Esas No
E. 2024/963
Karar No
K. 2024/963
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/963 - 2025/614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/07/2024

NUMARASI : 2023/405 Esas - 2024/583 Karar

DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 26/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/06/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İDDİA

Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında ... mahallesi, 3. Etap 565 adet konut, 10 adet dükkan, 1 adet cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenleme işi ile ilgili müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalının bakiye iş bedelini ödememesi üzerine başlatılan Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2023/11822 esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili; davacının hakedişlerinden yapılan %5 oranındaki kesintinin %2'lik kısmının TOKİ tarafından kesin kabulün yapılması sonrası iade edilebileceğini, bu nedenle takip tarihi itibari ile muaccel olmadığını, davacının garanti kapsamında 5 yıl sorumlu olduğunu, TOKİ tarafından eksik ve ayıplı işlerin belirlendiğini ve giderilmesi için davacıya süre verildiğini, davacının verilen sürede ifada bulunmadığını, bu nedenle belirlenen eksik ve ayıplı işlerin müvekkili tarafından giderildiğini, bu iş için yapılan masrafların belirlenmesi halinde müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve bakiye iş bedelinin ödenmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bakiye iş bedelinin miktarı, alacağın muaccel olup olmadığı, sözleşmenin ayıplı ve eksik ifa edilip edilmediği ve giderim bedelinden davacının sorumlu olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.

Taraf defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, defterler arasındaki uyumsuzluğun sebebinin davacı kayıtlarında bulunmayan ancak davacı vekilinin 18/03/2024 tarihli dilekçesinde kabulünde olduğu belirtilen ödemeler olduğu, bu hali ile davalının takip tarihi itibari ile 140.403,72 TL borçlu bulunduğu, bakiye iş bedelinin bu miktarda olduğu sübut bulmuştur.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.1 maddesi uyarınca düzenlenen faturaların ödeme yönteminin belirlendiği, ödemelerin fatura tarihlerinden en geç 60-90-120 gün vadeli yapılacağının belirlendiği, davalı defterlerinde kayıtlı olan fatura tarihleri gözetildiğinde (son fatura tarihi 28/01/2022) 08/05/2023 takip tarihi itibari ile alacağın muaccel olduğu değerlendirilmiştir.

Sözleşmenin 9.1 maddesinde hakedişlere dayalı faturaların kesinti olmaksızın düzenleneceği kararlaştırıldığı gibi davalının davacı tarafından düzenlenen faturaları defterine işlediği, kesinti yapılması gerektiğine ilişkin itiraz ettiğine dair dosya kapsamına bir delil sunulmadığı da dikkate alındığında fatura miktarından kesinti yapılmasına dair davalı savunmasına ve bilirkişi heyetinin bu yöndeki değerlendirmesine itibar etmek mümkün olmamıştır.

Davalı yan, davacının eksik ve ayıplı ifasına ilişkin giderim bedelinden sorumlu olduğunu ve alacaktan bu miktarda mahsup gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmeyip ayakta kaldığından, bu sözleşme kapsamında kalan işlerin tümüyle davacı taşeron tarafından ifa edildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini savunan davalının, bu savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerekir.

Davalı tarafından sözleşme feshedilmediği gibi, davalı tarafça eksik ve ayıplı işe dair bir tutanak, delil tespiti ya da kesin kabulde belirlenen eksiklerin davacı yana tebliğ edildiğine ilişkin bir ihtarname bulunmamaktadır. Yine üst işveren TOKİ tarafından düzenlenen kesin kabul tutanağındaki eksiklerin davalı tarafından giderildiğine ilişkin iddianın ispatı olarak sunulan faturaların malzeme bedeline ilişkin olup hangi işte kullanıldığına ilişkin bir belirleme yapılmasının mümkün bulunmadığı hususunun bilirkişilerce de belirlenmiş olması karşısında davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilemeyeceği" gerekçesi ile, davanın kabulüne, Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2023/11822 esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 28.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca davacı hakedişlerinden yapılan % 5 oranında yapılan nakdi teminat kesintisinin %2'lik kısmının TOKİ'nin kesin kabul onayı sonrası davacıya iade edileceğini, idarece işin kesin kabulü, davaya konu icra takibi ve eldeki davanın açılış tarihi itibariyle bu iadenin henüz yapılmadığını, buna göre davacı tarafından yapılan iş tutarı dikkate alındığında, dava konusu ettiği bakiye alacağın ancak kesin kabul ile birlikte ve sözleşmede belirlenen şartlar oluştuğunda istenebileceğini, talep edilen alacağın muaccel hale gelmediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, ayrıca faturanın tek başına alacağı ve muacceliyeti ispatlayamayacağını, sözleşmede; sözleşme bedelinin % 2'sinin kesin kabulden sonra yükleniciye ödeneceği hususunun yazılı olduğunu, davacının çeşitli imalatlarına istinaden kesmiş olduğu faturaların müvekkili tarafından kabul edilmesinin sözleşmenin bu hükmünü ortadan kaldırmadığını, yine sözleşmenin 11. maddesinde davacının uhdesinde olan işlerde, işin kesin kabulünün onaylanmasına kadar ortaya çıkacak her türlü eksik, kusur ve ayıptan davacının sorumlu olacağının hükme bağlandığını, kesin kabulün onaylanmasından sonra 5 yıl süre ile işin garanti kapsamında olduğunu, davacının yapmayı üstlendiği bloklar ve iş kalemlerinin sözleşmenin 4.5 maddesinde belirlendiğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, davacının D ve E bloklardan hangilerini yapmayı üstlendiğinin anlaşılamadığının tespit edildiğini, projedeki hangi bloklarda hizmet verdiğini ispat etme külfetinin davacı tarafta olduğunu, davacının alacaklı olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiğini, takibe konu ettiği alacağının likit olmadığını, yerel mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 9.563,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.391,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.172,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,

3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog