergisi 2020 (149), s. 134).
Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, 9 adet faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, davalı vekilinin icra dairesine yaptığı itirazında,; takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, ferilerine, asıl alacakla birlikte işlemiş ve işleyecek tüm faiz ve fer’ileri ile faiz oranlarına, faiz başlangıç tarihine, talep edilen kur oranına ve akdi ilişkiye itiraz ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduklarının ve davaya konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan ...-USD alacağı olduğu, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, davacının alacağının bir kısmını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, böylece taşıma hizmeti alımına ilişkin ticari ilişkide davalı borçlunun borcunun bedel ödemekten ibaret olup bedelin davacı alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği, bu nedenle Antalya icra dairelerinin de yetkili olduğu, alacağın likit olduğu, davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürdüğü sabit olmadığı bu nedenle de davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile,
Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, Takibin ...-USD alacağı üzerinden devamına, USD cinsinden olan alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca belirlenen faiz oranının uygulanmasına, ...-TL asıl alacağın %20 sine tekamül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.davacı tarafından yatırılan .. TL Başvuru harcı, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti toplamından ibaret toplam ...- TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ...-TL' sinin davalıdan, ...-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2021 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)