8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/1988 E. , 2025/2676 K.
"İçtihat Metni"TUTUKLU
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... ve müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarih ve 2022/262 Esas ve 2022/347 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 52, 53, 58 ve 54. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak mahsup işlemi neticesi sonuç olarak 10 yıl 5 ay hapis ve 20.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 43/2, 192/3, 62, 52, 53, 58 ve 54. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay 18 gün hapis ve 23.420 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.01.2023 tarihli ve 2022/2400 Esas, 2023/30 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi Aleyhe bozma yasağının nazara alınmadığı, fazla ceza verildiği, ele geçen maddelerin kullanma amaçlı bulundurulduğu, lehe hükümlerin uygulanmadığı, usul ve kanuna aykırı karar verildiği, suçun işlenmediği ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığı, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Dosya kapsamına göre, İTDK kapsamında düzenlenen tape kayıtlarındaki görüşmelerden sanık ...'in olay günü uyuşturucu madde temin edeceği değerlendirilerek fiziki takip başlatıldığı, sanık ...'in kullanıcı tanıklar ile birlikte Samsun iline giderek kullanıcı tanıklardan aldığı cep telefonu ve para karşılığında sanık ...'den uyuşturucu madde temin ettiği, kullanıcı tanıklar ile birlikte araçla dönerken polis ekipleri tarafından durdurulduğu, araç ön yolcu tarafına dökülmüş vaziyette ve kullanıcı Melisa üzerinde bir miktar uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, sanığın ticari amaçla temin ettiği uyuşturucu maddeyi bulundurmak suretiyle uyuşturucu ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık ...'in, sanık ...'den temin ettiği uyuşturucu maddenin bir kısmını saklaması için kullanıcı Melisa'ya verdiği, diğer kullanıcı şahıslara paylaştırdığına, diğer bir anlatımla bir suç işleme kararının icrası kapsamında birbirinden bağımsız birden fazla (iki kez başkalarına verme) uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair dosya kapsamı itibarıyla yeterli ve kesin delil bulunmadığının, bu kapsamda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık tarafından gerçekleştirilmiş satış amacı ile uyuşturucu bulundurma eyleminin gerçekleştiğinden hareketle Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uygulanmaması gerekir iken Türk Ceza Kanunu'nun 43/2. maddesi uygulanarak sanığa fazla ceza verilmesi,
Kabule göre,
1.Sanık ... hakkında başlatılan soruşturma ve İTDK kapsamında düzenlenen tape kayıtları içeriğinden sanık ...'in sanık ... ile irtibatlı olduğu tespit edilerek hakkında soruşturmaya başlandığı, sanık ... yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde cezasında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
2.Sanıklar hakkındaki kararın ortak hükümler 6 nolu paragrafın (b) bendinde Adli Emanetin 2020/45 ve 2020/300 sırasına kayıtlı eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; 29.12.2019 tarihli eylemden dolayı 18.07.2020 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/220 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya halen devam edildiği, temyize konu olan dosyada ise suç tarihi 18.01.2020 ve iddianame tarihi 16.04.2021 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, her iki dosyada suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmıştır.Söz konusu davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilebileceği hususları da gözetilerek, bağlantılı davalar birlikte görülüp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tüm fiiller yönünden birlikte değerlendirilmesi gerekli iken bu hususa uyulmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.01.2023 tarihli ve 2022/2400 Esas, 2023/30 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 283. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.